Hakkımızda İdam Fetvası Onaylayan Padişahım Çok Yaşa
HAKKIMIZDA İDAM FETVASI ONAYLAYAN PADİŞAHIM ÇOK YAŞA-HAKİMİYET BİLÂ KAYD-Ü ŞART MİLLETİNDİR-1. BÖLÜM-
Milli hakimiyete giden yolda ilk ve en önemli adım 21-22 Haziran 1919 Tarihli Amasya Genelgesidir.
Bu genelgedeki maddeler içinde '' Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır'' maddesi ile ''Milletin içinde bulunduğu durum ve şartların gereğini yerine getirmek ve haklarını gür sesle cihana duyurmak için, her türlü baskı ve kontrolden uzak millî bir heyetin varlığı zaruridir.'' ifadesi Türkiye'nin artık yeni bir yola girdiğinin ilk işaretleridir.
Amasya Genelgesinde işaret edilen Milli Heyet, 23 Temmuz 1919'da Erzurum Kongresinde oluşturuldu ve adına Heyet-i Temsiliye ( Temsil Heyeti ) dendi. Sonra Sivas'ta 4 Eylül 1919'da toplanan kongrede daha kapsamlı bir Temsil Heyeti oluşturuldu ve bu heyet 27 Aralık 1919'da Ankara'ya taşındı. Erzurum Heyet-Temsiliyesinin de, Sivas Heyet-Temsiliyesinin de Ankara Heyet-i temsiliyesinin de başkanı Mustafa Kemal'di.
16 Mart 1920'de İstanbul'un İtilaf Devletlerince resmen işgal edilmesi ve Osmanlı parlamentosunun dağıtılması üzerine Ankara'daki Temsil Heyetinin başkanı Mustafa Kemal Paşa, 21 Nisan 1920'de Yurdun dört bir yanına telgraflar göndererek 23 Nisan 1920'de Ankara'da Millet Meclisinin açılacağını duyurdu.
Peki bu yeni meclis niçin açılıyordu? Amacı ne olacaktı ve nasıl açılıyordu?
Mustafa Kemal Paşa telgrafında tüm bunları madde madde yazmıştı aynen şöyle: [ GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ İLE YAYINLIYORUM]
1. Allah’ın cömert ihsanı ile Nisan’ın yirmi üçüncü Cuma günü, Cuma Namazından sonra Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır..
2. Vatanın istiklâli, HİLAFET VE SALTANATIN KURTARILMASI GİBİ EN MÜHİM VE HAYATİ GÖREVLERİ YERİNE GETİRECEK OLAN Büyük Millet Meclisi’nin açılış gününü Cuma’ya tesadüf ettirmekle o günün mübarek olmasından istifade için açılıştan önce bütün milletvekilleri ile Hacı Bayram Velî Câmi-i Şerîfi’nde Cuma namazı kılınarak Kur’an’ın nurlarından ve namazdan, dualardan feyz alınacaktır. Namazdan sonra sakal-ı şerif ve sancak-ı şerif taşınarak daireye gidilecektir. İçeriye girilmeden önce bir dua okunacak ve kurbanlar kesilecektir. Tören sırasında camiden Meclis’e kadar Kolordu Kumandanlığı tarafından askerî birliklere özel tertibat aldırılacaktır.
3. O günün kudsiyetini sonsuza kadar ulaştırmak maksadıyla bugünden itibaren vilâyet merkezinde Vali Beyefendi Hazretleri’nin düzenlemesi ile hatim indirtilip Buhârî-i Şerîf okutulacak, hatmin geri kalan kısmı Cuma namazından sonra Meclis’in önünde tamamlanacaktır.
