TASAVVUF VE SUFİ
TARİFLERİ
Daha
önce belirttiğimiz üzere İslam Tasavvufu hakkında doğru karar vermek için en
önemli referans Sufilerin söz ve yaşayışlarıdır. Kaynakları incelediğimiz zaman
tek bir Tasavvuf tarifi olmadığını görürüz. Eğitimi, seyr-ü süluku, içinde
bulunduğu makam ve haller itibarıyla her sufinin farklı bir tasavvuf tarifi
vardır. İslamiyet hakkında temel bilgi kaynaklarımızdan Diyanet İslam
ansiklopedisinin Tasavvuf maddesinde 1000 civarı tasavvuf tarifi olduğu
yazılıdır.
Kaynaklara göre Tasavvuf kelimesi
kullanılarak yapılan ilk tarifin şahibi Ma’rûf-i Kerhî (ks)’dir. Tarifi şu şekildedir:
“
Tasavvuf, hakîkatları almak, mahlûkatın elinde bulunanlardan ümîdi kesmektir.”
T.C.
MARMARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLER ANABİLİM
DALI TASAVVUF BİLİM DALI TÂCÜ’L-ÂRİFÎN
EBÜ’L-VEFÂ’NIN MENÂKIBI Yüksek Lisans Tezi AYŞENUR ÖZKUL İstanbul, 2008
Bu
tariflerin tamamını yazmamız mümkün değilse de Ehl-i Sünnet tasavvuf
klasiklerinden el-Lüma’daki bazı tasavvuf tarifleri şöyledir.
Üzüntü ve
tasalarının akıllarıyla çözen kalpleriyle onlardan uzaklaşan, nefislerinin
şerrinden Efendilerine sığınanlardır. (Hasan Basri’nin seçkin talebelerinden
Abdülvahid b. Zeyd)
Taleple
yorulmayan elinden alınmakla darılmayan kimsedir. (Zünnun Mısri
(ks) Başka bir seferde ise; Onlar o
kimselerdir ki Allah’ı her şeye tercih ederler. Allah’da onları her şeye tercih
eder.
Onlar halk
arasında Hakkın seçkin kullarıdır. Allah-ü Teâlâ (cc) onları diler se açığa
çıkarır dilerse gizler.(Cüneyd (ks)
Şam
halkı sufileri fukaralar olarak isimlendirir ve derler ki Allah-ü Teâlâ (cc)
onlara bu adı vermiştir. (Kendilerini
Allah yoluna adadıklarından seyahat ve ticarete imkân bulamayan yoksullara
verin. Yoksulluklarını gizli tuttukları için bilmeyen onları zengin sanır.
Kendilerini simalarından tanırsın. Onlar insanlara asla el açmazlar. Hayır için
yaptığınız her harcamayı Allah hakkıyla bilmektedir. Bakara 273)
Kuşeyri
(ks) er-Risale’nin tasavvuf bahsinde 56 sûfînin tasavvuf tanımını sunmaktadır.
Örnek olarak birkaç tanesini belirtmek gerekirse:
Cüneyd:
Sofi, toprak gibidir iyide, kötüde oraya basar, bulut gibidir, her şeye gölge
yapar, yağmur gibidir her şeyi sular.
Sehl
b. Abdullah: Sûfi, kanını heder, mülkünü mübah görendir.
el-Kettânî:
Tasavvuf ahlaktır. Ahlakta senden ileri olan, sefada da senden ileridir‛.
Şibli:
‚Tasavvuf, yakıcı bir şimşektir!
eI-Muzeyyen:
Tasavvuf, Hakk’a itaat etmektir.
Ebû
Turab en-Nahşebî: Sûfi, hiç bir şeyin onu bulandırmadığı, her şeyin onunla
sefavet bulduğu kimsedir. Abdülkerim el-KUŞEYRİ VE
Er-RİSALE Kadir
ÖZKÖSE
Cüneyd-i Bağdâdî (ks)
tasavvufun dünya ile ilgili şeylerde azla yetinme, kalbiyle Allah’a dayanma,
taat ve ibadete yönelme, dünyevî arzulara karşı sabretme, eline geçebilecek
şeylerin yararlısını seçme, mâsivâdan uzaklaşıp Allah’a dönme, Allah’ı içten zikretme,
vesveseye karşı ihlâsı gerçekleştirme, şüpheye karşı yakīn elde etme, uzaklaşma
ve yabancılaşmadan kurtulup Allah ile huzur bulma gibi konuları içerdiğini ve
Hz. İbrâhim’in cömertliği, İshak’ın rızası, Eyyûb’un sabrı, Zekeriyyâ’nın
işareti, Yahyâ’nın garipliği, Mûsâ’nın yün giymesi, Îsâ’nın seyahati ve Hz.
