Ah Be Zalim Seni Sevdiğim Söyle Yalan Mıydı
Mührü zamana uğrayandı dalyalarca
şiire gem vurduğum…
O küskün yıllardı naçizane salkım
saçak savrulduğum
Bir alıntı imiş meğer yaşamak
Kimine göre çalıntı
Aldatıların ıslıklayan renkleri gibi
nasıl da alımlı
Sözcüktü tükenmeyen o illet
Verilen de hükümdü elbet varlıkla eşleşen
her duygu
Yokluğa ve yoksunluğa nispet
Kırık notalar dergâhı
Ah, be zalim, seni sevdiğim söyle
yalan mıydı?
Tek metruk hece iken aşk
Koyultuşunda gecenin var gücümle
özleme tutsak
Hicvi kırık bir tel misali
Harcanan vakitse adeta hayatın
kesilen irsaliyesi
Namı da almış yürümüş bir kere
çalınan makamların piri olan,
Ah, bir bilebilsem nerede.
Tuzu da kurudur hani ahvalin
Yanan tütsüler yorgunluğun da minval,
Göz gözü görmez tozunu savurduğum
mealin
Bir içim su olsa bile aşk, kim bilir
nerede?
Saf tuttuğu bir sınırmış meğer
Yüreğin kavuşamadığı ulaşılası
imkansız tepede
Yanar da yanar beyitler
İşinin ehli şaşkın şair kim bilir
nerede?
Öncesi hüküm keser
Sonrası meçhul kimi zaman nasıl da
eser
Beyhude imiş meğer aşka talipte bulunan
kader
Seferisi duyguların
Seyyah ve yaralı mizacı şairin
Hüznü ekili o tarh
Gel gör ki sever de sever
Hem de nasıl
Doyamadığı kadar
Şehla bir düş belki vazgeçiş
Hükmü veren yüce İlah, aşkın da
merkezi
Kayan bir yıldız gibi tozu dumana
katar da şair
Nihayetinde vazgeçtiği çiçek kimliği
Nasıl da ağzına yakışırdı söylediği
kadar ahvalin
Bir kırık nota ya da atanmış kayyum
şiirin mezadına
Kırılgan yârin esrik gövdesinde
şiirin de kavuşamadığı ulvi tepe
Elbet gönül gözü kalp sesi
Şiarı varsa yoksa kulakları dahi
sağır eden bitimsiz sevgi
- Yorumlar 6
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.