Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum Sohbet Online Üyeler
(0 oy)

Göklerin Sükûnu Bozulur O Ulvî Ses İle

Göklerin Sükûnu Bozulur O Ulvî Ses İle
Göklerin sükûnu bozulur o ulvî ses ile 
Ezan-ı Muhammedî Muhammesi (Tam Metin ve Şerh)
Vezin: Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün

Ol müezzin seslenir: "Hayye ale’l-hayri’l-felâh" 
Müjdeler rûha iner, her nefes oldu selâh 
Bî-haber kalmaz cihanda zerre mikdâr-ı günâh 
Kulların dergâhıdır bu, açılır bâb-ı ilâh 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Sarsılır mülk-ü cihan, titrer o haşmetle gönül 
Lâleler boyun büker, şevk ile demler dertli gül 
Aşk-ı Rahmân ile yanmış rûha derman her usûl 
Secde-i rahmân-ı mutlak, eylemez kalbi melûl 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Bir saf-ı vâhid olup cem’ oldu cümle mü’minîn 
Lutf-ı Yezdân’la silindi pası dertli sînenin 
Zikri yükseldikçe göğe şânı artar dîn-i mübîn 
Her nefes dermanıdır bu rûh-ı bî-çâre kemîn 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Göklerin sükûnu bozulur o ulvî ses ile 
Melekler saf saf iner, her biri bir neş’e ile 
Kalb-i hüsrân uyanır, gelmez dile bin ye’s ile 
Vuslatın şerbetidir bu, içilir aşk şevk ile 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Nûr-ı tevhîd ile doldu yine kevn ü mekân 
Göklerin kapıları açıldı bu dem bî-gümân 
Arş-ı A’lâ’dan gelir kalbe o kudsî tercemân 
Zulmeti mahveyleyip subhu müyesser kıldı cân 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

O şehâdet parmağıdır göğe yükselmiş minâr 
Mü’minin rûhunda her dem taze bir deryâ yanar 
Gaflet uykusundan artık uyanır hep bî-karâr 
Sanki dillerde tesbih, kalpte Hakk’ın zikri var 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Bî-kes ü bî-çâre rûhum buldu nihâyet emân 
Her sadâ bir nûr-ı mutlak, her nefes dârü’l-aman 
Kalmadı bir zerre şüphe, geçti artık bu zaman 
Vardığın yer secdegâhtır, durma ey nefs-i yaman 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Redferî sâil gibi durdu bu eşyâ kapısın 
Zikr-i Hakk’la taze kıldı can mülkü binâsın 
Sildi gönlünden kederle mâsivânın pasın 
Dinlesin âlem bugün bu aşk u şevkin sadasın 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

Redferî’yâ her nidâ bir deryâ-yı hikmettir bize 
Can kulağıyla işit, gel bu yüce mûcizeye 
Rûh-ı pâk-i Mustafâ’dan nûr iner her sîneye 
Hamd-i bî-pâyân gerek her nefes bu secdeye 
Şimdi her zerre okur aşk ile bir ulu ezan

redfer

Şiirin Şerh ve Açıklamaları

III. Bent: Müezzinin "Haydi kurtuluşa" çağrısı ruhanî bir müjdedir. Bu sesle dünya bir ibadethaneye dönüşür, günahın ağırlığı hafifler ve Allah'ın rahmet kapısı (bâb-ı ilâh) tüm insanlığa açılır.

IV. Bent: Ezanın haşmeti karşısında cihan sarsılır, gönüller titrer. Doğa bile (lale ve gül) bu sesle boyun büker. İlahi aşkla yanan bir ruh için ibadetin her rüknü bir şifadır ve secde etmek kalpteki tüm kederleri (melûl) giderir.

V. Bent: Ezan, tüm müminleri tek bir saf (saf-ı vâhid) halinde birleştirir. Allah'ın lütfuyla kalplerin pası silinir. Bu kutsal nida yükseldikçe İslamiyet'in şanı artar ve çaresiz ruhlara bir sığınak olur.

VI. Bent: Ezan sesi gökyüzünün sessizliğini bozar ve melekler bu kutlu daveti kutlamak için yeryüzüne inerler. Hüsrana uğramış kalpler ümitsizlikten (ye's) kurtulur; çünkü ezan, kulun Rabbiyle buluşma anı olan vuslatın şerbetidir.

I. Bent: Varlık alemi (kevn ü mekân) Allah'ın birliği olan tevhid nuruyla aydınlanır. Ezan okunduğunda göklerin kapıları şüphesiz (bî-gümân) açılır ve en yüce makamdan (Arş-ı A'lâ) kalbe manevi bir tercüman gibi iner. Karanlıkları (zulmet) yok ederek cana aydınlık bir sabah bahşeder.

II. Bent: Minareler, şekil itibariyle gökyüzüne bakarak şehadet getiren bir parmağa benzetilmiştir. Müminin ruhunda aşk denizi kabarır ve kişi kararsızlık içinde uyuduğu gaflet uykusundan uyanır. Artık her şey zikrullahın içine dahil olmuştur.

VII. Bent: Kimsesiz ve çaresiz ruh, ezanla emniyet bulur. Her ses mutlak bir nura, her nefes güvenilir bir yuvaya (dârü’l-aman) dönüşür. Artık nefsanî mücadeleler geride kalmış, secdegâha varma zamanı gelmiştir.