Muhammed’in (sav) fakrı gibi hasletler üzerine kurulduğunu belirtmiştir. DİA
Reşat Öngören)
Tasavvuf ilminin şartı nedir bilmeyiz ama
sufiyi sebeplerden soyutlanmış, mekâna bağlı olmaksızın Allah (cc) ile beraber
Allah’ın (cc) her mekânda ilimden mahrum bırakmadığı fakir diye tarif
edebiliriz.(Ebu
Abdullah Ahmed b. Muhammed b. Yahya Cella- Ona göre övülmekle yerilmeyi bir tutan zâhid,
farzları ilk vaktinde eda eden âbid, bütün fiilleri Allah’tan gören muvahhid
yani sûfîdir. DİA)
Tasavvuf seçkin
bir toplulukla birlikte seçkin bir adamdan güzel bir zamanda zuhur eden güzel
ahlaktır. Muhammed b. Ali Kassab (Cüneyd’in
hocası)
Yaratıklarla
alakayı kesip Allah ile olmaktır. (Cüneyd)
Tasavvuf nefsi
Allah’ın iradesine teslim etmektir. (Ruveym b. Ahmed )
Tasavvuf hiçbir
şeyin sana senin de hiçbir şeye malik olmamandır. (Semnun)
Her güzel huyu benimsemek her kötü huydan
vazgeçmektir.(Ebu
Muhammed Ceriri)
Şeyhlerden biri tasavvufu üç şekilde tarif
etmiştir;
İlmi
Tasavvuf tarifi: Tasavvuf kalplerin
kirlerden temizlenmesi, yaratıklara karşı güzel muamele, şer’i meselelerde
Allah Resulüne (sav) tabi olmaktır.
Hakikat
lisanıyla Tasavvuf: Mülkiyet ve varlık
iddiasından uzaklaşmak, göklerin yaratıcısına bağlanarak beşeri sıfatların
esaretinden kurtulmaktır.
Hakk
Lisanıyla Sufi: Allah’ın beşeri
sıfatlardan temize çıkarıp arıttığı kimselere verilen addır. El-Lüma Ebu Nasr
Serrac Tusi-H.Kamil Yılmaz Tercümesi Altınoluk Yayınları -1996)
Nakşibendi adabına ait en önemli kaynaklardan
Behçetü-s Seniyye-Adab) (Müellifin
ifadesine göre eser Mevlana Halid-i Bağdadi (ks) nin izin ve onayıyla
yazılmıştır. Eser 1980 yılında Adab ismiyle Erkam Yayınları tarafından
basılmıştır.) kitabının
takdiminde Ömer Kirazlı tasavvufu şöyle tarif etmektedir: “ Gerçek Tasavvuf,
Kitab’a (Kur’an’a) inkıyad-Boyun eğmek, itaat etmek- sünnete (Hadise) ittiba- izleme, takip etme, uyma)dır. Saadet asrını haliyle, kaliyle
yaşamaktır. Hakiki Müslümanlık budur. Tasavvuf, İslam esasları yolu ile insanın
kendini bilmesi, bulması, dolayısıyla Rabbine, Hakka erişmesidir. (Ömer
Kirazlı. ADAB Erkam Yayınları 1980)
Yine İslam
tasavvufu klasiklerinden Ebu Talip el Mekki’nin kaleme aldığı Kut-ül Kulub’te,
tasavvuf dini ilimlerden biri
olarak belirtilir ve eklenir: Fakir elinde malı olmayan değil
gönlünde mal sevgisi bulunmayan, geçim endişesi çekmeyen, gelecek kaygısı
taşımayan, kalbi Yüce Allah ile zengin olan ve Allah sevgisinden başka hiçbir
şeref aramayan kimse demektir. Yünden elbise giymek Ashab tarafından Zühd ve
takva alameti olarak benimsenmişti.
Allah-ü Teâla’nın
(cc) bizlere nimet olarak bahşetmiş olduğu sünnet İslam nimeti gibidir. Çünkü
Yüce Allah (cc) aziz kitabının tefsirini Hz. Peygamberin (sav) sünnetine
bırakmıştır. Ayrıca Allah-ü Teâla (cc) O’na (sav) itaat etmeyi kendisine itaat
etmekle birlikte zikretmiştir. (Enfal
1, Nur 56-63, Al-i imran 28, Enfal 24, Fetih 10) Yine
onu (sav) sevmenin alametlerinden birisi de zahir de ve batın da ona uymaktır.
