Bir gece kalbimi dinledim
Sanki içinde eski bir kapı gıcırdıyordu.
Kim bilir kaç hatıra,
kaç yarım dua,
kaç kırık umut
o kapının arkasında bekliyordu.
Ey gönül,
Sen ne zaman bu kadar yoruldun.
Kalbim cevap vermedi.
Ama içimde bir ses
İnsan en çok
sevilmediği yerde değil,
anlaşılmadığı yerde kırılır.
O an anladım.
Bir gül dalını düşün.
Dikenleri kimseyi incitmek için değildir.
Sadece gülün
fazla sevilmekten ölmemesi içindir.
İnsan da öyledir.
Bazen kalbimizin etrafına dikenler koyarız,
çünkü bazı sevgiler
çiçek değil
yangın getirir.
Ben de yandım.
Ama öyle bir ateşti ki bu.
Odun değil,
gururumu yaktı.
Öfke değil,
nefsimi yaktı.
Ve küle dönen yerden
bir hakikat doğdu.
İnsan kırıldığı yerden
ya kin doğurur
ya hikmet.
Ben hikmeti seçmek istedim.
Ama itiraf edeyim,
bazen geceleri
kırık kalbimin camlarını toplarken
ellerim kanıyor hâlâ.
Sen hiç kalbini elinde taşıdın mı?
Çok ağırdır.
Dağ taşımak kolaydır
ama bir hatırayı taşımak
insanı diz çöktürür.
Çünkü hatıralar
zamanın mezar taşlarıdır.
Üzerlerinde hep aynı yazı vardır.
Burada bir umut yatıyor.
Bir gün kendime sordum.
Kalbim neden bu kadar acıyor?
Gülümsedim
Çünkü kalbin hâlâ yaşıyor.
Hak verdim kendime
Ölü kalpler kırılmaz.
O an gözlerim doldu.
Meğer insanın gözyaşı
zayıflık değilmiş.
Kalbin hâlâ
Allah’a açık olduğunun işaretiymiş.
Şimdi anladım.
Kırılmaktan korkma.
Çünkü en güzel ışık
en derin çatlaklardan sızar.
Ve unutma.
Bir kalp gerçekten kırıldığında
iki şey olur.
Ya içinden karanlık çıkar.
ya da Allah.
(
Kalbin Kırıldığı Yer başlıklı yazı
basak--kaya tarafından
16.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.