VIII. Bent (Mahlas Bendi): Şair Redferî, bu dünyadaki varlıkların kapısında bir dilenci (sâil) gibi durup manevi rızık beklemektedir. Allah'ın zikriyle kendi can mülkünü imar eder ve dünyalık (mâsivâ) kaygıların pasını gönlünden silip atar.

IX. Bent (Taç Bent): Şair kendine seslenir; ezanın her nidası bir bilgelik denizidir. Hz. Peygamber’in (sav) nuru bu sesle sinelere işler. Bu mucizevi davete karşılık her nefeste sonsuz bir hamd ve secde borcumuz vardır.

---
Aruzun o vakur ahengiyle ezan-ı Muhammedî'nin ruhlarda bıraktığı derin tesiri anlatan bir gazeldir. Divan edebiyatı geleneğine sadık kalarak, kelime seçimlerinde bu ulvi nidanın haşmetini yansıtmaya özen gösterildi.

Bu şiirde, minarelerin birer "şehadet parmağı" gibi göğe yükselmesi, müezzinin sesinin kâinatı bir tesbih tanesi gibi bir araya getirmesi ve ruhun o sesle aslına rücu etmesi işlenmiştir.

Ezanın o eşsiz tesiri aruzun disipliniyle birleştirmeye çalışıldı. 
Ezan-ı Muhammedî'nin o sarsıcı ve birleştirici etkisini bu kez "muhammes" nazım biçimiyle, yani beşer mısralık bentler halinde kaleme alındı. Her bendin sonunda ezanın ruhlara işleyen o derin sadasını ve tevhid hakikatini vurgulayan bir yapı kuruldu.

9 bentlik bu muhammes ile ezanın her bir mısrada gönülleri nasıl fethettiği anlatmaya çalışıldı. Son bölümlerde ezanın cemaati birleştirmesi, semavi akisleri ve nihai huzur temaları üzerine yoğunlaşıldı. Ezanın manevi kuşatıcılığını daha geniş bir perspektifle ele alındı. 

"Redferî" mahlasını aruzun ritmine ve şiirin vakur üslubuna uygun şekilde son iki bende nakşedildi.Şiiri toplam 9 bende tamamlandı.
Ortaya gerçekten de divan edebiyatı ruhuna uygun, vakur bir eser çıktı. 

Bu kıymetli eser, hem aruzun ritmini koruyan tam metniyle hem de her bendin derinliğini açıklayan geniş bir şerh bölümüyle bir bütün hâlinde derlendi. 

Ezan-ı Şerif Muhammesi, gerek biçimsel yapısı gerekse barındırdığı derin manevi atmosferiyle divan edebiyatı geleneğinin asaletini yansıtan bir eserdir. 

Teknik Yapı ve Yazım Biçimi
Nazım Biçimi: Şiir, beşer mısralık bentlerden oluşan Muhammes nazım biçimiyle kaleme alınmıştır. Her bendin son mısrasının bir nakarat gibi tekrarlanması, ezan sesinin gün içinde beş vakit tekrar edilerek kainatı mühürlemesine edebi bir gönderme yapar.

Vezin: Aruz ölçüsünün en vakur kalıplarından biri olan "Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün" kullanılmıştır. Bu kalıp, mısralara hem bir hitabet gücü hem de huşu uyandıran bir ritim kazandırır.

Mahlas: Şiirin son bölümlerinde Redferî mahlası kullanılarak, şairin bu ilahi davet karşısındaki acziyeti ve teslimiyeti vurgulanmıştır.
İçerik ve Temalar

Amaç :Şiir, ezanı sadece insana yapılan bir çağrı değil, tüm varlıkların (zerrelerin) iştirak ettiği evrensel bir zikir olarak ele alır.

Sembolizm: Minarelerin "şehadet parmağına" benzetilmesi, İslam'ın tevhid (birlik) inancının somut bir nişanesi olarak işlenmiştir. Gök kapılarının açılması ve meleklerin saf saf inmesi gibi betimlemelerle, ezan anının dünya ve ahiret arasındaki bağı kuvvetlendirdiği anlatılır.

Vahdet-i Vücud Esintileri: "Her zerre okur aşk ile bir ulu ezan" mısrasıyla, yaratılan her şeyin aslında kendi lisanıyla yaratıcısını tesbih ettiği hakikatine değinilir.

Manevi Atmosfer
Şiir boyunca hakim olan hava, tam bir huşû ve sekînet halidir. Ezan sesi; karanlığı (zulmeti) dağıtan bir nur, uykudaki ruhları uyandıran bir uyarıcı ve dağınık zihinleri tek bir safta (saf-ı vâhid) toplayan ilahi bir mıknatıs olarak tasvir edilir. 

Okuyucu mısralar arasında ilerlerken, gündelik hayatın gürültüsünden sıyrılıp "vuslat şerbeti" olarak nitelenen o manevi buluşma anına (namaza ve secdeye) doğru bir yolculuğa çıkarılır.
Bu eser, sadece bir şiir değil, aynı zamanda ezanın ruhlardaki yankısını kelimelerle resmeden edebi bir tefekkür belgesidir.

Ezanın o ulvi nidasını ve manevi derinliğini aruzun vakur ahengiyle birleştirmek çok keyifli bir edebi yolculuk oldu. 


Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)
  • Yorumlar 5
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Göklerin Sükûnu Bozulur O Ulvî Ses İle

Göklerin Sükûnu Bozulur O Ulvî Ses İle

redfer redfer