Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Hacı Bayrâm I Velî 1339 401352 1430

HACI BAYRÂM-ı VELÎ (1339-40/1352-1430)

 

Anadolu topraklarında yaşayan bir Türk mutasavvıfı tarafından kurulmuş ilk tarikat olan Bayramiyye’nin pîri Hacı Bayrâm-ı Velî, (Vakfiyelerde “Kutbü’l-evliyâ eş-Şeyh el-Hâc Bayram b. Ahmed b. Mahmûd el-Ankaravî” ve “Kudvetü’s-sâlikîn, kutbü’l-evliyâi ve’l-ârifîn, el-hâdî ilâ tarîkı’l-Hakkı ve’l-yakīn, vâkıf-ı esrâri’l-vâsılîn... Hacı Bayram b. Ahmed b. Mahmûd...”) XIV. yüzyılın ilk yarısında Orhan Gazi döneminde Ankara’da Çubuk suyu diye tanınan nehrin kenarındaki Solfasol (Zülfazl) köyünde doğdu. XVI. yüzyıl müelliflerinden Lâmiî Çelebi, Hacı Bayrâm-ı Velî’nin Ankara’da doğduğunu, aklî ve şer‘î ilimleri tahsil ettiğini, Ankara’da Melike Hatun’un yaptırdığı Kara Medrese’de müderris iken burayı terk edip Somuncu Baba’ya intisap ettiğini yazmakta ise de belirtilen dönemde Ankara’da bu isimde bir medrese bulunmamaktadır.

Bu sebepten Pir Ali Aksarayi’nin, Hacı Bayram Veli’yi batıni müderris sayan ifadesini doğru kabul etmek gerekir. (Kaynaklara göre Hacı Bayram Veli’nin 7 halifesi vardır. Ömer Dede, Akbıyık, Baba Nahhâs, İnce Bedreddin, Kızılca Bedreddin, Selâhaddîn-i Bolevî, Muslihuddin Halife).  Sarı Abdullah Efendi ise Hacı Bayram’ın hayatta iken hiç kimseye hilâfet vermediğini, vefatından sonra “altı nefer”in (İnce Bedreddin, Kızılca Bedreddin, Uzun Selâhaddin, Akbıyık, Akşemseddin, Ömer Dede Bursevî) ortaya çıktığını yazar.

Bayramiyye’nin silsilesi konusunda iki ayrı görüş vardır. Somuncu Baba ‘ nın (Ebu Hamidüddin Aksarayi) tarikat silsilesi, Erdebil’de intisap ettiği Hâce Alâeddin Ali Erdebîlî (ö. 1429) ve Sadreddîn-i Erdebîlî (ö.1391) vasıtasıyla Safeviyye tarikatının kurucusu Safiyyüddîn-i Erdebîlî’ye (ö.1334) ulaşır. Silsile Safiyyüddin’den sonra İbrâhim Zâhid-i Geylânî’de (ö.1291) Halvetiyye, Kutbüddîn-i Ebherî’de Ebheriyye, Ebü’n-Necîb es-Sühreverdî’de Sühreverdiyye silsilesiyle birleşir; Cüneyd-i Bağdâdî ve Hasan-ı Basrî vasıtasıyla Hz. Ali’ye ulaşır.

Çalışmamızın Şeyh Safi bölümünde belirttiğimiz üzere Safeviyye tarikatı başlangıçta Sünnî ve Halvetî iken Hâce Alâeddin’in torunu Şeyh Cüneyd zamanında ise tam anlamıyla Şiî-Bâtınî bir hüviyet kazanmıştı. Tarikatın Anadolu’daki temsilcisi Somuncu Baba olarak bilinen Ebu Hamideddin Aksarayi olmuş, Hacı Bayram Veli şeyhinden aldığı emaneti devam ettirmiştir.  Sarı Abdullah Efendi Hamîdüddin’in asıl feyiz kaynağının Hâce Alâeddin olduğunu söyleyerek Bayramiyye’yi Safeviyye’ye bağlayarak Nakşibendiyye ile Halvetiyye’yi birleştiren bir tarikat olarak tarif etmiştir.

Müridlerinden İnce Bedreddin’in, sohbetleriyle ilgili verdiği bilgilere göre Hacı Bayram Veli (ks)Arapça ve Farsça bilmektedir ve sohbetleri yüksek bir ilim ve irfan meclisidir.

