İyi Dinle Gökdeniz Ama Sakince
Madem ki sulh masasına oturulmak üzere olan bu Gamze savaşının kapanış konuşması bana verildi öyleyse şanına layık bir şiirle sulh masasına oturmam gerekiyor.
Her bir mısram onur kırmak niyyetiyle değil muhabbet olsun niyyetiyle yazılmıştır.
Erol Hoca’mın engin hoşgörüsüne sığınarak.
İYİ DİNLE GÖKDENİZ AMA SAKİNCE
Bunca şair var iken aldın başına belayı
Söylesene bunların tamamı az mı geldi?
Dakka başı yoklarsın hemencecik helayı
Gamze deyip durursun yemeye kaz mı geldi?
O akortsuz sesinle gamze dedin tutturdun
Kimbilir belki sahte lakın bize yutturdun
İnsaf eyle sultanım tepeleri attırdın
Sesin akort etmeye kırılmış saz mı geldi?
Şu gamze sevdasından buram buram terlersin
Her gördüğün çorbayı çala kaşık hörlersin
Meydanı boş bulunca aklın sıra gürlersin
Terledin diye sanki hemence yaz mı geldi?
Yav bize ne Elvin’in olmayan gamzesinden
Ne elinden çay içtik ne yedik mezesinden
Sen bir gamze aşırdın güzeller müzesinden
Şimdi dilin durmuyor Gamzeden söz mü geldi?
Tatlı bir rüya gördün sırtın kalmış açıkda
Derler ki “Dokunmayın aklı biraz kaçık da!
Hem yaşı geçse bile beyni biraz küçük de!”
Durmadan kaşınırsın bir yerden toz mu geldi?
Nota dizip söylersin kendi kendine türkü
Sırtındaki yırtık çul zannettin Aslan kürkü
Aç ki başın görünsün çıkar artık şu börkü
Yalayıp da durursun tuzladan tuz mu geldi?
Kıvır kıvır kıvırdın ne sallanırsın öyle ?
Yoksa bir köçek misin biz de bilelim söyle
Bir tarafta Gamzedir diğer tarafta Ayla
Gönlünü eğlemeye yetmişlik kız mı geldi?
“Gamze” deyip kükredin meydan sana boş muydu?
Üzmez seni rakipler söyle hepsi hoş muydu?
Hala uyanamadın açep kafan keş miydi?
Birden açıldı gözler Everest'ten buz mu geldi?
Durur idim köşemde kim dedi bana dokun
Bak kırıldı yayın artık uçmuyor okun
Şimdi duyduk uzaktan gelir o meşhur kokun
Altına kaçırınca yeniden haz mı geldi?
Tevbe etmişken hicve sen tevbemi bozdurdun
Kendi elinle idam fermanını yazdırdın
Sapı kırık kürekle mezarını kazdırdın
Cenazeni kaldırmaya bandoyla caz mı geldi?
Eğlendirdin güzelce Edebiyat Evi'ni
Yazaydın şiirini, kızdırmadan devini
Bende gamze yok diye ikna ettin Elvin'i
Yedin yedin kudurdun evden cizbız mı geldi?
Söyle ne haddinedir herkese savaş açmak
Önce esip kükreyip sonra bırakıp kaçmak
Kanadın hep yolunmuş hayal edersin uçmak
Tepetaklak düşerken sonradan hız mı geldi?
Kırdın hep cevizleri gamzem güçlü diyerek
Saldırdın cümle kula herkes suçlu diyerek
Aldın şimşir tarağı kafam saçlı diyerek
Cevizler çürük çıktı yeniden koz mu geldi?
Zorundan sesin durdu ağzına ne çaldılar
Emziğin kırılınca yenisin mi aldılar?
Küçük,orta,büyüğü… Derken birden buldular
Altını da sarmışlar doktordan bez mi geldi?
Hakan elin uzattı yere çaldın ahtını
Sen kaptırdın bir anda o yıkılmaz tahtını
Daha sana şans dönmez zorlama ki bahtını
Sesleniriz duymazsın sana ses tiz mi geldi?
Bu kadar nasihata kulakların tıkadın
“Gamzem de temiz” dersin sabunla mı yıkadın?
Sahiden yememişsin hiç Osmanlı tokadın
Herkes dersini aldı beyime şaz mı geldi?
Bir yığın bunca sözü gamzeye sen mi dedin?
Tabak, çanak yığılmış hepsini sen mi yedin?
Kediyi suçlarsın da hani nerede kedin?
Bu nasıl bir iştahtır Tayvan'dan muz mu geldi?
Bu kadar hiciv ile hala karnın doymuyor
Gamzeden anladığın bizimkine uymuyor
Sağır mı kulakların anlatırız duymuyor
Hepsine gülüp geçtin arlanmaz yüz mü geldi?
Bu ne çalım ne heybet kimse korkmaz ki senden
Hele bu başlangıcı neler çekersin benden
Yardımda bulunamaz artık ölmüştür ninen
Durmadan saldırırsın kılıçla gürz mü geldi?
Bırak artık gamzeyi yoksa dilin tutulur
Bak, söylemedi deme, papuç dama atılır
“Bir Erol vardı” derler suskunlara katılır
Ağzını bıçak açmaz acaba naz mı geldi?
Ben bu hiciv sanatın’ ta babadan almışım
Yedi iklim dört bucak acuna nam salmışım
Haddimi de bilirim durak yerde durmuşum
Sen hala yürüyorsun önüne yıldız mı geldi?
İnadım inat dersin gel vazgeç bu inattan
Gamze hakiki…Yapma…Yav sana ne sanattan
Yok arka cepte imiş yok olurmuş surattan
İsbatına Hint,Çin,Pers,Türk, Gagavuz mu geldi?
“Gel de artık beraber sulh u salah kuralım
Bu kadar yeter artık bir kararda duralım
Şu gamzenin işini Bir Bilen’den soralım”
Derim ama karşıma inatçı laz mı geldi?
Nuri Baş
Not:Kimse darılıp, alınmasın. Bu atışmanın kuralı böyle. Asla kimseye onur kırıcı, hakaret edici niyyetimiz yoktur. Amaç rakibi zor duruma düşürerek muhabbeti , mizahı sağlamaktır.
Sürç-ü lisan eylediysek herkesten af dileriz.
- Yorumlar 13
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.