Farzları yerine getirmek,
haramlardan kaçınmak, Hz. Peygamberin (sav) ahlakıyla ahlaklanmak, şemail ve
adabıyla edeblenmek, tuttuğu yolu izlemek, haberlerini araştırmak, dünyadan
gönlü çekmek ve dünyalığı çoğaltmayı terke etmek, dünyalık ile öğünmeyi terk
etmek, ahiret amellerine yönelmek, gaflet ve heva ehlinden uzaklaşmak, ahiret
ehline yaklaşmak, fakirleri sevmek ve onlarla çok oturmak, fakirlerin dünyaya
çok düşkün zenginlerden daha faziletli olduklarına inanmak Hz. Peygamberin
(sav) zahirine uymanın gereklerindendir.
Büyük Allame Ahmed er
Rufai (ks) kâmil sufi ile gerçek fakirin hiçbir farkı yoktur der ve şunu sorar
“ Hangi kâmil sufi talebelerine namaz kılmayın, oruç tutmayın siz sadece
zikirle meşgul olun yeter” diyebilir. Ve hangi gerçek fakih talebelerine
“Allah’ı çok zikretmeyin, nefsinizle mücadele etmeyin, ihlasla amel etmek için
uğraşmayın siz namazı kılın orucu tutun yeter” diyebilir. KUT’ÜL KULUB EBU
TALİB EL MEKKİ (KALPLERİN AZIĞI) PROF. DR.YAKUP ÇİÇEK-DİLAVER SELVİ SEMERKAND
2003
Muteber tasavvuf klasiklerinden Ebû
Nasr Abdullah b. Ali b. Muhammed es-Serrâc’ın (ö: 988) el-Lüma’ı Tasavvuf’un belli başlı
konularını düzenli biçimde bir araya getiren, inceleyip yorumlayan ve eleştiren
önemli bir kaynak olup maksadı Kur’an ve Sünnet’e uygun bir tasavvuf anlayışı
ortaya koymak, tasavvufa yöneltilen itiraz ve tenkitleri cevaplandırmak,
tanımladığı tasavvuf anlayışına uymayan aşırı mutasavvıfları reddetmektir.
Serrâc, tasavvufun Kur’an ve hadis çerçevesinde mâkul bir açıklamasını yapmaya
çalışmıştır.
Sûfî olmayanların tasavvuf hakkındaki değerlendirmelerinin ihtiyatla karşılanması gerektiğini vurgulayan Serrac kitabını yazarken muteber kaynaklardan yararlanmış, aynı zamanda da pek çok sufi müellife kaynaklık etmiştir. (Sülemî, Abdülkerîm el-Kuşeyrî, Hücvîrî, Şehâbeddin es-Sühreverdî, Hargûşî, İzzeddin el-Kâşî vb.) (DİA
T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLER ANABİLİM DALI TASAVVUF BİLİM DALI TÂCÜ’L-ÂRİFÎN EBÜ’L-VEFÂ’NIN MENÂKIBI Yüksek Lisans Tezi AYŞENUR ÖZKUL İstanbul, 2008
TASAVVUF KLASİKLERİNDE
TASAVVUF VE ŞERİAT Dr. Öğr. Üyesi Mahmud Esad ERKAYA Ankara Hacı Bayram Veli
Üniversitesi, III. ULUSLARARASI AL- FARABİ SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ 9-11 Kasım
2018, Ankara
El-Lüma
Ebu Nasr Serrac Tusi-H.Kamil Yılmaz Tercümesi Altınoluk Yayınları -1996)
(Ömer
Kirazlı. ADAB Erkam Yayınları 1980)
https://www.
islamveihsan.com/peygamberimizin-ahlaki-kurandi-hadisi.html
KUT’ÜL
KULUB EBU TALİB EL MEKKİ (KALPLERİN AZIĞI) PROF. DR.YAKUP ÇİÇEK-DİLAVER SELVİ
SEMERKAND 2003
https://www.islamveihsan.com/ben-guzel-ahlaki-tamamlamak-uzere-gonderildim.html)
Prof. M.H.Oryan
Tasavvuf ve Şeriat http:// www. ilimvetasavvuf.com/index.htm
Prof. Dr. Cavit SUNAR ANA
HATLARIYLE İSLAM TASAVVUFU TARİHİ 1978
DİA
Abdülkerim
el-KUŞEYRİ VE Er-RİSALE Kadir
ÖZKÖSE Doç. Dr., Cumhuriyet Ü. İlahiyat Fakültesi TASAVVUF KLASİKLERİ Editor Prof. Dr. Ethem CEBECİOĞLU Ankara, 2010