Gocaman Irabbım Gimseyi Açıkla Terbiye Ediveemesin 2 Bölüm
GOCAMAN
IRABBIM GİMSEYİ AÇIKLA TERBİYE EDİVEEMESİN. -2.
BÖLÜM-
Geçen bölümde torun,
dedesine ‘’ -Eyi ya zebaniler
salmasınlar Şeytan’ı. Allah da zebanilere kızıp onları Cehennem’den Cennet’e atsın. Bundan
daha güzel şey mi olu?’’ Diye
sormuştu ve ben de
içimden ‘’ Haydi
buna da cevap ver
de görelim. ‘’ demiştim dedeye.
Şimdi oradan devam
ediyoruz.
******
Dede cevabı patlattı:
-Torunum ! Zebanile çoook uzun zamandan beri hep Cehennem’de
çalışıveediklerinden o ortama alışıveemişle elbette. Isanın memleketinden
ayrılması goley mi? Sen hiç gurbet görmediğin için nerden
biliverecen? Zordur gurbetlik. Hasreti va, yeni bir ortama alışması vaa,
dilini bilmen, adetini töresini bilmen. O yüzden ‘’Cennet’’ lafını duyunca
ödleri sıdıyo ( Ödleri kopuyor yani) zebanilerin.
İçimden ‘’ Helal dede. İyi kıvırdın.’’ Dedim. Gerçekten de dede süperdi
doğrusu.
Dede devam etti.
-Melekle, Şeytan’ı alverip Irabbımın huzuruna çıkarveemişler. Irabbım
sormuş yine ‘’ De bagalım şetan-ı alyehinnahle. Ben kimin, sen kimsin?’’
Şeytan yine hükela hükela cuvab veemiş: ‘’ Sen sensin, ben benin.
Irabbım fena halde gazaplanmış. ‘’ Götürüveerin bu deyyusu bin yıl daha Cehennem’de
galsın. O zaman görür ebesinin örekesini’’ Demiş.
Torun atıldı.
-Dedeee. Öreke ne?
Dede cevap verdi.
-Hanı ninenin vaa ya kirmen. O işte.
-Eee. Kirmen ne alaka?
-Torunum ! Irabbımın cezasına uğrayan biri hayalında hep bu kirmeni görürmüş.
Neden böyle imiş bilemeyon gaari. Takdir-i ilahi…
[ Öreke aslında tam olarak eskiden ebelerin doğum yapacak kadınları oturttukları, doğumun gerçekleştiği sandalyedir. Günümüzde doğum koltuğu diyoruz bunlara. ]
Neyse…Melekle Şeytan’ı yine almış yine Cehennem gapısına
getiriveemişle. Demişle ki: ‘’ Bu deyyusu bin sene daha fırında
dudacakmışsınız. Yüce Irabbımın emri.’’
Baş zebani itiraz ediveemiş. ‘’ Ohooooo, iyice suyunu çıgarıveediniz. Bundan
kelli artık eline bir tepsi baklava, iki dene badılcan, bir dene oğlak budu
alan ‘’şunu da fırına adıvee’’ diye kapımıza dayanıveri gari. İşin yogsa aaşama
gada millete badılcan közle, mısır pişir… Yok yani mesai ücreti filan da veren
yok. Boğaz tokluğuna çalışan ısana bu gada zulum da olmaz ki.’’
Melekle üzüntüyle başlarını eğmişle. ‘’Haglısın gaadeş. Emme bizim de
edeceğimiz bir şey yok. Biz de emir guluyuz. Yüce Irabbım ‘’Götürüverin ‘’
Dedi. Yoosa biz de meraglı değiliz senin Nâr-ı cehennemine.
Derkene Şeytan’ı bin sene daha Cehennem’de dutmuş Irabbım. Bin sene
sonra meleklere yine ‘’ Gidin o deyyusu çıkarıverin gari. ‘’ Demiş.
Bin sene sonra melekle bir kez daha Cehennem’in gapısına gelmişle.
Zebanilerle ‘’verirdin, vermezdin’’, kavga döğüş sonunda alıveemişler Şeytan’ı,
yine Yüce Irabbımın huzuruna çıkarmışlar.
Yüce Irabbım yine sormuş Şeytan’a ‘’ De bagem goca namıssız. Ben kimin,
sen kimsin?
Şeytan ‘’ Yav beni ikide bir solaryuma sokup sonra ne diye bu soruyu soruyon
ki. Sen sensin ben de benin ‘’ Diye cuvab veemiş.
Yüce Irabbım ‘’Ulen bu namıssızı ateşten yaraddığım için ateş tesir etmiyo
köpeğe.’’ Dedikten sonra meleklere emretmiş:‘’Bunu zencire vurun. Elli sene aç
galsın. O zaman görecen ben onun fiyakasını’’
Melek demiş ki: ‘’ Bu namıssız bin sene ateşte yandı yine aglı başına gelmedi.
Şimdi elli sene bir şey yemese ne olacak ki?’’
Yüce Irabbım ‘’ Len siz işinize bagsanıza. Size ne deyosam onu yapın. Son zamanlarda
bunlara da bir şey oldu. Emirlerimi sorgulayıveriyolar. Şeytan diyo hepsini
sok Cehenneme’’ dediği anda Şeytan atılmış: ‘’ Ben ne deycen?
Bene ne , Cehennem’e mi adıyon, burada mı dutuyon? Bene sorduğun mu va? Bene sorsan sevap
işleyenlerin alayını Cehennem’e, günah işleyenleri Cennet’e almaz
mıyın?
Yüce Irabbım ‘’ Evet o konuda haglısın. Senin bir şey dediğin yok.’’ Dedikten
sonra meleklere dönmüş ‘’ Ula siz hala burada mısınız? Gıvrag olun. Şu namıssız
cavırı bağlayın. Ne su ne ekmek verin.
Eyvaaahhhh. Torunun gözler kapanmaya başladı. Tam da korktuğum gibi çocuk uyumaya
başladı. Olamaaazzzz. Aha da uyudu.
Dede, torunu uyuyunca haliyle sustu .Ben - aslında bildiğim ama böyle bir
anlatımına ilk defa şahit olduğum- bu kıssanın devamını dinlemek için can
atıyordum. Yavaşça adamın omzuna dokundum.
-Abi Allah’ını seversen kesme. Bak buraya kadar can kulağıyla dinledim
seni. Gerisini bana anlat.
Dede, hafif yan dönerek anlatmayı sürdürdü.
-Daha elli sene dolmadan Şeytan başlamış ağlemeye. ‘’ Ne olur
bene ekmek verin, su iledin. Len sizin Allah’ınız kitabınız yok
mu? Müslümana bu yapılır mı?’’ Diye.
-Pardon..Şeytan mı diyor ‘’ Müslümana bu yapılır mı’’ Diye?
-He Şeytan deyo.
-Eeeee?
-Yüce Irabbım Şeytanı’ın ağlemelerini duyveemiş. Meleklere ‘’ Çözün
şerefsizi, getirin huzuruma.’’ demiş. Melekle, Şeytan’ı Irabbımın huzuruna
ilediveemişler. Irabbım sormuş: ‘’ De bagem. Ben kimin, sen kimsin?’’
Şeytan cuvab veemiş: ‘’ Sen Canab-ı Rabbül aleminsin, ben ise aciz bir kulunum’’
Yüce Irabbım. ‘’ Hımmmm, aglın başına geldi nihayet ha’’ Dedikten sonra
meleklere emretmiş: ‘’ Tez bu deyyusa güzel bir zeytinyağlı Ayşegadın fasülye,
piriç pilavı yapıverin. Bolca ayranı da unudmayın. Haa datlı olarak da bol
yımırtalı revani yapverin gari.’’
Şeytan adılıveemiş: ‘’Guru soğan da isterin.’’
Irabbım ‘’ Tamam len tamam. Madem ki sen benim Rabbül alemin olduğunu kabul
ettin, sene ikramiye olarak bir baş da guru soğan veriyon yemeğin yanında’’
Demiş.
- Zeytinyağlı Ayşekedın fasulye, pirinç pilavı, ayran, revani, kuru soğan mı?
Dede gevrek gevrek güldü.
-Gelin aaşama onları yapverecedi. Aglıma onlar gelveeedi. Yani Şeytan Allah’a
‘’ Sen Rabbül Aleminsin, ben aciz bir kulunum’’ Dedikten sonra Yüce Irabbım, izzetiyle Şeytan’ı doyurmadan
göndermemiştir huzurundan değil mi?
-Haklısın abi. Rabbimin izzet ve keremi o kadar boldur ki O isterse Şeytanı
bile aç koymaz. Allah razı olsun. Çok güzel bir kıssaydı. Peki sence
bu kıssanın ana fikri nedir.?
Dede yüzüme baktı bir müddet. Sonra cevap verdi:
-Ben ana fikir, buba fikir aanamam. Aanadığım bir şey vaasa o da Irabbım
, Şeytan’a iyi ayar vermiş. Ve tabii ki bi de ‘’Irabbım hiç gimseyi
açlıkla terbiye ediveemesin.’’
- Haa haa haaaa. Sanırım en doğru sonuç bu:Allah, Şeytan’a
iyi ayar vermiş ve
Allah kimseleri açlıkla
terbiye etmesin’’ Allah
razı olsun abi.
-Allah senden de ırazı olsun.
*****
Bu ülkenin ne güzel insanları var değil mi? Yeter ki onların sözlerine kulak
verelim. Anlattıklarını dinleyelim. Varsın anlattıkları hikaye olsun, varsın
kendilerinden bir sürü şey katsınlar. Varsın anlatılanlar bilimsel olmasın.
Yahu her şeyde ille de bilim aramak zorunda mıyız? Evet… Camilerde hocalardan,
Ramazan aylarında koskoca İlahiyat Profesörlerinden , şimdi de bir abiden, bir
dededen dinlediğim şu kıssada
ilim yoktu elbette ama irfan olmadığını kim söyleyebilir?
- Yorumlar 10
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.