Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Sandıklı'nın Meşhurları 3 Bölüm Tekrar Yunus Emre Türbesi Sandıklı Altını Ve Sandıklı Tayyaresi

Sandıklı'nın Meşhurları 3 Bölüm Tekrar Yunus Emre Türbesi Sandıklı Altını Ve Sandıklı Tayyaresi
SANDIKLI'NIN MEŞHURLARI-3. BÖLÜM- TEKRAR YUNUS EMRE TÜRBESİ, SANDIKLI ALTINI VE SANDIKLI TAYYARESİ

BİR KEZ DAHA YUNUS EMRE TÜRBESİ

Bu bölüme bir yanlış demeyelim de eksik anlamayı düzelterek başlıyorum.

Değerli arkadaşım Doç. Dr. Ahmet Karaman, Sandıklı'daki Yunus Emre Türbesi hakkında tam olarak şunu söylüyor bizlere: ( Bu sefer inşallah doğru anlamışımdır. )

A) Yunus Emre'nin Türbesinin Sandıklı'da olması ihtimali oldukça yüksektir çünkü Sandıklı'da sadece Yunus Emre ve Taptuk Emre'nin değil aynı zamanda Yunus Emre ile yakın ilgisi bulunan Sarı Saltuk, Sarı Selçik, Hacim Sultan, Taptuk Emre, Gözcü Baba gibi şahsiyetlere atfedilen mezarlar da bulunmaktadır.

B) Yunus Emre'nin tarikat silsilesinde yer alan Barak isminin, Sandıklı'nın Celiloğlu Köyündeki Barak Damları ile alakası olabilir.

C) Başbakanlık Osmanlı Arşivinde '' YUNUS EMREM ZAVİYESİ VAKFI ''na ait üç belge vardır ve bu belgeler Yunus Emre'nin Türbesinin Sandıklı'da olabileceği konusunda önemli delillerdir.

O Belgeler:

1- H. 1253- 1254 Tarihli Vakıf Muhasebe Defteri'nde '' Yunus Emrem '' ismiyle vakıf kaydı bulunmaktadır. ( BOA, EV, MHM, 4172 ) Haremeyn Muh.

2- Sandıklı'ya bağlı Hacı Köyünde H.1274 Tarihli Vakıf Muhasebe Defterinde Yunus Emrem Vakfı ismiyle vakıf bulunmaktadır. ( BOA, EV, 14849 )

3- H.1281 Tarihli Vakıf muhasebe Defterinde Sandıklı'ya bağlı Hacı Köyünde Yunus Emrem Zaviyesi kaydı bulunmaktadır. ( BOA, EV, 19387 )

D) Ancak bu belgelere ve arşiv vesikalarına dayanmadan ve de bazı kaynakları yanlış okuyup yanlış yorumlayarak, dahası belgeden çok kulaktan dolma hikayelerle Yunus Emre'nin Türbesinin Sandıklı'da olduğunu ispata çalışmak son derece yanlıştır. Bu tür bir yaklaşım Sandıklı'daki mezarın Yunus Emre'ye ait olabileceğini ispatlayamadığı gibi diğer ciddi delilleri de zayıflatabilir.

*****

SANDIKLI ALTINI MI HAYRİYE ALTINI MI?

Linkteki videoda da görebileceğiniz gibi Sandıklı'da bazı kuyumcuların hatta bazı vatandaşların ellerinde ''Sandıklı Altını '' adını verdikleri bir altın bulunur ve bu altının Osmanlı Devletinde sadece Sandıklı adına ( İstanbul hariç tabii ki) bastırılmış bir para olduğuna inanılır.

https://www.youtube.com/watch?v=Qlaj2qoqLKs...

{ Videoyu izlersiniz göreceksiniz ki ellerinde bu altınlardan bulunan Sandıklılı kuyumcular bile altının hikayesini birbirinden farklı anlatıyor. Biri Sultan Mahmut zamanında derken diğeri olayı Abdülhamit dönemine taşıyor. }

Peki bu bilgi doğruysa Osmanlı Devleti neden Sandıklı adına altın para bastırmıştır?

Olayın asıl hikayesi şöyledir:

Osmanlı Devleti, III. Selim döneminde 1806'da Rusya ile savaşa tutuşur ama savaşın giderleri devlete çok ağır geldiğinden halktan yardım ister. Padişahın bu yardım çağrısına en can-ı gönülden katılan yerleşim yerlerinin başında da Sandıklı gelir.

Bu arada savaşın başlarında Osmanlı Devleti, Rusya'nın adeta canına okumaktadır. Eflak'a girdiklerine gireceklerine pişman etmişlerdir ama...

Ama içeride büyük bir huzursuzluk vardır. Bilhassa Padişahın Yeniçeri Ocağı yerine Nizam-ı Cedit adlı bir ordu kurması Yeniçerileri ayaklandırır( Kabakçı Mustafa İsyanı ) ve III. Selim 29 Mayıs 1807'de tahttan indirilir, yerine IV. Mustafa tahta geçirilir.

