Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Aachen Altstadtta Puppenbrunnen Güncesi

Aachen Altstadtta Puppenbrunnen Güncesi
Aachen Altstadt’ta Puppenbrunnen Güncesi

5 Şubat 2025

H. Çiğdem Deniz 

Aachen Altstadt’ta dolaşırken Puppenbrunnen’in etrafında durdum. İlk bakışta bir çeşme gibi görünüyor ama yaklaştıkça bunun bir süsleme değil, bilinçli olarak kurulmuş bir sahne olduğunu anlıyorsun. Bronzdan yapılmış figürler bir çember oluşturuyor. Ortada su var. İnsanlar ise suyun çevresinde, birbirleriyle temas hâlinde ama hiçbir temas tamamlanmış değil.

Bu heykeller Bonifatius Stirnberg’e ait. Onun işi, insanı yüceltmekten çok insanın gündelik hâllerini göstermek. Figürler düzgün durmuyor. Eğilmişler, yana kaymışlar, geriye çekilmişler. Bedenler karikatürize ama kaba değil. Abartı, insanın içindeki küçük dengesizlikleri görünür kılmak için.

Fotoğraflarda çemberin farklı noktalarına geçtim. Bazen eğilen bir figürün yanına durdum, bazen uzatılmış bir elin karşısına. Bunu poz vermek için değil, heykelin devamı gibi durmak için yaptım. Çünkü bu eser, izleyeni dışarıda bırakmıyor. İçine girildiğinde anlam kazanıyor.

En çok dikkatimi çeken şey ellerdi.
Eller açık ama net değil.
Tokalaşma var gibi ama anlaşma yok.
Bazı eller arkada saklı.
Bazıları aşağı doğru açık, sanki bir şey bekliyor.

Bu eller bana rüşveti, küçük pazarlıkları, örtük anlaşmaları düşündürdü. İnsan hayatında çoğu şey açık açık yapılmaz. Eller temiz görünür ama beden ağırlığını başka bir yere verir. İşte tam bu yüzden, eğilmiş figürlerden birinin poposuna çimdik attım.

Bu bir şaka değildi.
Bir tepkiydi.

“Soğuk bir rüzgâr” dediğim şey buydu. Rüşvetin, kayırmanın, el altından yürüyen işlerin bedende bıraktığı o tuhaf rahatlık hâli. Eller masum, beden rahat. Çimdik, bu ikiyüzlülüğe verilmiş küçük bir karşılıktı. Heykelin diliyle konuşmaktı.

Bir başka karede el uzattım. Bu bir tokalaşma değildi. Daha çok yarım kalmış bir hareketi tamamlamak gibiydi. Orada durup baktığında insan şunu fark ediyor: Bu heykellerde kimse kimseyle tam olarak buluşmuyor. Herkes bir eşikte. Ben de o eşiğe kendimi koydum.

Arkamda Aachen Katedrali vardı. Tarih, din, taş ve ağırlık. Ama heykellerin anlattığı şey büyük anlatılar değil. Günlük olan. Küçük olan. İnsanların birbirine yaklaşırken bıraktığı mesafeler.

Bu çeşmeden ayrılırken şunu düşündüm:
Stirnberg, insanı kukla gibi göstermiyor. İnsanın zaten bazen kukla gibi davrandığını söylüyor. İpler görünmüyor ama yok da değiller. Çoğu zaman elimizde değilmiş gibi davranıyoruz.

Bugün burada sanatla fotoğraf çektirmedim.
Sanatın içine girip kendi yorumumu bıraktım.
Bir el uzattım, bir dengeyi tuttum, bir yerde de çimdik attım.
Hepsi bilinçliydi.
Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Aachen Altstadtta Puppenbrunnen Güncesi

Aachen Altstadtta Puppenbrunnen Güncesi

çitlembik çitlembik