4. Kutsal ve yaralı vatanımızın her köşesinde aynı şekilde bugünden başlayarak Buhârîler okunup hatimler indirilecek, Cuma günü ezandan önce minarelerde salâvâtlar getirilecek, hutbede halifemiz padişahımız efendimizin (Sultan Vahideddin’in) ismi zikredilirken padişahın ve teb’anın biran önce kurtulup saadete ermesi duası da ilâveten okunacaktır. Cuma namazının kılınmasından sonra hatim tamamlanarak hilâfet ve saltanat ile vatanın her tarafının kurtulması maksadıyla yapılan millî çalışmaların önemi ve kutsallığı, milletin her ferdinin vekillerinden meydana gelen Büyük Millet Meclisi’nin yapacağı vatanî vazifeyi ifa mecburiyeti hakkında öğütler verilecektir. DAHA SONRA HALİFE VE PADİŞAHIMIZIN, DİN VE DEVLETİMİZİN, VATAN VE MİLLETİMİZİN KURTULUŞU, SELAMETİ, İSTİKLALİ İÇİN DUA EDİLECEKTİR. Bu dinî ve vatanî merasimin tamamlanıp camilerden çıkılmasından sonra Osmanlı topraklarının her tarafından hükümet makamına gelinerek Meclis’in açılmasından dolayı resmî tebrikler sunulacaktır. Yine her tarafta Cuma namazından önce uygun şekilde Mevlid-i Şerîf okunacaktır.
5. İşbu tebliğin hemen yayınlanıp gönderilmesi için bütün vasıtalara başvurulacak ve hızlı bir şekilde en ücra köylere,en küçük askerî kıt’alara ve memleketin bütün kuruluşlarına ve müesseselerine yollanması sağlanacaktır. Ayrıca büyük levhalar hâlinde her tarafa asılacak ve mümkün olan yerlerde bastırılıp bedava olarak dağıtılacaktır.
6. Cenâb-ı Hak’ka tam bir muvaffakiyet için niyaz edip yalvarıyoruz.
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal”.
*****
Ortada garip bir durum vardı. Hatta garipten de öte bir durum...
Bu genelgenin tüm illere göndermesinden tam on gün önce yani 11 Nisan 1920'de Padişah Vahdettin, Mustafa Kemal ve yol arkadaşlarının katlinin vacip olduğu ile ilgili Şeyhülislam Dürrizade Abdullah Efendi'nin fetvasını onaylamıştı.
Yani Mustafa Kemal 21 Nisan 1920 Tarihinde tüm illere gönderdiği genelgesinde açık açık '' Amacımız, beni ve benimle birlikte yola çıkmış olan arkadaşlarımı katletmeyi kafasına koymuş olan padişahı, halifeyi kurtarmaktır.'' Diyordu(!)
Evet, akıl ve mantık kabul etmese de belgeler ortada. Mustafa Kemal TBMM'nin amacının kendisini katletmeyi hedeflemiş olan Padişahı ( aynı zamanda halifedir tabii ki) onun saltanat ve hilafet makamını korumak olduğunu söylüyordu.
İşin daha da ilginci ''Katli caizdir'' denilen diğer yol arkadaşları da Mustafa Kemal'e '' Sen ne yapıyorsun paşam? Senin o padişahımız, halifemiz dediğin adam bizi öldürtmek istiyor. Bu yönde ferman çıkarttı, fetva onayladı.'' demiyorlardı
Gerçekten de Mustafa Kemal, neden kendisi için '' Katli vaciptir '' Diyen padişahı ( Vahdettin ) kurtarmaya çalışıyordu ki? Ona neden hâlâ saygı ve hürmetle '' Halifemiz '' Diyordu ki?
Dahası da var:
TBMM'nin açılışının ertesi gün tüm mebuslar, padişah ve halifeye karşı bir isyan içinde olmadıklarına resmen yemin ediyorlardı.
Nasıl mı?
Gelecek bölümde inşallah.
Hakkımızda İdam Fetvası Onaylayan Padişahım Çok Yaşa başlıklı yazı Sami Biber tarafından
15.04.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 9
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.