Sergide Ben de Varım
5 Aralık 2025
H. Çiğdem Deniz
Bugün yeni bir etkinlik için hazırlanıp kapımızı aralamıştım ki, karşı komşumuz Nurettin abi de cuma namazı için çıkmak üzereydi. Asansöre beraber bindik. Eşi Semra Hanım’ı sordum; “İyi çok şükür,” dedi.
Asansörün yağ sızıtan kısmına fazla yaklaştığımı görünce beni hemen uyardı: “Aman dikkat et, üzerine damlamasın.”
Komşuluk böyle bir şey işte; içten, düşünceli, insanın gönlünü ısıtan. “Ev alma, komşu al” sözünün hakkını veren insanlar...
Dışarı adımımı atar atmaz yağmurun ince ince çiselediğini fark ettim. “Ben bir şemsiye alıp geleyim,” deyip geri döndüm. Nurettin abi ise huşu içinde kılacağı namazın yoluna koyuldu, ben de şemsiyemi alıp 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Gününde düzenlenen “Kadın İsterse” isimli sergiye doğru yoluma devam ettim.
Yağmurda erimem belki ama şemsiyenin üzerine düşen damlaların sesini dinlemeyi çok severim. Şehrimin sokaklarında, caddelerinde yağmurun altında yürürken içime bir huzur yayılır. Damlalar, sanki yeni hikâyelerin kapısını aralar; ben de her birine sevinçle kucak açarım.
Ve işte şemsiye tıkırtılarıyla ıslanmış kaldırımlarda yürürken, içimde tarifsiz bir anlam büyüyordu. Çünkü bugün, kadınların yüzyıllardır verdiği mücadelenin sembol günlerinden biriydi: 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü. “Kadın İsterse” isimli sergiye adım atmak, yalnızca bir sanat alanına girmek değil; kadınların sesine, emeğine, kararlılığına tanıklık etmektir. Yağmurun arındıran kokusu eşlik ediyordu bana, sanki gökyüzü bile bu günü daha berrak, daha derin kılmak ister gibiydi.
“Kent konseyi binasının kapıları benim için iki yana açıldığında, sanatın vazgeçilmez kokusunu çektim içime; sanki o, bağımlılık yapan bir masalın ilk satırlarıydı ve ben kendimi yeniden anlatılan bir hikâyenin içinde buldum.”
İsim olarak değil belki ama simaen tanıdığım pek çok kadın sanatçı vardı içeride. Beni görünce, mavi şapkamın sihirli gücüne teslim olup gülümsediler; kimisi bir övgü bıraktı omzuma, kimisi sıcak bir selam. Yine kendi hâkim tarzımla dikkatleri üzerime çekmiş, şıklığımın gönülden gelen iltifatlara vesile olduğunu hissetmiştim. Ve doğrusu, her kadının hoşuna gidecek türdendi bu zarif dokunuşlar.
Yakın zamanda sahnede birlikte nefes aldığım Anıl ve Evrim de, küçük bir müzik resitali için oradaydı. Sessizce yanlarına yaklaştım; masada atıştırmalıklar vardı ama benim bütün derdim her zamanki gibi suydu. Bir yudum aldım, içimde hafif bir kıkırdama…
Daha öncede salonun girişine doğru ilerlerken Evrim’le göz göze gelmiştik. Farklı renklere boyadığımız tırnaklarımızı birbirimize gösterip, çocukça bir neşeyle ellerimizi fotoğrafladık. Kendime hiçbir zaman “sanatçı” dememiştim—ta ki bugüne kadar.
Evet, uç noktalarda buluşmayı seven ben, bu salonun içinde onların arasında sessizce dolaşırken, Balıkesir’in nabzını tuttuğumu hissettim. Masada dururken onlara şunu söyledim:
“Bir gün Balıkesir’de kadın başlıklı yazılarımın her birinizin yüreğine ulaşacağını biliyorum.”
Ve günün sonunda…
5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nün yalnızca bir takvim hatırlatması olmadığını bir kez daha hissettim. Kadınların sesi, emeği, sanatı ve varoluşu bugün bir sergi salonunun duvarlarında değil, birbirimizin gözlerinde yankılandı.
Ayşe’nin omzuma bıraktığı güven, Evrim’in gülümsemesi, Anıl’ın ezgileri, tanıdık yüzlerin samimiyeti… Hepsi bir araya gelip tek bir gerçeği fısıldıyordu:
Kadın isterse, dünya değişir.
Ve biz bugün, o değişimin hem tanığı hem taşıyıcısıydık.
Yağmurun altında başlayan yolculuğum, kadınların izleriyle örülü bir güne dönüştü; içimde yeni bir güç, yeni bir umut bırakarak.
Belki küçük bir adım, belki fark edilmeyen bir an… Ama biliyorum ki her kadın, bir diğerinin yolunu biraz daha aydınlatıyor.
Bugün, işte tam da bunun günüydü.
(
Sergide Ben De Varım başlıklı yazı
çitlembik tarafından
7.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.