Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Bu Nasıl Bir Sırdır Kimse Bilmez

Bu Nasıl Bir Sırdır Kimse Bilmez

Ey gönül, sus artık! Bu sessizliğin sesinden büyük çığlık yok, 
O’nun huzuruna boş gelme, gözyaşından özge bir meta yok.
Varlık dedikleri bir rüyadır, Senden gayrı aslı astarı yok, 
Aşk denizine düşen bilir; bu deryanın kıyısı, kenarı yok.

Sensiz bu aşk meclisinin, ey kerem kaynağı, yolu yok, 
Neyleyeyim o eğlenceyi ki içinde geceyi süsleyen ayı yok.
Daha ne kadar sürecek bu keder gecesi, hiç sabahı yok, 
Bu nasıl bir sırdır; kimse bilmez, bilse de anlatacak ağzı yok.

Şu koca dünya sığınağında, kimsenin feryadı, ahı yok, 
Gezdim harabeler semtini, orada bile bir haberi olan yok.
Gönül aynası tozlanmış, senden başka cilalayacak kimse yok, 
Bu dert pazarında can satılır ama alacak bir müşteri yok.

Şimdi bu garip kulun, kapında beklemekten başka işi yok, 
Son nefeste adını ansa yeter, cennet bağına dahi merakı yok.
Sensin bu dünya meclisinin o apaydınlık gizli ışığı, maadası yok
Aşk şarabından bir yudumla, sarhoş eyle bu aşığını senden gayrısı yok

Feleğin çarkı döner ama dostun vefası gibi bir devri yok, 
Sultan olsan ne çıkar, aşkın kapısında kul olmayanın tahtı yok.
Sana varmayan her yol karanlık, sonunda bir menzil yok, 
Seni anmayan her dil dilsiz, sözünde bir tadı tuzu yok.

Akıl gemisi karaya oturur, bu fırtınanın bir limanı yok, 
Gönül kuşuna kafes dayanmaz, artık uçacak bir diyarı yok.
Her neye baksan O’nu gör, gayrı bir renk, başka bir boya yok, 
Güneş doğunca yıldızlar söner, hakikat gelince gölgenin hükmü yok.

Gel ey sâki . Öyle bir kadeh sun ki; içinde dünya telaşının zerresi, kederin tek bir gölgesi yok,
Bu öyle bir sarhoşluk olsun ki; ne dünü kalsın aklın, ne yarın korkusu, Senden gayrı hiçbir tasası yok. 

Gök kubbe bir kağıt olsa, denizler mürekkep; yine de anlatmaya yetmez bu aşkı, lügatlerde karşılığı yok,
Zira bu sessiz bir fırtınadır; kalbi yakar kavurur da, dışarıdan bakana ne bir dumanı, ne de bir yarası yok.

Bak, artık ne gece kaldı ne gündüz; zamanın o dar kıskacında ruhun tutunacak bir daldan başka ihtiyacı yok,
Şahlar tacını bırakmış, dilenciler hırkasını; aşkın huzurunda kimsenin birbirinden farkı, üstün bir rütbesi yok.

Bir nokta olduk bu koca evrende, ama o noktanın içinde gizli binlerce güneş; artık karanlığın zerrece şansı yok,
Vardık o eşiğe ki; konuşan diller lâl olmuş, gören gözler kamaşmış; artık sözün bittiği yerdir burası, başka sayfası yok.

Toprak aslına döner, can canana; bu emanet bedenin Senden başka gidecek bir kapısı, sığınacak bir yuvası yok,
Söndür bütün kandilleri, kapat bütün kapıları; gönül penceresinden doğan o nur kâfidir, başka bir ışığa lüzumu yok.

Aşkın sırrı bende değil, ben aşkın içindeyim; artık ne "ben" kaldı ne "sen", bu birliğin ne başı var ne de sonu yok,
İşte bu son nefes, bu son hece: Aşkından özge bu cihanda ne bir gerçek, ne bir varlık, ne de bir mana yok...

redfer

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 7
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Bu Nasıl Bir Sırdır Kimse Bilmez

Bu Nasıl Bir Sırdır Kimse Bilmez

redfer redfer