Medrese Osmanlı Medreseleri
MEDRESE
OSMANLI
MEDRESELERİ
Osmanlı, daha doğrusu İslam eğitim sisteminden bahsedilince şüphesiz akla ilk gelen Medreselerdir. Bir eğitim ve öğretim kurumu olan “medrese” ismi, “okumak” anlamındaki Arapça “derase” kökünden gelir. Buna göre medrese, “talep edilen şeyin okutulduğu yer, mekan, ders okutulan yer” anlamındadır (Furat, S. 8, 2003:182)
Bütün bu tanımlamalardan medresenin, “öğrencilerin içinde oturup ders okuduğu bina” anlamına geldiği ve İslam eğitim sisteminde orta ve yüksek öğretimi düzenleyen bir kurum olduğu ortaya çıkıyor... kaynaklar umumiyetle İslam dünyasında eğitim sisteminin başlangıcını Hz. Peygamber zamanına kadar götürmektedirler. İslam’da toplu öğretimin yapıldığı ilk yer, Erkam bin Ebu’l-Erkam’ın evidir. Hz. Peygamber orada müslümanlara Kur’an öğretiyordu (Atçeken, 1998: 188)... İslam tarihçileri umumiyetle Bağdat’ta kurulan Nizamiye Medresesi’nin ilk kurulan medrese olduğunu kaydetseler de bu medrese inşa edilmeden önce medresenin var olduğu bilinmektedir. Ancak, Bağdat’taki Medrese-i Nizamiye’nin İslam ilim tarihinde ilk medrese sayılması, bu medresenin umumi ve tam teşkilatlı olması, müderris ve talebenin barınması ve beslenmesi için vakıflar bulunması itibariyledir diyebiliriz. İslam tarihinde ilk inşa edilen medreselerden bazıları şunlardır:
1. 349/960 tarihinde
Ebu’l-Velid Hasan b. Muhammed Emevî’nin Nişabur’da yaptırdığı medrese,
2. 354/965’ten önce İbn Hibban
Teymî’nin Nişabur’da inşa ettirdiği medrese,
3. 402/1011’den önce
Nişabur’da yapılan es-Saidiye Medresesi,
4. 405/1014’den önce
Nişabur’da yapılan Ebu Osman Sabunî Medresesi,
5. 405/1015’den önce
Nişabur’da yapılan İbn Furek Medresesi,
6. 450/1058’den önce Buşih’te
yapılan İbn Gadıret Esedî Medresesi (Atay, 1983: 31).
A. Gül de yukarıdaki altı
medreseyi içine alan on dört medreseyi kaydetmiştir. Medreseler sırasıyla
şöyledir:
1. 349/960 Ebu’l-Velid Hasan
b. Muhammed el-Ümevî’nin Nişabur’da yaptırdığı medrese.
2. Nişabur’da Şafii fakihi
es-Saig en-Neysaburî (ö. 349/960) için yaptırılan özel mektep: Bu, fıkıh,
kelam, hadis, tefsir, Kur’an ve diğer İslami ilimlerin okutulduğu ilk müstakil
medresedir (Gül,1997:10).
3. Nişabur’da 353/965’ten önce
İbn Hibban et-Teymî’nin yaptırdığı medrese,
4. Ebu Hâtim el-Bustî (ö. 353/965)’nin
özel medresesi.
5. Ebu Ali el-Huseynî (ö.
392/1002)’nin hadis mektebi. Bu mektebin 1000 öğrencisi vardı.
6. 402/1011’den önce
Nişabur’da yapılan es-Sa’îdiyye Medresesi.
7. 405/1014’ten önce
Nişabur’da yapılan Ebu Osman es-Sâbunî Medresesi.
8. 405/1015’ten önce
Nişabur’da yapılan İbn Furek Medresesi.
9. Nişabur’da Beyhakiyye
Medresesi: Şafiî fakihi Ebu Bekr el-Beyhakî 441/1050’de yaptırdı.
