Yıldızlardan Süzülen


Peygamberimiz H.Muhammad Mustafa (s.a.v)in hatırasına ithafen 
Hayat hikayesinin 89.bölümü

yalandır beyaz gecelerde ruhları kamaştıran sihirli kadehler
yalandır bahar ufuklarına tutunmuş pastoral renkler 
hiçliğin gölgesini giydiren eşkıya hikayeleri yalandır hep
yollarını kaybeden çolpanların 
geceleri arayan sayeleri de yalan 

dört yanı kirle sarılanlar 
aldanışlara ayağı karılanlar 
imtihan ki yalnızca bir derlemedir şundan bundan
kanlı bir drama dönmüş nice zamanın sahnelerinde 
hep aynı oyun 
bize uzak olanı bize getiren de
bize yakın olanı uzağa götüren de hep aynı 

kara bulutlarında şehrayinleri gülümser asırlık rüyaların 
içimizden kaç bin yıldız birden kayar
hekimler hekiminin kapısında 
derman dilenen biçare hastaların kalbine akan zehir 
kuşları kanatsız uçuşturduğu yalandır onun 
aruzi iplere sarılıp heyala tutuşturduğu yalan

sebillerden kızıl alevler akıtıp 
bal şerbeti diye sunan 
çorak toprakları sürme diye gözpınarlarımıza süren 
siper sipere, süngü süngüye, göğüs göğüse 
esrik bakışlı zambaklarımızı kanatır tırnak tırnak 
yıldızlardan süzülen yanılgılarla 
düşürür lekeyi yüzüne ayın ırmak ırmak

yalandır atların buğulu yelelerinde 
aşkı eriten sevgililer de
yalandır bir çekirge kanadıyla 
karınca vadilerine salınan sevgiler de
yüreğinde dilsiz acıları dalgalarca büyüten yiğitlerin 
deryaya düşürdükleri gümüş aynadır
paslı ve soğuk

deruni özlemleri dağ gibi adamların
uçurumların kuytularında güneşe tutunmaya 
kıskandıran duygularını paymal eder gizli ve açık
ülfetin sırrını fısıldar gibi 
serper yollarına arzuları püfür püfür 
yağmurlarını bir sanemin gözlerinde biriktirir küfür küfür

yasak gülümseyişlerin potasında külçe külçedir şimdi 
haddeden geçip yal-u bal kıvamında sokaklara taşıyor
ezberlenmiş günleri yaşatmakta o bize hiç ürpertisiz 
pervasız yalanlar misali evlerimize akmakta 
müzmin tebessümlerin ağırlığı altında 
iki büklüm sürünmede hayat

ve dün, ve bugün kalbine ahlar biriktiren güzellerimiz 
koleksiyoncu cellatlarına uzatmada 
incecik boyunlarını birer birer
içimizin nurdan köprülerini yıkanlar
artık günah yağdırmadalar üstümüze tellal tellal 

ve sefil düşüncelerin evinsiz nasipleriyle dolu çıkınlar
bir zamanlar bacalarından haya tüten evlerde 
sofralar kuruyor kara bir mevsim
bir çığlık 
ve dönüyor dünya
bir çıkmaz sokakta yolumuzu kesenler
seni öldüreceğim diyor dikilip karşımıza 

bir saman çöpü dahi olsa mızrağımız
karşısında bu devin, savunmak gerek emaneti
hani elestte aldığımız
rengini damarlarımızdan alan çiçeğin aşkına
balını edeple toplayan peteğin aşkına

dikkat…
yolda kalmışlar gibi olma
öfkeli mısralar doldurmadan manzumeleri 
çıngıraklı yılanlar
henüz nisan damlasını yutmadan
titre ve aslına dön

nasuh ahitlerden sonraki huzurda 
mutmain olur ruhlar
toprağın bağrına düşen cemreler gibi
aleme desen verenler gibi
sen ve ben, ve biz, hepimiz
bugün hangi gün
yıllardan kaçtayız

*

içki, hicretin dördüncü yılında, 
beni nadir yahudilerinin yurtlarında sürgün edip 
çıkarıldıkları sırada haram kılınıp yasaklandı
resul-i ekrem medine'ye teşrif ettikleri zaman 
müslümanlar arasında da içki içiliyor
kumar oynanıyordu.

