şiir ve ben
iki kafadar hiçiz


yükümüz dünya rengimiz isli
birimiz eksik kalsa biter mi hiç kimimiz
birimiz masal olsa birimiz hatırası
geçer miyiz kelime denen o daracık kederden


bir noktanın içinde hapsolan
aşkla dolup taşan
her adımda biraz daha noksan kalan
şah damarı kesilmiş bir geceyiz
bir nihan bahçesinde
metaforlar kiraladık
ruhumuzun üryanlığını örtsün diye
hangi metaforu giydiysek
astarımız hep kış kaldı


iki sürgünüz
kendi ana dilimizin kıyısında
sen bir ünlem gibi dikilirsin
ben bir soru işareti
acemi yüzlerin dostu olan
o merhametli virgüllerin yasında
yıkanırız her akşamüstü
unuturuz o en ağır emaneti


İmgelerin bu kasvetli boğazında
yürürüz kelimelerin kanayan o incecik
o toy sızısında
sırtımızda bir heybe dolusu rüzgâr
ve tuzlu sessizlik
konaklarız her gece, bir harfin yarım kalmış rüyasında

şiir ve ben
iki kafadar hamal

bu hayalhâne panayırında
bir sözcük çırağının dünyasında
uykusuz ve aç nöbetlerde
bakışların mihrabında
kuraklık geçişlerinde
gözbebeklerindeki çöl serabında
parmaklarımız buzdan birer ney kamışı
üfledikçe soğuk bir hicaz dökülür
kağıdın beyazına,
şiir ve ben
muhtacız bir yazın nazına


hiçbir sözlüğün kabul etmediği 
o yasaklı kökte
biz ki bir mısranın beline dolanmış iki sarmaşık
hangi imge bize bu kadar derin bir gurbeti dermiş
özneler firar etmiş
yüklemler çoktan can vermiş
artık ne kağıt tanır bizi
ne de kalemin ucu


göz kapaklarımızda biriken bin yıllık o toz bulutu
hangi bağlamın içine düsşek
d’ar gelir bu avuntu


şiir ve ben
iki kafadar serseri
bir isyanın tam ortasında
biz yürüdükçe dünyayı ikiye biçeriz
dilde yangın, elde fener
gökyüzünü bir mendil gibi serer önümüze
annemizin kokusunu süreriz


hiç söylenmemiş sözlerin
dikiş izlerini taşırız durmadan
kırılır içimizde o eski o mağrur şair sesi
iki suç ortağıyız bu amansız yangında
kederi bir zeytin dalı gibi uzatırız birbirimize


şiir ve ben
iki kafadar kelimeyiz
ölümün o en tanıdık, en yakın yetimleri
geçeriz kendimizden
uyumlu bir şekilde silinip giderek





_boran
( İki Kafadar başlıklı yazı RamazanBoran tarafından 22.12.2025 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu