Biz Üç Çiçekten Arda Kalan...
‘’Geçsin günler haftalar…
Nebalet, ne zaman bu şarkıyı duysam
sen geliyorsun usuma.’’(Alıntı)
Düş söküklerimden diktim seni ve
zifiri karanlığa teslim olmuş bir yarasanın kanatlarında yaşayan bir asalak
olduğunu unutmadım aslında senin de beni unutmadığını biliyorum ama enkaza
dönüşmüş varlığınla istişare edecek değilim elbet sayfiye yakasındayım umudun
ve dünyanın en azından içliğimi giyip koşuyorum hiçliğimin başucuna.
Uyduruk bir sevgiymiş seninki ama
azat edilesi sözcüklerden yana iken umudum ve sevgim ve işte düş iklimde
saklandığım pek bir aşikâr.
Düşlerin lügatinden çoktan firar
ettin sen ve fidan boylu arkadaşlığımıza ihanet ettin ama merak etme sen: artık
sır da vermem ser de yabancıların eline.
Körfez ülkesi duygularımın.
Bazen taradığım iç dünyam.
Bazense nifak sokan dış ses elbet
külüstür motorların aralıksız söylendiği aslında kılıksız bir acı iken ilk yola
çıktığımda duvara toslayıp yeniden kaldığım yerden devam etmenin verdiği o
geçici öz güven.
Hüviyetim bir kayboldu ki öncemde.
Aslında öncemi ayrı bir çekmeceye
koydum seni ise bir diğerine elbet üstüne kilit vurduğum onca zaman beraber
geçirdiğimiz bir çocukluk ve ilk gençlikte pırıl pırıl duygularımla sana nasıl
da inandığım bir o kadar diğerlerine ne de olsa arkadaşlığın romansı idi içimde
saklı o rüzgâr ve bilmedim de bir ayrık otu olduğumu oysaki sevgiyle ve özlemle
kucaklamıştım ben sizi.
Ayrı düştüğüm ilk yıllar ne de olsa
neşriydi kaderimizin ve her birimiz ayrı potalarda eridik sonra iki yürek bir
olduk ve her zorluğun üstesinden el ele verip de geldik: ya, elimde kalan ne
oldu bunca zaman sonra?
El bebek gül bebek büyüyen iki sırdaş
dost idik biz sonra sen firar ettin yüreğimdeki ülkemden ve sırra kadem bastın
ta ki o güne telefonum uzun uzun çalıp da.
Düşlerin pekmez kıvamında ve de
tadında.
Düşlerimle ördüğüm hayatım ve
hayallerim ve işte sen benden çaldın o düş’ü üstelik hiç düşünemeyeceğim kadar
da gerçek olduğunu anlayamadım sessizliğinin ne de olsa şakıyan iki bülbüldük
biz ve bir düş gördüğümü anladım gittiğin gün üstelik sen çalmıştın içimdeki
tek düş’ü.
Bir düşten de ötesi iken görülen kâbuslar
gel gör ki her gece düşümde olan sensin ve okul yolundaki iki kızın aslında hiç
var olmadığını elbet sen gittikten sonra anladım ve üçüncümüz iken kayıp olan
bir diğer düş ve ben onu da her gece düşlerimde ağırlıyorum ve gerçek hayatta
asla sahip olmadığım iki arkadaşımın sevgisi ile uyanıyorum yeni güne üstelik
yeni günde beni bekleyen nice sıkıntıyı da bertaraf edemezken geceyi zor
ediyorum:
Öncelikle el ayak ortalıktan kesilecek
de kalemle istişare edeceğim elbet uykulu gözlerimden uyku değil duygular ve
sözcükler akıyor ve uykusuzluğuma da değiyor hani yazmak aslında senin
okuduğunu da biliyorum ya bir o kadar okumadığın takdirde içimdeki dalgalar
daha bir pervasız kıyıya ne çok yosun ve midye taşıyor.
Marmara denizini kaplayan o balçık ne
ki insanların yüreklerindeki çamurun yanında?
Mükemmel olmayı hep arzu ettiğim bir
ömür.
Mükemmel yetiştirilmiş iken.
Muhtevası ne ise mükemmelliğin artık
pek önem arz etmiyor çünkü ona gelene kadar alt etmem gereken çok şey var.
Ne renksen ve de hangi çıkmazda isen…
Elbet insanların arkasına bile
bakmadan seni terk ettiği…
Azıcık da olsa sıkıntın varsa ve
günden güne büyüyen işte nemalandığım duygular ve sözcükler kulağıma çalınan
aslında son görüşmemizde bundan sana bol bol bahsetmiştim ve sen benim o
zamanki tek sığınağımdın dost olarak az şey de paylaşmadık hani senle ve yeni
arkadaşımı sana takdim ettiğim o gün ne de olsa mutlu olacağını düşünmüştüm
kalemimle seni tanıştırmak istediğimde ve işte ansızın kayboldun gözden.
Sicim gibi akmıyor artık yaşlarım
artık bodoslama da sevmiyorum insanları elbet güvenmiyorum da yine de sanma ki
güveneceğim insan yok: olmaz mı hiç? Yoksa an itibari ile bu satırları yazıyor
olamazdım bir yaz akşamında asla nefes alamazdım da kalemim de beni terk
etmişse ne olurdu sahi halim?