içki alışkanlığı günümüzde olduğu gibi 
islam’ın geldiği dönemde de 
yaygın bir durumdaydı
rasulüllah şarap ile iç içe bir toplumda 
tebliğ görevine başladı

medine döneminde gelen içki yasağı 
kısa zamanda hedefine ulaştı. 
bu başarıda içki ile ilgili hükümlerin 
insan fıtratına uygun olarak 
gittikçe artan bir dozda 
zamana yayıcı bir seyir takip etmesinin 
tedricilik ilkesinin büyük etkisi oldu

konu ile ilgili ayetlerin ilkinde 
içki konusuna tariz yollu işaret edildi. 
daha sonra içki sebebi ile işlenen günahın, 
elde edilen yarardan daha büyük olduğu tespiti yapıldı
bir süre sonra da 
sarhoş iken namaz kılmama şeklindeki 
ilk sınırlı yasaklama gerçekleşti

bu aşamalardan her birinde 
sahabilerin bir kısmı içki içmeyi bırakmıştı
nihayet maide ayetleri ile 
içki kesin olarak yasaklandı

yasaklanma haberi duyulur duyulmaz 
şarap fıçıları, 
tulumlar boşaltıldı
medine sokaklarında şarap derecikleri oluştu. 
tarih 10/632 yılını gösteriyordu

kur’an’ın getirdiği hükümlerin muhataplarını 
nebevi terbiyeden geçmiş kişilikli ve bilinç yüklü
‘bizi doğru yola ilet Allah’ım’ 
ruh hali içindeki teslimiyet duyguları 
yüksek bir mümin kitlesi oluşturuyordu. 

onlar hiçbir dünyevi ve maddi sebeple değil, 
Allah haram kıldığı için içkiden vaz geçmişlerdi
içkiyi yasaklayan kesin hüküm geldiğinde 
hz. ömer …inteheyna, inteheyna
vaz geçtik ya Rabbi, vaz geçtik
diyerek teslimiyet göstermişti. 

yasak haberi çevreye yayılınca 
herkes elindeki şarap küplerini boşalttı 
sokaklarda şarap derecikleri oluştu 
yasak sebebi ile en küçük bir tereddüt
bir memnuniyetsizlik baş göstermemişti

hz. muhammed (s.a.s.) 
kur`an vasıtasıyla içkiyi yasaklamış 
asırlarca büyük insan kitlelerini 
içkinin zararlarından korumuştur

fıtrat aykırı olan her şey 
fıtrat dini olan islam’a da aykırıdır. 
sarhoşluk veren, bağımlılık yapan her türlü içki 
maddelerin haram oluşunun temelinde 
bu hakikat yer alır 

ben lanetçi olarak gönderilmedim buyuran rasulüllah’ın 
şarap konusunda 
Allah şaraba, onu içene, servis edene, 
satana, alana, yapana, yaptırana, taşıyana 
ve taşıtana lanet etsin.
şeklindeki hadisine bu noktadan bakmak gerekiyor. 
hadisin içki ve içkili ortamları 
birer karantina alanı olarak ilan etmiş olduğu 
gözden kaçmıyor

sonuçta hayat derinliğini, yüceliğini kaybediyor
bir fazilet mücadelesi olmaktan çıkıyor
şeytani duyguları tatmin etme yarışına dönüşüyor
böylece insan, fasit bir daire içinde 
dönüp durmaktan yorulup bitkin düşüyor

hz. peygamberin söylediği
içki bütün kötülüklerin anasıdır sözlerini
maide suresinin 91. ayetinde içkinin, 
insanlar arasında kin ve düşmanlığı artırdığı, 
Allah’ı anmaktan ve namazdan onları alıkoyduğu beyanlarının
ne tür hikmetler içerdiği
daha iyi kavramakta

insan, aklını kaybettiği takdirde 
saygınlığını da kaybeder
oysa islam, insanın hafife alınması 
onuruyla oynanmasına müsaade etmez. 
içkinin yasaklanmasının hikmetlerinden biride budur

dini hayatın gerektiği şekilde devam edebilmesi, 
insanın sağlıklı olmasına bağlıdır
aksi takdirde ibadetler 
toplumsal sorumlulukların yerine getirilmesinde 
ciddi aksamalar olacaktır

