Sandıklının Meşhurları 2 Bölüm Leblebiden Girdik Yunus Emre'den Çıktık
Efendim, Sandıklı'nın meşhurlarını yazarken Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesinde de bahsedilen leblebici dükkanlarından bahsetmeden geçmek olmaz elbette. Şimdilerde seyahatnamedeki gibi kırk dükkan olmasa da Sandıklı'da sarı, beyaz, şekerli tuzlu, biberli hatta kaymaklı leblebi bile bulmanız mümkündür.
Sandıklı'nın bir başka meşhuru haşhaştır ama Sandıklılıar genelde '' Haşgeş '' derler. Bir diğer meşhuru patatestir ki dünyaca ünlü Afyon Patatesinin ana merkezi Sandıklı Ovasıdır dersem yalan olmaz.
Sandıklı'da şahsen tanışma şerefine nail olduğum ünlülerden biri o toprakların insanı olup Millet Partisinin kurucusu olan Aykut Edibali idi. Herkes çok sever, sayar, '' Bilge İnsan'' derdi ama seçimlerde oy vermezdi. O bakımdan rahmetli Sezai Karakoç'a benzerdi. Onu da sağcısı, solcusu herkes severdi ama kurduğu Yüce Diriliş Partisine hiç kimse oy vermezdi.
Sandıklı deyince aklıma gelen meşhurlardan biri de Hasan Kundakçı Paşaydı.
Hasan Kundakçı Paşa'yı da herkes severdi. Ben ise Kıbrıs'ta Türk bayrağını indirmeye çalışan Rum piçi Solomos Solomu için vur emri veren ( Hatta bazı söylentilere göre bizzat kendisi vuran ) Tamburalı Paşa, Hasan Kundakçı'yı ayrı bir severdim.
Evet, madem ki Sandıklı dedik o halde Hüdayi Kaplıcaları da diyelim. Yaklaşık 2500- 3000 senedir şifa kaynağı olan Hüdayi Kaplıcaları Sandıklı'ya ayağınız düşerse mutlaka uğramanız gereken yerlerden birisidir.
Hüdayi Kaplıcaları dedim de...
Bu kaplıcalara Sandıklı'dan gitmek isterseniz Keçiborlu istikametine doğru bir kaç kilometre gittikten sonra sağa dönüp bir tren yolu hemzemin geçidini geçersiniz ve sağda hüzünlü sarı bir bina görürsünüz. Kimsenin dikkatini çekmese de o bina Kurtuluş Savaşında cephanelik olarak kullanılmış bir binadır.
Az daha ilerleyin. Solda ne gördünüz?
Evet, Yunus Emre'nin Türbesi.
''Aman Allah'ım Yunus Emre'nin türbesi Sandıklıda mıymış?'' Dediniz ve inip bir Fatiha okumak istediğiniz anda bir türbe daha gördünüz. Kim? Tapduk Emre.
'' Yahu bir dakika. Yunus Emre'nin Türbesi Eskişehir-Sarıköy ya da Karaman'da değil miydi?'' Diye düşünüyorsunuz.
Ah be kardeşim Sadece Eskişehir, Karaman ve Sandıklı'da mı? Sandıklı'yı terk edip Isparta'ya doğru ilerle. Isparta'nın Keçiborlu ilçesinde var; Uluborlu'sunda var, Eğirdir'inde var. Yani Ispartalılar bu konuda hızlarını alamamışlar hiç.
Başka?
Bursa, Erzurum (Dutçu Köyü ), Manisa (Kula- Emre Sultan Köyü), Sivas, Aksaray, Ordu (Ünye), İzmir (Tire), Bolu, Balıkesir (Bandırma), Konya (Doğanhisar)
Türkiye'de Yunus Emre'nin Türbesinin olmadığı yer yok adeta.
Ama en şaşırtıcı olan nedir biliyor musunuz? 1919 Yılına kadar Türk Dünyasında Yunus Emre diye biri yok. Türk Dünyası Yunus Emre'yi 1919'da Fuat Köprülü'nün '' Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar'' adlı eseriyle tanımaya başlıyor.
