Nuh Tufanı...




Matbu bulutlar saklı ufkun hizasında el veren hazan ve nizam

Bir renkse boyalı küpü yalnızlığın

Bir hiciv ise sözcüklerin taşıdığı

 

Rengi ç/alıntı bir şarkı

Geçkin ve pişekar

Yalnızlığın Nuh tufanında boy gösterdiği

Oysaki ruhu duymaz insanın

Meali neyse ömrün

Mizacı ölümün

Sandukasında saklı sırlar müzmin yüreğin

Ve iz düşümü hüznün

Durağan bir göl gibi

Kaykılmaksa aşkın çağrısında

Yalpalayan ayaklarımsa

Çelimsiz dizelerin nüansında

 

Çalakalem yaşamak bu olsa gerek:

Matbu değil duygular sevmeye yürek gerek

Gerildikçe o ipin üstünde

Bir sirk cambazı gibi ilerlemek

Yaşam denen kaosun peşinde

 

Günler geçkin şair yorgun

Hüzün bıçkın rüzgâr beynamaz

Israrla sevip de yaşamanın meali

Kalemden dökülen sözcüklerle dolu ruhun ikbali

 

Dün de bir gün de

Yarınları dikmek gerek ümit ile

Kurunun yanında yanarken yaş

Yaşlı gözleri ile bağdaş kuran bir telaş

 

İnfilakı yüreğin

Kürediği kadar insan önünü

Arkasına bakmadan dahi kaçan bir rüzgâr

Esip savuran mizacı iklimin

 

Bir tanrı binlerce tanık

Rabbe duyulası aşkı yaşanır kılan nice tevafuk

Ruhun çöpü yüreğin atılı

Bir batak adeta yaşanası acının çağrısı

 

Heceler b/ölünen

Aşkla yaşayan ve devinen

Her yürek ar bildiği kadar ömrü

Ant içtiği üstüne kutsal kitabın

Alaşağı yalnızlığın uçuşan külü

 

Bir hitap

Bir de infilak

Arzı endam eden gün öncesi saydığımız şafak

Bakracı varlığın

Sarnıcı kuyunun

Taşı atan kaç deliyse

İçinde mi saklı yoksa yalanın?

 

Hüzün çöreklenen

Mevsimse sürükleyen

Güdüleri ölü günün

Yandan çarklı bir geminin

Filikasında saklı ömür

Azığı yoksa varlığın

Çoğaldığı kadar üşüten rüzgârın

Kaybolmanın meali ise ıssızlık

Arsız bir sevgi iken yürekten taşan umudun

Dinmez vardiyası

 

Yaslı gün yaslı süzgün şair

Yüreği b/ölündükçe ölümü dile getirir

Oysaki yaşamadan mutluluğu olmasın da göç tarihi ufkun

İnşasında saklı muradı ve aşkı

Saklı tuttuğu kadar ruhun

Şiarıdır yarınlar

Mecazi bir firar

Olsa ne ki savurduğu kadar rüzgâr

Aşkla ithaf ettiği ömür

Şafağı atan sözcüğün

Eşliğinde yâd eder şair

Mazide kalan ölü yanını

Yaren bildiğidir duyguları ve kalemi

İhtiva ettiği kadar hayatın simasını

Tanıdık kılandır kâfir

Can yandıkça insanın af dilediği

Ve ibadetin verdiği huzur

Yana yakıla değil

Umutla yaşamaktır yazılası sır

 

En uçta iken ruh

Başa dönen güruh

Başaklar gibi dolu ve vakur

Issızlığın tahayyül ettiği kadar

Aşkla ifa eder şair tutulan nutkunu

Kâğıda dizer bir bir

Elbet bahşedendir umudu ve ilhamı, yüce Tanrı…


( Nuh Tufanı... başlıklı yazı GÜLÜM-ŞİİRİN TEK H/ECESİ İKEN AŞK... tarafından 7.03.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu