Bilin Ki Ceset Değil C/esaret…
Bin yaşında bir öyküyüm ben: hala saf
hala duru
Temyize gönderilmiş verilmiş yanlış
hükümlerden mustarip
İç hacmi bir milim yürek sesi
takriben bin ışık yılı uzakta
Tuzağa düşürülmüş bir yavru fani gibi
İçimin ılıman iklimlerinden t/aşan
Aşka aşkla kıyama durduğum ayan beyan
Gel gör ki: kara yüreklerden sızan
Kiri ve kini bertaraf edemediğim
Bir gülün değil bir günün hiç değil
S/onsuzlukla iştigal
Sözcükler iken çeperim
Aşk iken pusulam
Radarıma takılan:
Ah, hicran dolu düşlerim…
Bir içimlik bilirler şiirlerimi
Ne nüktedan oluşuna hükmederler
Ne de saf durduğum o s/afiyet dolu
yokuşta
Ah, asılı na’şım
Ruhumda esen yılkı atlarının rüzgârı;
Dönendiğimdir anamın mezar taşı
Ve yuhalandığım
İç sesimle örtülü makberim
Azat edilesi bir kuşa dahi
öykünebildiğim:
Öyle ya, bin yaşında bir öykü
Çoktan nefsimi öldürdüğüm
Günyüzü görmeye meyyal
Günsüz gülüşlerinde zalimin
Tekdüze nefes alışlarında bilinmezin:
Kâh Arnavut kaldırımlarında sektiğim
Kâh ölüp ölüp dirildiğim
Muhafaza etmekle yükümlü
Serbest atışında içimdeki yılkı
atlarının
Gem vursam ne ki duygularıma
Katlandığı kadar efkârımın
Ütüsüz gülüşlerimde
Ötesiz sevişlerimde
Bir sevinç iken özlemim
Bir derdest taş ki atılmış kuyuya
Kırk akıllının çıkaramadığı
Kim olursa olsun gittiğim huyuna
suyuna
Huy çıkar can çıkmaz madem
Matemimle gömün beni imsak vakti
Kuluçkada yatan umuduma bel bağlayan
bir minval ki:
Hali hazırda bir çocuk gibi
İçten sevebildiğim
Hali hazırda uyruğum
Döngününse benden esirgediği
O rahmeti
O sevgiyi
Boca edebildiğim kadar en tepeden
Uyluğu kırık bir güncenin ve
yazdıklarımın
Söyleyin, ey ahali!
Yok mudur ederi?
Bunca zamandır verdiğim emeği
Hor gören iblisi
Nasıl da görmezden geleyim?
Aklım başımda
Duygularım olsa ne ki revaçta?
Ben ki:
İnsan kalabilme savaşımla
Daha kaç kere ölmeliyim?
Yuhalanmış gözyaşım
Makberinde dört dönen yaralı na’şı
anamın
Göğsümde müebbet yemiş
Ah, o sevdalı başım
Kükreyen iç sesim midir bunca
zamandır yazma aşkım
Sevmelerin yücesi iken de aş/k/ım
Aş erdiğim her ezan vakti
Kursağımdan geçmez iken helal lokmam
Kim göz koyduysa mabedime
Elleri kırılsın o isyankâr sefil
yalancıların!
Gök kükremeden
Ecel gelse bile erken
Emsalsizdir benim saf yanım!
Eğer ki inanç ve umut ve sevgi iken
insan
Olabilme yolundaki yanlışım,
Asın beni defalarca
Ölsem dahi düşmeyecektir yana başım!
Baş koyduğum insan olabilme savaşım
Baş eğmediğim kadar yalana yanlışa
Metruk zindanlarda körelse dahi
ilhamım
Zanlardan zamlı yalanlardan
Uzak kalmayı başardığım kadar insanım
Kalamasam bile
Cennetim bilin ki saklıdır ta içimde
Görmediğiniz neyse
Görünenden ibaret değildir ne de olsa
Siz yaşadığınız kadar pahalı ve lüks
mevkilerinizde…
Ederim nasıl ki görmezden geldiğiniz
Atarımdır iç sesim ve kalbim ve
niyetim
Döngünden arda kalan
O tek kırıntı dahi yeter
Meylettiğim aydınlıkta saklı olsa da
keder
Esef dolu bir münazara
Gıybetinizden neyse düşen payıma
Gıyabında bu esaretin
Bilin ki ben bir ceset değil ayan
beyan
Cesaretim
Baş eğmediğim kadar dünyanın
yalanlarına
Baş koyduğum O Ateş ki
Dönmeyeceğim kadar da devam ettiğim
aydınlık yoluma…
- Yorumlar 8
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.