1933'de Burhan Toprak, Yunus Divanını üç cilt olarak yayınlayınca Yunus Emre'ye olan ilgi daha da artıyor ve nihayet 1946'da Ahmet Adnan Saygun, Yunus Emre oratoryosunu besteleyince yurdun dört bir köşesinden Yunus Emre türbeleri fışkırmaya başlıyor. Artık nerede isimsiz bir türbe varsa oluyor bir Yunus Emre Türbesi.
Peki Sandıklı'da hem Yunus Emre'nin hem Taptuk Emre'nin türbeleri olduğuna göre ve dahi Sandıklılı şairlerden Şeyh Hamza'nın 1758 yılında kaleme aldığı uzun bir manzumesinde
"Çay köyüdür iki dere arası,
Yunus Emre'dir O'nun aşinası,
Ger sorarsan Tapduk Emre,
O'dur hocalar hocası."
Diyerek 3 asır öncesinden Yunus Emere'nin ve Tapduk Emre'nin kabirlerinin Sandıklı Çay köyünde (şimdiki Yunus Emre Mahallesi) olduğunu belirttiğine göre.
Dahası da var:
Yine Abdurrahman-ı Câmî Çelebi (1472-1532) Nafehat Al-Üns adlı eserinde "İki çayın birleştiği yerin kurbunda yatur" diyerek Yunus Emre'nin kabrini tarif ettiğine göre Yunus Emre Sandıklı'da defnedilmiştir'' diyebilir miyiz gönül rahatlığı ile?
Bu soruya Afyon Kocatepe Üniversitesi Güney Doğu Türk Lehçeleri Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr Ahmet Karaman arkadaşım cevap vermiş.
Ne cevap verdiği oldukça akademik bir anlatım tarzı olduğu için aynen almıyorum ancak kendisi bir Sandıklılı olan Ahmet Karaman, 2001 Yılında Sandıklı Belediyesinin sponsorluğunyla kaleme alınmış olan ''Sevgi Seli Yunus Emre '' adlı kitaptaki hataları tek tek dile getirip eleştirdikten sonra sonuç olarak aynen şöyle diyor:
1-Sandıklı'da Yunus Emre ve Tapduk Emre'ye atfedilen mezarlarla ilgili çalışmaların bilimsel temellere oturtulabilmesi için üniversite desteği şarttır. Afyon-Kocatepe Üniversitesinin desteği alınarak Yunus Emre Araştırma Merkezi kurulmalıdır. Sandıklı'daki odalar, barolar, dernekler ve özellikle Sandıklı belediyesi bu oluşuma destek vermelidir. [ Özetle, ''Şimdilik Yunus Emre'nin ve Taptuk Emre'nin mezarlarının Sandıklı'da olduğunu söylemenin, yazmanın bilimsel bir temeli yoktur.'' Diyor.]
2- Evlerde eskiden kalma kitapları olan ailelerin bu eserleri araştırmacıların hizmetine sunmaları sağlanmalıdır. Bu eserler arasında bu meseleye ışık tutabilecek nitelikte olanları olabilir. Bu açıdan her bilgi kırıntısı çok değerlidir ve özenle kullanılmalıdır.
3- Yunus'un mezarını tespit etmek elbette önemli ama asıl önemli olan Yunus'un hayat felsefesini, insana bakışını anlamak ve anlatmaktır.
Evet, Mevlana Celaleddin-i Rumi de öyle diyordu: ''Vefatımızdan sonra türbemizi yer yüzünde aramayınız. Bizim mezarımız ârif kişilerin sînesindedir.''
Velhasılıkelam arif kişi olmaya gayret etmek Yunus'un mezarına sahip olmaktan daha hayırlıdır sanırım.
Mesela Kabe Suudi Arabistan'da ama Suudi Arabistan ne kadar Kabe'de?
NOT: { Ahmet Karaman arkadaşım ile Sandıklı İmam- Hatip Lisesinde birlikte görev yapıyorduk. O Türk Dili ve Edebiyatı Dersi öğretmeniydi ama bir taraftan da akademik kariyer yapıyordu. }
***
Yazı uzadığı için Sandıklı Altını ve Sandıklı Tayyaresi gelecek bölümde inşallah
Sandıklının Meşhurları 2 Bölüm Leblebiden Girdik Yunus Emre'den Çıktık başlıklı yazı Sami Biber tarafından
13.05.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 9
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.