Serbest Kürsü / Mektup

Eklenme Tarihi : 24.02.2025
Okunma Sayısı : 97
Yorum Sayısı : 1
   Senin aksine, açık bir kapı bıraktım ardımda. Ama bu, geri dön diye değil; daha çok, içeri dolan rüzgârın beni hâlâ sarstığını kendime hatırlatmak için. Sen giderken ardında bir sessizlik bıraktın, ama o sessizlik huzur veren türden değildi. Gözle görülmez, ama her köşeye sinmiş bir ağırlık gibi… Kalın perdelerden süzülen loş ışıkta bile hissedilen bir boşluk.

Giderken kapıyı kapatmadın, ama çarpmana da gerek kalmadı. Yokluğun zaten her şeyi yıktı geçti. Şimdi bu ev, içinde yankılanan hatıralarla dolu. Kapının eşiğinden her geçtiğimde, içeride bir zamanlar nasıl gülümsediğini hatırlıyorum. O gülüş, burada hâlâ asılı duruyor mu, bilmiyorum. Ama aynalara baktığımda, yüzümde değil.

O gün her şey aynıydı. Saat, yine duvardaki yerindeydi. Fincan, yine masanın köşesindeydi. Perdeler, yine hafifçe dalgalanıyordu. Ama senin adımlarının sesi duyulmaz oldu. Ve işte o an anladım—bazı şeylerin sessizliği, varlığından daha ağırdır.

Biliyor musun, bazı akşamlar hâlâ seni duyuyorum. Adını söyleyecek gibi olup duraksayan dudaklarım, kapının önünde bekleyen adımlarım var. Ama beklemek… Ne tuhaf bir şey. Bazen birinin gelmesini dilemek gibi değil de, sadece başka bir zamanın içinde sıkışıp kalmak gibi. Senin bıraktığın yerden bir adım bile ileri gidemedim.

Şimdi ise kapı aralık… Ama içeriye dolan tek şey rüzgâr. İçimde bir şeyler hâlâ sessizce devriliyor, ama toz kalkmıyor artık. Şimdi ne zaman kapı sesi duysam, dönüp bakmıyorum. Düşün, bir zamanlar her sesi sen sanan ben, artık hiçbir şeyi sen bile sanmıyorum.

Ve belki de ilk kez, o kapının tamamen kapanmasını izlemeye hazırım.

   Ama kapılar kendiliğinden kapanmaz, değil mi? Bir rüzgâr gerekir, ya da bir elin hafifçe itmesi. Bazen bir vedayı tamamlamak için bir adım daha atmak gerekir. Ve işte, bunu yapacak cesareti arıyorum kendimde.

Elimi kapının eşiğine koyuyorum. Ahşabı soğuk, köşeleri aşınmış. Bir zamanlar bu kapıyı açarken hissettiğim heyecanı hatırlıyorum. Şimdi ise elimde yalnızca bir ağırlık var. Bir şeyi sonlandırmanın ağırlığı.

Kapıyı itiyorum. Yavaşça, gıcırdayan menteşeler eşliğinde… İçimde bir şeylerin kırıldığını duyuyorum ama bu sefer eskiye değil, ileriye doğru bir kırılma bu.

Ve işte, kapı kapanıyor.

Artık rüzgâr içeri giremeyecek. Ve ben, ilk kez, içimi ısıtacak başka bir şey bulmalıyım.

( Kapının Ardında başlıklı yazı fidan-yesim-polattan tarafından 24.02.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu