Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Hücviri Ve Keşf-ül Mahcub

HÜCVİRİ VE KEŞF-ÜL MAHCUB

            Hücviri (Ebü’l-Hasen Alî b. Osmân b. Ebî Alî el-Cüllâbî el-Hücvîrî –ö.1072) İran veya Hint asıllı bir ailenin çocuğu olarak Gazne’de, muhtemelen 1000’den sonra doğdu. Keşf-ül Mahcub’taki bilgilere göre Suriye, Türkistan, Hindistan, Irak, Azerbaycan, Horasan ve Mâverâünnehir gibi bölgeleri dolaşarak sûfîlerle ve âlimlerle görüştü. Hücviri (ks) seyahatleri süresinde tanıdığı sufi, alim ler ve aldığı eğitim sebebiyle çok yönlü bir alim ve mutasavvıftır. Eserinde bütün üstatlarının Cüneyd-i Bağdâdî(ks) ’nin ekolüne mensup olduğunu belirten Hücviri (ks) Hanefi mezhebine mensuptu ve fıkıh ilmini tehsil etmişti. Ebu Hanife (ks) nin hem zahid hem fakih olduğunu belirten Hücviri (ks)’ye göre, Ebu Hanife, İbrâhim b. Edhem, Dâvûd et-Tâî, Bişr el-Hâfî gibi birçok sûfînin üstadıydı.  

Serrâc ile başlayan “Sünnî tasavvuf anlayışının tedvin edilmesi” sürecinin müelliflerinden, Cüneyd-i Bağdâdî’nin (ks) tasavvuf anlayışının bilinçli bir temsilcisi olan Hücvîrî (ks) derin mânevî tecrübe düzeyine ulaşmış bir mutasavvıftır. Muhâsibî kadar akla önem vermekle beraber Bâyezîd-i Bistâmî ve Hallâc-ı Mansûr gibi sûfîleri candan sever ve onları takdir eder. Hücvîrî geniş, hür ve müsamahalı bir düşünceye sahiptir; hayranı olduğu Hallâc’a uyulmaması ve onun örnek alınmamasını tavsiye edecek kadar da mantıklıdır.    Keşfü’l-mahcûb’da, tasavvufun nazarî konularına Cüneyd öncülüğündeki Bağdat ekolünün bakış açısına uygun düşen yorumlar getirmiş; bu yorumlarda Sünnî kelâm ve fıkıh geleneğini takip etmiştir.

Hucvirî (ks), eserini yazarken, Sülemî’nin Tabakâtü’s-Sûfiyye’sinden, Serrâc’ın Lüma’ından, Kuşeyrî’nin er-Risâle’sinden yararlanmış, aynı şekilde kendinden sonra telif edilen Nefehât gibi eserleri etkilemiştir.

Eserini Ebû Saîd Hucvirî isimli bir kimsenin, tarikatın usulleri, sufilerin makamları, sözleri ve davranışları hakkındaki soruları üzerine yazdığını bildiren Hücvirî (ks) eseri yazmadan önce kitabın konusunu zihninde canlandırmış, eserin ana hatlarını belirlemiş ve ondan sonra bu plan üzerine yazmıştır. Eserde lüzumsuz uzatmaların, gereksiz teferruatların yer almamasının bu titizliğin bir eseri olduğu anlaşılmaktadır. Hücvirî (ks) eserini tasavvufî adab ve erkânın ne olduğunu ve bunların şeriatın zahirine nasıl uygun düştüğünü göstermek amacıyla yazmış ve bunu da büyük oranda gerçekleştirmiştir.  

Hücvîrî (ks)’nin tasavvuf düşüncesindeki katkısı birkaç açıdan ele alınabilir. Öncelikle Hücvîrî (ks), Serrâc’ın el-Lüma‘daki tasnifini ve temel kaygılarını benimseyerek gerçek sûfîlerle sahta sûfîleri birbirinden ayırmaya çalışmış; bizzat şahit olduğu çok sayıda sapkın fırkayı tespit ederek bunların düşünce sistemlerini eleştirmiştir.

İkinci olarak Hücvîrî (ks) bir din ilmi olarak gördüğü tasavvufun dinî ilimlerin arasındaki konumunu güçlendirmek üzere sûfîleri bilhassa kelâm tartışmalarındaki muhtemel görüşlerini tespit etmiş ve onları nazari bir bağlama yerleştirmiştir.

Hücviri (ks)’nin önemli özelliklerinden birisi de ilk kez tasavvuf fırkalarını tasnif etmesidir. Her hâlükârda Hücvîrî, tasavvufun bir “din ilmi” haline geldiğine ve kendi içerisinde fırkalar ürettiğine işaret ederek Cüneyd (ks) ile başlayan Sünnî tasavvufun teşekkül sürecinin artık olgunluk devresine ulaştığını anlatır. Hücvîrî, tasavvufun sema, raks, hırka giyme ya da şatahat gibi çeşitli tartışmalı konularına ilişkin kendi özgün düşüncelerini ortaya koymakla birlikte, genel anlamda geleneğin tutumunu benimseyerek orta bir yol tutmayı tercih etmiştir.

Keşfü’l-maḥcûb’un birinci bölümünde ilim, fakr ve dervişlik, tasavvufun mahiyeti, hırka giyme, sûfîlerin fakr ve sûfîlik konusundaki ihtilâfları ile melâmet konuları işlendikten sonra ilk dört halifenin, Ehl-i beyt imamlarının, tâbiîn neslinden zâhidlerin ve diğer sûfîlerin biyografilerine yer verilmiştir.

Hücvîrî (ks), gittiği yerlerde yer yer tasavvufu yanlış anlayan ve uygulayan sahte mutasavvıfları şiddetle eleştirirken, tasavvufî hayatın derinliklerini kavramak ve bunları ifade etmek için aklî ve mantıkî ölçüleri ve ilkeleri mümkün olan en geniş şekilde kullanmıştır.

 SÜLEYMAN ULUDAĞ DİA

https://islamdusunceatlasi.org/hucviri

Mustafa AŞKAR Prof. Dr., Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi. TASAVVUF KLASİKLERİ Editor Prof. Dr. Ethem CEBECİOĞLU Ankara, 2010 EBÛ 
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hücviri Ve Keşf-ül Mahcub

Mustafa ESER Mustafa ESER