İstanbulda bunlar yaşanırken Ruscuk Ayanı Alemdar Mustafa Paşa, III.Selim'i tahta geçirmek üzere harekee geçer ama 28 Temmuz 1808'de İstanbul'a geldiğinde III. Selim'in cesediyle karşılaşır. IV. Mustafayı tahttan indirir ve yerine II. Mahmut'u tahta oturtur.

Osmanlı Devletinde bu kargaşalar yaşanırken Ruslar da toparlanıp Osmanlılara karşı başarılar elde etmeye başlarlar ama onların da başı Fransa ile derttedir.

Kısacası II. Mahmut tahta geçtiğinde Osmanlı- Rus Savaşına kısa bir ara verilmiştir ( 1809'da tekrar başlar ve 1812'de Osmanlı Devletinin yenilgisi ve Bükreş Antlaşmasıyla sonuçlanır.)

İşte bu kısa arada Sultan II. Mahmut altın paralar bastırır.

Bir yüzünde ''Sultan-ı Selatin Zi San'' diğer yüzünde ise '' Gazi Mahmud Han- Darb fi Kostantiniye 1223 '' [Yani ''(Miladi)1808'de İstanbul'da basıldı.'' ] yazan bu paraların herhangi bir yerinde ''Sandıklı'' diye bir kelime geçmez.

Padişahın cülusu ( tahta geçişi ) şerefine mi yoksa başka sebeple mi bastırıldığı da belli değildir zira II. Mahmut 21. ve 22. cülus yıl dönümlerinde ( 1829-1830 ) de bu altın paralardan bastırmıştır.

Ancak?

Ancak bu paralar ne Sultan Abdülmecit döneminde bastırılan paralar gibi Mecidiye, ne II. Abdülhamit döneminde bastırılanlar gibi Hamidiye ne de Sultan Reşat döneminde bastırılanlar gibi Reşat Altını adını taşır.

Bu altınların adı ''Hayriye '' dir?

Yani hayırlı bir iş yapılmış ve o hayırlı işin ebediyen anılması, unutulmaması adına altın para basılmıştır ki Sandıklı o hayırlı işte başı çeken yerleşim yerlerinden biridir.

Ben bu altın paraların sadece Sandıklı adına değil o hayırlı işe koşan her il ve ilçe adına, daha doğrusu hepsi adına bastırıldığına inanıyorum ama bu güne kadar o altınlara sahip çıkan bir başka yere de rastlamadım.

Bu konuda son olarak: İşin doğrusu Sandıklı'ya yakışır adına altın para basılması.

Ve son bir not: Kesin bilmiyorum ama bu altınlar borsada halen ''Sandıklı Altını '' adıyla işlem görüyormuş.

****

SSANDIKLI TAYYARESİ

Onu da anlatalım kısaca:( Bu sefer hikaye değil tam gerçek. )

1925 Yılında Hükümet ve Türk Hava Kurumu ‘’ Kendi Tayyareni Kendin Al’’ Diye bir kampanya başlatır. Bu kampanya Sandıklı’da öylesine coşkuyla karşılanır ki 1926 senesinde bir tane, 1927 senesinde bir tane daha olmak üzere iki tayyare ( uçak ) satın alır Sandıklı ilçesi ve Türk Hava Kurumuna bağışlar. Uçaklar Almanya’dan satın alınmıştır. Türkiye’nin tamamının katıldığı bu kampanya ile satın alınan uçak sayısı 300 olup bunlardan iki tanesini tek başına Sandıklı’nın satın alması takdire şayandır.

Bu bağışlardan sonra THK uçakların maketini Sandıklıya hediye etmiş ve bu maket o günkü Konakköprüsü yakınlarında bir ağaca asılmıştır senelerce.

{ Konakköprüsü Bugünkü Belediye binasının olduğu yerdeymiş ve eskiden o mıntıkadan bir dere geçermiş. Şimdi ne dere var ne de o konak. }

*******
Sandıklı ile ilgili yazılacaklar öyle yazmakla bitecek gibi değil ama gelecek bölümde Leblebiciler Pîrî Şeyh Nureddin'den başlayalım, oradan Metin Hoca'ya ( Metin Arık ) geçelim ve kendi köyünün muhtarlığından Sandıklı Belediye başkanlığına kadar tam on dokuz kez aday olan Menderes Başkan ( Menderes Koçak ) ile noktalayalım
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 11
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Sandıklı'nın Meşhurları 3 Bölüm Tekrar Yunus Emre Türbesi Sandıklı Altını Ve Sandıklı Tayyaresi

Sandıklı'nın Meşhurları 3 Bölüm Tekrar Yunus Emre Türbesi Sandıklı Altını Ve Sandıklı Tayyaresi

Sami  Biber Sami Biber