
Faşist bir imge olduğunu bilemediğim
mutluluğun
Çorak topraklara konan bulutların
Ruhunu giyindim tinime…
Aşkın asası idi kalemin kırık direği
Kırık dişim düşümde saklı
Bir çiçeğin kokusuna kapıldığım
aykırı
Çok aykırı bir aşkın tutsağıydım
Yorgun iklimler yorgun şarkılar
Durağında sobelendiğim bir ömür
Kaderime razı kederime kızgın
Sevgim tam teşekküllü
Geri dönümü hicran matem yüklü
Külliyesi şiirin
Pürü pak tininde mevsimin
Çalakalem yaşamanın da doğası
Ve hüzün iken gündemden düşmeyen
modası
Yaşamın…
Moda sahilinde gezinmeyi ne çok
severdim
Fi tarihinde
Fil hafızalı iklimde saklı
Demli çayın meali ve derdi
Derman aradığım yolun yolcusu
Sabıkalı yüreğim ve tenime
Doğan mehtabın bir adım ötesi
Yıldız olarak hizmet verdiğim
takriben bir ömür
Yuhalanmış çanlar ve cıngılı
Yüreğin
Kederli gül oyaları
Ucu kayıp dikiş ipliği
Yine de iyi kotardım hani
En çok da sevginin söküklerini
Tek elimle dikmeyi…
Ne de olsa diğer elimdi zindanda
saklı
Ne de olsa dilimdi aldığım en büyük
yaram
Yanan bir meşale iken yolumu aydınlık
kılan
Dikine gittiğim zalim ve şeytan
Melek olmasam bile
Akıl melekelerimdi eşlik eden
koruyucu meleklerime
Esen meltemin
Askıntı hüznün
Geçkin martının gagasında saklı
Bir lokma ekmek olsam ne ki?
Lokmaladığım illa ki kaç öğün ayaküstü
Atıştırdığım şiirlerdi
Kilinden ömrün, harcı Rabbimden
Hercai sözcüklerse nasıl ki ansızın
Sırra kadem basan umudun yolcusu
Ölümün yongası iken dikilesi bir
çiçek gibi
Dikenleri azabın ta kendisi
Dilemması dalımın dallanmış
budaklanmış laneti
Öykündüğüm kalburüstü bir huzur
öncemde saklı
İnancın ibaresi bir kilim değil
üstüne serili
Seccademin anne kokusunda
Seyrüseferinde duaların bazen
Bir kör kurşun gibi seken
Yüreğin yongası varsa yoksa matem