Sadece Sevdik Sevilmekten Bile Öte...
Düşlerin yağmalandığı bir gündü,
kökümde zencefil; gövdemde ısırgan otu; arka bahçemse yolluktu kuşların nöbet
tuttuğu destur adına.
Seyyah idi sevinçlerim, sedef kakmalı
özlemin de dikiz aynasında saklıydı huzur ve tebessüm.
Ellerim uzandı sonra esen yel.
El bildiklerim kurşunladı ensemden,
aşka serenatlar yaktığım değildi elzem belki de su dokunda küresel bir eylem
zelzele öncesi akışkan bir rehavet kundaklanan göğe yüklediğimiz metanet sonra
da kirli eller yıkandı, kara alınlar yağmalandı ve ben penceremden
seyrediyordum âlemi.
Diş bileyen bir resimdi acı.
Acının resmi saklıydı kimliğinde
mazlumun.
Dikiş tutmadı yaralar ve irin yüklü
kinde saklı töhmet.
Bıçkın kalemler ve kaleler.
Baston yutmuş gölgeler ve de. Esefle
kınandı zalim, aşkın rükûunda debdebeli faaliyetler elbet yarım ağızdı tebessüm
ve mutluluk, arka bahçesinde hazanın kuru dallar neydi ki? Kuru kuruna seven
cahil yüklemler başkaldırdı ve kökünden söküldü sevgi ve asalet.
Şimdi mayın tarlalarında yürüyoruz ve
döşümüzde kıvılcım.
Güne sayıp sövüyoruz biraz da geceye
atıfta bulunup tebessümler dikiyoruz gökyüzüne: aşkın radarına takılan
yıldızlar bukalemun gibi: bir varlar bir yok ne de olsa kuyruklarında saklı
maruzatları ve dolunayı sefasını süren şairden alacaklı gece.
Bit yeniği var belki de masallarda ya
da masal olmaya meyletmiş ömürler kıssadan hisse derdinde özne ve özenle sevip
özlerken neyin nesi sahi bunca yorgun kinaye ve imge?
Esintilerden mintanlar diktik sonra
soyuverdik cihanı içine bandık kimi zaman dışı seni içi beni yakar misali
sevdalı yüreklere bir aktık pir aktık ve dalgalar yalayıp yutarken satırları
katlar çıktı zemine sonra da tevazu yüklenip iniverdik bir bir.
Hepimiz aynıydık ve eşit sadece
sevginin rahlesinde saklı hatırı yüreklerin ve hatırlamaya dair meylettiğimiz
tüm hatıralar yaktı geçti de yürekleri usul usul.
Yaveri belki de sözcüklerin elbet
yerleri sürüyen kaftanı.
Mintanı delik miydi de devindik hızlı
hızlı?
Kirlerden arınmak ne güzeldi ve
üstümüze çektiğimiz yorgan misali sevgiyi mesken bildik ve sırtlandık ve
yükümüz ne hafifti solumuzda gaipten gelen bir esinti yaralar deşilse de kul
köleydik sevgiye ve rahmete ve konuşlandığımız atıl yürekler en çok sevmenin de
ibaresi iken bir telaştı ki sormayın gitsin.
Her nöbet değişiminde soluklandık ve
yıldızları çekip gökyüzünden taktık bir bir göğsümüze ve nasıl da gururla
kabardı göğsümüz yüreklerin çıtasına erenle dileyen de aynıydı çünkü
konuştuğumuz ortak dildi sevgi.
Azığa aldık kimi zaman.
Aşkın ambarında kilitli sözcükler
saklıydı.
İnanç gibi ve özlem ve hasret ve
çaresizlik.
Günü böldük hece hece ve gecede
kıyama durduk bir şiir sandığı idi içine girip de günahlardan arındığımız ve
ömrü şiir bildiğimiz havada asılı iken imgeler şair bildik sevgiyi ve şiar
edindik yazmayı.
İklimin kanatlarında tebessüm ve
sayacın göstergesi idi umut beri yanda.
Bir külfet değildi olamazdı da ve
Allah rızası için sevdik; sevgiye doyamadık bir bir serildik zemine.
Sonra sustu şarkılar ve başları yana
düştü çiçeklerin çünkü gazabına uğramıştık zalimin ve diledik diri ve birlik
olmayı.
Kapışan evren.
Sözcükler idi hücremiz.
Bölündüğümüz de hece hece kayan
yıldızın donup kaldığı bir izlekti aşkın mintanı ve ömrün abdalı elbet sevgi
yağarken üzerimize üzerimize.
Görenlerdendik ve en çok seven ve
nazara geldi sevgi.
Bir vuslattı gece.
Bir ayraçtı yağan kar taneleri.
Açan bir kardelen elbet tanrısal bir
varlık ve de yokluk her halükarda sevginin meali hürmetle yaşadığımız ve
zümrelerin katığı iken ümit ve hece kimi zaman hüsrana düşsek de.
Sadece sevdik sevilmekten bile öte.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.