10. Gazneli Mahmud
(389-421/999-1030)’un Gazne’de, kardeşi Nasır b. Sebüktekin (ö. 424/1033)’in
Nişabur’da 437/1046’da yaptırdığı medrese.
11.Tuğrul Bey
(428-55/1037-63)’in Nişabur’da 437/1046’da yaptırdığı medrese.
12. Buşih’te 450/1058’den önce
yapılan İbn Gadiret el-Esedî Medresesi.
13. Taberan ve Bağdat’ta
açılan medreseler: Bunlar da daha ziyade fıkıh (İslam Hukuku) öğretimi
yapılıyordu.
14. Nişabur’da Ebu Ali
el-Huseynî ve Ebu’l-Kasım el-Kureyşî (ö.464/1072) tarafından açılan öğretim
müesseseleridir
... Selçuklular Anadolu’ya hakim olduktan sonra da birçok medrese kurmuşlardır. XIII. ve XIV. yüzyıllarda Anadolu’da beylikler döneminde de çok sayıda medrese kurulmuştur. Böylece medreseler XIV. yüzyılın başlarında Anadolu’nun her yanına yayılmış bulunuyordu. 1330’larda Anadolu’ya bir seyahatte bulunan İbni Batuta, Anadolu’nun her tarafında hatta küçük kasabalarında bile medreselerin bulunduğunu kaydediyor.
... Öte yandan ilk dönemde Bursa, Edirne ve diğer Osmanlı şehirlerinde
birçok medrese inşa edildiğini ifade eden Halaçoğlu, bunları Bursa’dan
başlayarak şöyle sıralar: Bursa’da Orhan Gazi zamanında yapılan Lala Şahin
Medresesi, I. Murad dönemi medreselerinden Çekirge mevkinde yer alan
Hüdavendigar Medresesi, Ulu Camii civarında bulunan Esediye Medresesi, Yıldırım
zamanında yapılan Çandarlı Hayreddin Paşa’nın oğlu Ali Paşa Medresesi, Ebu
İshak Medresesi, I. Murad Han’ın hanımı Gülçiçek Hatun Medresesi, Eyne Bey ve
Molla Yegân Medresesi, Eyne Bey Subaşı Medresesi, Ferhâdiye Medresesi, Molla
Fenâri Medresesi, Yıldırım Medresesi, Çelebi Mehmed devrinde Bayezid Paşa
Medresesi, Çelebi Mehmed tarafından kurulan Yeşil Medrese veya Bursa
Sultaniyesi, II. Murad devrinde Fazlullah Paşa Medresesi, Hacı İvaz Paşa
Medresesi, Kara Hasan Paşa Medresesi, İsa Bey Medresesi, Sultan II. Murad’ın
Muradiye Medresesi sayılabilir. Bunların hepsi de vakıflar bağlanmak suretiyle
varlıklarını sürdürmüştür. Bunlardan özellikle Orhan Gazi’nin Manastır
Medresesi, I. Murad'ın Hüdavendigar Medresesi, I. Bayezid’in Yıldırım
Medresesi, Çelebi Sultan Mehmed’in Yeşil Medresesi (Bursa Sultaniyesi), Hacı
İvaz Paşa Medresesi ve II. Murad’ın Muradiye Medresesi, birinci derecede eğitim
ve öğretim kurumları olarak vazife görmüştür. KURULUŞUNDAN
17. YÜZYILA KADAR OSMANLI MEDRESELERİNDE EĞİTİM-ÖĞRETİM FAALİYETLERİ-YÜKSEK
LİSANS TEZİ, DANIŞMAN Yrd. Doç. Dr. Mustafa GÜLCAN-HAZIRLAYAN, Ahmet ULUSOY
034214032004 KONYA – 2007
Osmanlı Devleti’nde, kuruluşunun ilk dönemlerinden itibaren ilim ve kültür çalışmalarının yapıldığı aşikardır. Türkler daha Anadolu’ya gelmeden önce de ilmi faaliyetler de bulunmuşlar ve özellikle Büyük Selçuklularda olduğu gibi Anadolu Selçuklu Devleti’nde de çeşitli şehirlerde her biri önemli ilmi çalışmaların yapıldığı ve hemen hepsi bugünkü manada birer üniversite hüviyeti arz eden medreseler tesis etmişlerdir. Bu medreseler daha sonra kurulan Osmanlı medreselerine de örnek olmuştur. Medrese İslam eğitim sisteminin temel kurumudur ve Osmanlılar döneminde fiziki şartları, mimari özellikleri, programı ve temsil ettiği zihniyetle önemli gelişmeler göstermiştir.