İç güveysinden hallice anlayacağın ve
kıblemde saklı bir kıvançla yaşıyorum ben bir o kadar içimde çağlayan bir
şelale bazen benim bu şelaleye hükmettiğim genelde kalemin beni yönlendirdiği
elbet standart sapmalar oluyor zaman içerisinde ama bir şekilde rotayı sabit
kılıyorum elbet kalem gelişirken ben de çocuk gibi mutlu oluyorum ve
yalnızlığın girdabından kurtulup sonsuzluğun çağrısını duyup da daim ediyorum
yazdıklarımı.
Hayatım çengel bulmaca gibi elbet
engel olanlar da var hani nerede ise varlığımı suç unsuru gibi algılayanlar ve
işte canımı da en çok acıtan bu elbet senin de onlardan biri olduğunu
anladığımda başımdan aşağı nasıl da kaynar sular döküldü
Bir düş isem bir de düşündüklerim bir
de alt belleğimde kayıtlı o hazine sandığı ve ben bir sözcüğü evlat edinip de
ganimet bulmuşçasına coşkuyla ilk sözcüğümü yazdığımda biliyorum da gaipten
gelen bir coşku ve güç ile öreceğimi o satırlarımı.
Düşler örüyorum anlayacağın.
Ne komik ama.
Öncesinde de ne çok şey ördüm artık
aklına ne gelirse…
Düş gücümü yok sayıp yıllar boyu
ördüğüm onca kilim ve battaniye ve örtü ve inan ki bir gün içerisinde ne var ne
yok kapının önüne koydum elbet kalemim ruhumu ve yüreğimi elime geçirmişken bir
anda tüm şişleri de çöpe düşünmeden attım işte işin ilginci ben örüyordum sense
gaza getiriyordun üstelik sen benim hayallerimi çalmışken ben sana da destek
çıkmıştım.
Saçların hep çalı süpürgesi gibi ve
öyle bir rötuşlamışsın ki adeta kendimi gördüm saçlarında ve benden çaldığın
tek şeyin hayallerim olmadığını gördüm işte bir anda üstelik yazmak benim ilk
gençlik hayalimdi bir ara ne de olsa hayatımda ilk defa bir kitabı birden fazla
okumuştum, adı mı? Elbette ‘’küçük kadınlar’’ ve âşık olduğum o karakter: Jo.
Hikâyesinin benzerini yaşadığımı sen
de biliyorsun ve işte ilk hayalimi senle paylaşıp bir gün senin o hayalimi
sahipleneceğin aklımdan dahi geçmemişti.
Aklıma gelmezdi hani bir anda
birbirimize düşman olacağımızı ve ben buna rağmen seni silip atmadım ama bir
yere kadar…
Sözcüklerim yalansız ve çıkarsız
tıpkı dostluğumun ve sevgimin de olduğu üzere elbet çal çene kimliğimle neyim
var neyim yok nasıl da döktüm önüne.
Hüznüme sahip çıkan biri var üstelik
ve tüm gerçekleri bilen elbet seni ne çok sevdiğimi de bilen ve ben artık
kendime koşuyorum bazense kendimden kaçıyorum ve her Araf’ta kaldığımda dua
ediyor ve yazıyorum ve her şeyi de zamana ve kadere bıraktım elbet elimden
geleni de fazlasıyla yapmak zorundayım bazen kaytarsam da devam ediyorum kaldığımız
yerden ve evet, iki yüreğin bir olduğu bir dostluk iken bizimki şimdi
yüreğimden senden başka herkesi taşıyabilmenin verdiği imkânla ve farkındalıkla
yaşıyorum.
Renklerin henüz solmadığı zamanlarda
açtık biz üç çiçek.
Sonra iki çiçeğe düştük çünkü üçüncü
çiçek çoktan başka yamaçlarda açıp kendi bahçesini inşa etmişti ve biz iki
çiçek o üçüncü çiçeği sevmekten vazgeçmedik ve bir baktım ki ben aslında tek
çiçekten ibaretmişim elbet köklerime tutundum elbet hayata tutundum elbet
Rabbime tutundum ve yazarak edindiğim dostlarıma hocalarıma tutundum.
Sessizliğin ç/ağrısında yaşıyorum
bazense çok gürültülü.
Yalnızlığınsa göreceli olduğu.
Miadı dolan her şeyin ardından
yaşamak ve yazmak payıma düşen ve hayatımda hiçbir şeyi bu kadar sevmedim elbet
yazarak kendime inşa ettiğim yeni bir hayat ve şimdilerde daha da fazlasını
yapmak adına gayret gösteriyorum elbet gaipten gelen bir coşku ve ilhamla
gücümü de Allah’tan alırken ve peşi sıra beni yalnız bırakmayan onca insan
demek oluyor ki yaşamak için ve umut etmek adına daha çok şey saklı heybemde
elbet senden arda kalan sadece okul yıllığında yazılmış üç beş cümle ki bu güne
kadar adeta ezberlemiştim okul yıllığında yazılı olanları işin ilginci okul
yıllığını nereye koyduğumu da unuttum tıpkı beni bir köşede unutan sen gibi ve
dünde kalan dostlarım gibi üstelik suçumun ne olduğunu da bilmezken hatta merak
dahi etmezken…
Kaderin reva gördüğü ne ise başım
gözüm üstüne elbet buna dünde kalan herkes ve her şey de dâhilken en azından
önüme bakmanın verdiği umut ve coşkuyla hayatımdaki sıkıntıları da aşmak adına
direnç gösterirken hayata elbet ayakta kalmanın ve başını dik tutmanın da bir
numaralı seçenek olduğu elbet Allah’ın izniyle çıktığım bu yoldan da geriye
dönüş yok iken…
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.