Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Adını Saklayan Şehir

Adını Saklayan Şehir

Bir kuyunun dibine düşmüştü akşam.

Kovalar çekildi, ipler çürüdü,

su hâlâ senin yüzünü taşıyordu.

Şehir, terk edilmiş bir terzihaneydi o günlerde.

Sokaklar sökülmüş dikiş izleriyle dolu,

meydanlar yarım bırakılmış bir ceket gibi

rüzgârın omzundan kayıyordu.


Ben içimde büyüttüğüm o karanlığı

bir devlet sırrı gibi sakladım.

Kimse bilmedi.

Kimse görmedi duvarlarımın arkasında

sessizce çalışan yıkım makinelerini.

Geceler pas tutmuş anahtarlar doğuruyordu.

Her biri başka bir kapıya ait,

her biri artık olmayan odalara açılan.


Bir istasyon kadar bekledim seni.

Rayların demir hafızasına kadar.

Uzaklardan gelen her uğultuyu

dönüş sanacak kadar.


Sonra mevsimler değişmedi.

Sadece isimlerini değiştirdi eşyalar.

Masa artık masa değildi.

Bir vazgeçiş biçimiydi.

Pencere artık pencere değildi.

Ulaşamamanın camdan yapılmış şekliydi.

Gökyüzü ise

üzerine yanlışlıkla deniz dökülmüş

eski bir haritaya benziyordu.


Bir gece anladım.

İnsan bazı kayıpları yaşamaz.

Bazı kayıplar insanı yaşar.

Ve içimde senin bıraktığın yer,

terk edilmiş bir maden ocağı gibi

yıllardır kendi karanlığını çıkarıyor.


Şimdi hangi aynaya baksam

camın gerisinde bir yüz değil,

yarım bırakılmış bir çağ görüyorum.

Çünkü bazı gidişler yolculuk değildir.

Bir imparatorluğun sessizce çökmesidir.


Ve ardından gelen sessizlik,

enkazın değil,

taşların altında kalmış zamanın sesidir.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com
Adını Saklayan Şehir

Adını Saklayan Şehir

basak-kaya basak-kaya