Sözlük anlamı okumak, anlamak, bir metni öğrenmek ve ezberlemek için tekrarlamak olan medrese bir mekan ismidir. Genel olarak sıbyan mektebinin üzerinde eğitim öğretim yapılan orta ve yüksek tahsil okullarına denk gelmektedir. Medreseler çoğunlukla bir dershane ve etrafında yeteri kadar öğrenci sınıflarından meydana gelmektedir. Medreseyi kuran kişinin mali durumuna göre imaret, kütüphane, hamam vs. gibi yapılar da ilave edilirdi. Kurucusu bir devlet büyüğü veya halktan biri olsun her medresenin bir vakfiyesi bulunmaktadır.
Osmanlı devletinde daha kuruluş devrinden itibaren
başlayan kültür hareketleri çeşitli safhalar geçirmiştir. Türkler özellikle
Anadolu’ya yerleştikten sonra eğitim sahasına daha da önem vermişler ve kısa
zamanda şehir, kasaba ve köylerde öğretim müesseseleri kurmuşlardır. İlim
bakımından ileri olan İslam ülkelerinden alimler davet edilmiştir.
Medreseler parasız ve yatılıydı. Ayrıca talebelerin
yiyecek, elbise ve cep harçlıkları da karşılanmaktaydı. Medrese öğretiminde
yoksul ailelerin çocukları ile varlıklı ailelerin çocuklarına eşit şartlar
sağlanmaktaydı. Böylece kabiliyetli olanlar toplumun hangi kesiminden olursa
olsun ilmiye sınıfının en yüksek basamaklarına kadar çıkabiliyordu. Medrese
öğrencileri suhte, yüksek bölümde okuyanlar Danişmend adını alırlardı. Medrese
öğretmenleri yani müderrisler ise toplumda büyük saygı görürlerdi. Bunların
yardımcılarına muid denirdi. Ancak XVII. Yüzyıl başlarında Edirne medreseleri
müderrislerinin bazılarının derslere devam etmemeleri yüzünden derslerin
yapılamadığı ve bu durumun önlenmesine çalışıldığı görülmektedir.
İlk Osmanlı medresesi İznik’in fethinden sonra Orhan
Gazi tarafından bir kilisenin camiye, bir manastırın da medreseye çevrilmesi
ile vücuda gelmiştir.
Kurulan bu medrese, Bursa’nın
fethedilip de burada medreseler açılıncaya kadar önemini korumuştur. Osmanlıların ilk bir buçuk asır içinde
yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en önemlileri
İznik, Bursa ve Edirne’de idi. XVI. YÜZYILIN SON ÇEYREĞİNDE
EDİRNE’DE SOSYAL HAYAT,Hazırlayan: Arzu DİKTAŞ,Danışman:
Doç. Dr. İbrahim SEZGİN Lisansüstü Eğitim, Öğretin ve Sınav Yönetmeliğinin
Tarih Anabilim Dalı,Yakınçağ Tarihi Bilim Dalı İçin öngördüğü YÜKSEK LİSANS
TEZİ olarak hazırlanmıştır. Edirne Trakya Üniversitesi,Sosyal Bilimler
Enstitüsü,Aralık, 2008
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.