
Ufuk Dedim Mavi Dedim Aşk Dedim
Ufukta gözlerin Fikriye’m sütlü
Nuriye’m
Kalbim hâlâ beklemek de seni
Mavi gözlü sevdiğim
Gönlümün lodosu sen kıyıya çekilmiş
gemi misin?
Hala kıyılarda bekliyorsun
Kaygı türevleri dedin ya
Fikriye ben denklemsem sen niye
çözümü zorlaştırırsın hala?
Sessiz gemilerim koylarda
Ama kaptan nerede? Bak hâlâ soru
işaretinde
Gençliğin hevesi mi dedin?
Heves değil Fikriye tam teşekküllü
bir tersane
İçimde ürperen kimsesizliğim
Ama sen bir "merhaba" desen
kimsesizlik emekli olur o saat
Gözlerin dedim ya, Fikriye’m sütlü
Nuriye’m
Ufukta değil sanki "Google Maps'te bir rota var mı?"
Kaygıyı bıraktım türev hesaplıyorum
Ama sen kalkmış bu sevdayı problem yapıyorsun
Koylar dedin sessiz gemilerim
Ama liman kapalı Fikriye bana "Bak yine mi yalnızlık?" diyorsun.
Yüreğim mum ışığında pervane
Ama mum erimiş pervane şimdi yedeğe çekilmiş hâlde
Boşnak koylarını düşündüm bir an
Ama sen bu aşkı "sessiz modda" mı bıraktın?
Ürperen kimsesizliğim demiştim
Fikriye bir tebessüm at, kimsesizlik direkt tatil moduna geçsin
Fikriye’m Sütlü Nuriye’m gözlerin
diyorum
Ama yüreğimin GPS sinyali kaybolmuş gibi
Kaygı türevleri mi dedin
Ben burada aşkın integralini alıyorum
Sende hala sabit değer var mı diye
çırpınıyorsun
Sessiz gemilerim Boşnak koylarında
Ama bir gemi kaptanı arıyor, dedim "Fikriye, sen mi olacaksın?"
Mum ışığında pervane olmuş gönlüm
Ama sen mumu üfleyince pervane de çalışma izni arıyor galiba
Ve şu kimsesizlik dedim "Artık
hava durumu gibi olmuş içimde
Ruh hâlim parçalı bulutlu
Ama sen bir gülünce bahar gelir
mi?" diye bekliyorum
Hevesim dedin gençlik ateşi var dedim
“Fikriye, bu ateşi yakmaya çakmak
lazım”
Ufuklara bakıyorum ama gözüm hala kapalı
Fikriye, aşk dedikleri şey acaba
Bir çöp bidonunun başında bekleyen
sokak kedisi mi?
Yoksa gülümsemenle kalbime yuva
kurmuş bir minik serçe mi?
Güldüm düşündüm dedim
“Fikriye kalbimi seni ikna etmekle
uğraştırıyorum
Ama sen hâlâ rüzgâr nereden eser diye plan
yapıyorsun”
Bırak hangi yönde eserse essin
Bizi birbirimize kenetlendirsin
Fikriye kalbinde bir dilek tutmuşsun
Ama sanki yıldız kayarken bir çay demlemişsin
Kaygılarımı almış türevlerle çarpmışsın
Ama aşk matematik değil ki denklemle çözülsün
Sessiz gemilerim hâlâ koylarında
Ama kaptan dümeni senin gözlerinde arıyor
Fikriye bu mum ışığında pervane
Yanmaktan korkmuyor “Aşkın zararı kabulümdür” diyorum
Sahi kimsesizlik demiştim değil mi
sana?
Yalnızlığım sen “Nasılsın?” deyince aniden izne çıktı
Boşnak koylarından selam çakıyorum
Ama sen hâlâ kara kedinin yolunu gözetiyorsun
Fikriye bu heves değil aşk
manifestosu
Ama sen her cümlede virgül koyup noktalı virgül bırakıyorsun.
Ufuk dedim mavi dedim aşk dedim
Fikriye, ben susayım
En iyisi sen güldüğün için kazandım
diyeyim
Mehmet Aluç