Hacı Bayram’ın vefatından sonra dervişlerinin bir kısmı ilâhî aşk, cezbe ve melâmeti temsil eden Emîr Sikkînî’ye; zühd, takvâ ve riyâzete temayülü olanlar da Akşemseddin’e tâbi olmuştur.

Sade bir dille ve hece vezniyle yazılmış, vahdet neşvesini terennüm eden dört şiiri dışında Hacı Bayram’ın günümüze intikal eden eseri bulunmamakta olup oda pek çok sufi gibi kitap telifine sıcak bakmamıştır.  Mürid/halifelerinden Muhammed Bican Efendi, yazdığı Muhammediyye’yi hocası Hacı Bayram-ı Velî’ye takdim ettiğinde; “Ey Muhammed! Bu kitabı yazacağına, kalbinin nûrlanması için çalışsan, nefsini terbiye etmek için uğraşıp onu yola getirseydin daha iyi olmaz mıydı?” buyurmuştur.  

Anadolu’nun manevi mimarlarından olan Hacı Bayram Veli’nin hayatı da pek çok sufi gibi menkıbeyle karışmış olup hakkında yazılanların bir kısmı tarihi gerçeklerle örtüşmez. Şeyhi Somuncu Baba’dan aldığı manevi emaneti devam ettirmiş ve gelecek nesillere naklederek vazifesini bi-hakkın yerine getirmiştir. Hacı Bayram Veli (ks) ortaya koyduğu tasavvufi ekolle, zekredilmeyi her şekilde hak etmiş bir Allah(cc) dostudur. 

Hacı Bayram’ın Edirne’den dönüşünden sonraki dönemde tarikatın Sünnî hüviyeti belirgin bir şekilde müşahede edilmektedir. Hacı Bayram’ın çiftçilik yaparak emeğiyle geçinmesi, müridleriyle imece usulü ekin kaldırması, esnaf arasında “Ahî Baba” diye tanınması gibi bilgiler onun sosyal hayatının canlılığını ve halkla bütünleşen bir tasavvuf anlayışına sahip olduğunu göstermektedir. Hacı Bayram, Sünnîliği esas alan imparatorluğun mânevî dünyasının mimarıdır denilebilir

Kendisi de eski bir müderris olan Akşemseddin “tâife-i nûriyye” dediği sûfîlerin, daha doğrusu açıkça belirtilmemekle birlikte Bayramiyye mensuplarının tutum ve davranışlarının sünnete aykırı olmadığını, fıkıh, hadis ve tasavvuf kitaplarından deliller göstererek bunların sünnete uygun olduğunu savunmuştur.  Sohbeti gayet müessir olan ve birçok kişiyi “zirve-i velâyet”e eriştiren Hacı Bayrâm-ı Velî’nin vefatından sonra Bayramiyye, Akşemseddin’e (ö. 1459) nisbet edilen Şemsiyye ve Ömer Sikkînî’ye (ö. 1475) nisbet edilen Melâmiyye adlı iki büyük aslî kola ayrılmış, tarikat Bayramiyye-Şemsiyye şubesiyle devam etmiştir.

Hakkında yapılan çalışmalara göre Hacı Bayram Veli’nin(ks) Öğretisinde aşağıdaki hususlar öne çıkmaktadır:

Kendini) Bilme, Tevhid,  Gönül, Tevazu ve Diğergâmlık, Çalışkanlık, Yardımlaşma, Sohbet,

Hacı Bayram Veli(ks) Tasavvuf yolunu miskinlik değil çalışmak, dünyayı reddederek el etek çekmek değil, dünyayı imar etmeye gayret etmek biçiminde anlamış, bu doğrultuda Hakk’ın rızasını halka faydalı olarak aramaya çalışmıştır.

 TALİM: JOURNAL OF EDUCATION IN MUSLIM SOCIETIES AND COMMUNITIES/dergipark.org.tr/tr/pub/talim Aralık 2022 Banu Gürer / Hacı Bayram-ı Veli'nin Öğretisinde Din Eğitimi Açısından Öne Çıkan Değerler Doç.Dr., Marmara Üniversitesi Din Eğitimi Bölümü,

NİHAT AZAMAT FUAT BAYRAMOĞLU

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Hacı Bayrâm I Velî 1339 401352 1430

Mustafa ESER Mustafa ESER