bir müslüman’ın içki müptelası olması
bu kimsenin kulluk duygusu ciddi bir yara almaktadır
namaz, hac vb. diğer ibadetleri de 
ihmal eder bir hale gelmektedir. 
yasağın ihlal edilmesi, 
çeşitli yönleriyle dini hayatı sekteye uğratmaktadır

içki bağımlısı olan kimseler, 
akıl ve irade dengesini yitirdiklerinden, 
haramlara karşı direnme gücünü de kaybetmekte, 
kolaylıkla kötü alışkanlıklara kapılabilmektedirler

bir ilahi yasağın çiğnenmesi 
yasağın ihlal edilmesi 
dini hayatın şirazeden çıkmasına
çorap söküğü gibi birçok haramın işlenmesine 
sebep olmaktadır

içki  bağımlılığı, ailede huzuru yok eder
içki ve benzeri alışkanlıkların yaygın olduğu ailelerde, 
şiddet daha fazla olmaktadır. 
aile fertleri açısından hayat, 
çekilmez bir hal almakta, 
adeta bir ıstırap yumağına dönüşmektedir
eşlerin ve çocukların psikolojik yapıları altüst olmakta, 
gelecekleri karartılmaktadır.
şefkat ocağı olması gereken aile
madde bağımlılığı sebebiyle 
bir zulmet ocağına dönüşmektedir

islam, 
hayata tutunmanın, 
sonsuz lütuflara ermek için
bu hayatta canla başla çalışmanın yollarını gösterir
her şeyden önce 
insanı Rabbini tanımaya 
O’na bağlanmaya çağırır
bu insana verilebilecek eşsiz bir müjdedir

bütün güzelliklerin kapısı 
Allah’a inanmak ve bağlanmakla açılır
bütün ümitler, 
sonsuz rahmet ve merhamet sahibi 
Yüce Allah’a gönülden teslim olmakla başlar

cahiliye arapları içkiye son derece düşkündüler. 
günün belli saatlerini içki vakti olarak belirlemişlerdi
içki ticareti yapar, bundan çok kazanç elde ederlerdi
köklü alışkanlıkların birdenbire terk edilmesi kolay değildi
içkinin yasaklanması tek ve kesin bir emirle değil, 
zamana yayılarak gerçekleştirilmişti

ayette yer alan hükümlerden biri de kumar yasağıdır 
şans faktörünün hakim olduğu kumar, 
insanın üretmeden kolay yoldan gelir sağlamak için 
başvurduğu yöntemlerden biridir
kumar oynamak kadar 
kumar oynanacak ortamları hazırlamak da 
haramdır, günahtır

cahiliye arapları
kabe etrafına diktikleri taşlar üzerinde 
putlar adına kurban keserlerdi
ayette geçen dikili taşlar ile bunlar kast ediliyor
putlara saygı ve tapınma bağlamında
şirkin yasaklanması söz konusudur

ayetteki fal okları
cahiliye araplarının bir uygulamasına atıf yapmaktadır
onlar, yapmak istedikleri bir işin sonunun 
hayırlı olup olmayacağını 
sözde anlamak için 
bu tür fal oklarına başvururlardı. 
bu uygulama tevhit inancına aykırıdır

ayette dile getirilen bu yasakların 
şeytan işi birer pislik olarak sunulması 
onlardan uzak durulmasının emredilmesi oldukça anlamlıdır
içki, kumar, şirk ve falcılığın yasaklandığını belirtmek için 
haram kılındı yerine,
onlardan uzak durun ifadesinin kullanılması

kur’an’ın başvurduğu bir yasaklama yöntemidir
böylece, değil bu işleri işlemek, 
onlara yaklaşmak bile tehlikelidir
uyarısı da yapılmış oluyor
bu tehlikenin hangi boyutlarda olduğu 
bir sonraki ayette açıkça ortaya konmaktadır

‘şeytan, içki ve kumarla, 
ancak aranıza bir düşmanlık ve kin sokmak
sizi Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister
artık vazgeçiyor musunuz’

redfer

( Yıldızlardan Süzülen başlıklı yazı redfer tarafından 31.01.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu