Bil Mukabil Sefasını Süremediğim Kaderim...
Şimdimi tehir ettim ben ki: zemherinin nazlı çiçeği.
Kalan yarımı yarına lehimledim ve
fabrika ayarlarıma geri dönmemek adına idame ettiğim ömrü sadece Rabbime havale
ettim.
Tensiye ettiğim bir düş’ ten uyandım
ansızın
Tahliye ettiğim yorgun yüreğim
İklimin dilinde kırık dalım
İkilem yüklü mabedim ve matemim
Aşk körü iken izafi ışığın kaynağı
hayallerim
Kopup da geldiğim
Kendimden ötesini dost bildiğim
Kimliğim saklı kalemin nezdinde kâh
açarım kâh solarım
Şiirlerin nezaretinde tayin edildiğim
Bir coğrafyadan diğerine göçerim
Şirk koşanlara şer
Aşkı sevap bilenlere kor
Acının saltanatını sürdüğüm kadar da
kör
Müptelası olduğum yangının feri
Yâdım dünümse bir teselli
Ve işte ansızın tecelli
Edecekken kaderin kederine yüküne
binaen
Hamt ettiğim kadar
Kardığım önümden sökün ederken
heceler
Hecelediğim değil
İmlediğim şiir
Mimlendiğim kadar
Mil çekilmiş gözlerimden fışkıran
çakmak ve ateş
Öznem mi?
Güldürmeyin beni!
Özlemime sirayet eden yine ben…
Beni benden ederken aşk ve elem
Kazıntısı mazinin
Kesif sessizliğinse mimarı iken zalim
ahvalim
Aşka düşkün
Hicreti ölüm
Hicvinde ömrün
Hazır ol da geçen günüm ve
çözemediğim onca denklem
Şimdimi tehir ettim
Yarın ve yarım kalan ne ise
Yâdımdan sökün eden
Aşkın ve hüznün müptelası
Korunaklı dünyamın selası
Verildi bir kere madem
Başım gözüm üstüne Rabbim
Özleminle yandığım günbegün
Büyüyen bir hasret aşkın kıblesinde
yeşeren cennetim
Yaşaran yüreğimden
Kopan her zerremle
Şu cihan ki: beni benden eden
Benlik ya da beylik değildir hem
özrüm
Bil mukabil, sefasını süremediğim
kaderim…
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.