Çanakkale 1915 3 Bölüm O Söylevin Aslı
ÇANAKKALE 1915 – 3.BÖLÜM- O SÖYLEVİN ASLI
Efendim, her şey yukarıda resmini gördüğünüz kitapla başladı.
Elindeki ‘’ Belgelere Göre Eceabat Kılavuzu ‘’ adlı kitapla Çanakkale Savaşlarının cereyan ettiği yerleri gezen bir Öğretmen meslektaşımız, 1977 Yılında orada, Türk olmadığı besbelli olan yaşlı bir adama yanaştı ve adamla biraz İngilizce, biraz Tarzanca konuşup onun eski bir Anzak Yüzbaşısı olduğunu öğrenince elindeki kitabı gösterip ‘’ Bak bizim Atatürk’ümüz siz Anzaklar için ne demiş? Bu kitapta yazıyor’’ Dedi.
Yaşlı Anzak kitaba baktı ama Türkçe bilmediği için ne yazıldığını anlamadı tabii ki.
Bizim meslektaş tercüme etti:
‘’Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle yan yana koyun koyunasınız…( Geçen bölümde tamamını yazmıştım )’’
Yaşlı Anzak önce ‘’ Oh My God( Aman Tanrım! )’’ dedi, ardından iplik iplik göz yaşları döktü, hemen ardından bu kitabı öğretmen arkadaştan rica etti ve Avstralya’da ‘’Gelibolu Çeşmeleri Onur Kurulu ‘’ adlı bir kurumun başkanı Alan Champbell’e iletti.
Alan Champbell de ‘’ Oh My God !’’ dedi . Peşinden ağladı, peşinden bizim meslektaşa bir mektup yazıp sordu: ‘’ Atatürk bu sözleri nerede, hangi tarihte söylemiş?‘’
Öğretmen arkadaş kitabı okumuştu, o sözleri adeta ezberlemişti ama yaklaşık olarak her Türk vatandaşı gibi o da hiiiiç merak etmemişti Atatürk o sözleri nerede ne zaman sarfetmişti? Cevap verdi: ‘’ Valla ben bilmiyorum bu sorunun cevabını. Siz en iyisi Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Uluğ İğdemir’e sorun’’ ( Günümüzde olsa Google Amcaya sorardı ama o zamanlarda Google Amca henüz ülkemize teşrif etmemişti]
Alan Champbell bu sefer TTK Başkanı Uluğ İğdemir’e sordu. Lakin Uluğ Hoca da böyle bir şeyden habersizdi ‘’ Ben bir araştırayım, size cevap veririm.’’ Dedi ve başladı araştırmaya.
Araştırırken, araştırırken buldu nihayet.
1927’den 1938’e yani Atatürk’ün ölümüne kadar kesintisiz 11 sene İçişleri Bakanlığı yapmış olan Şükrü Kaya, 10 Kasım 1953’de Yani Atatürk’ün mermer bir lahitte on beş sene bekletilen cenazesinin, artık toprakla buluşturulmak üzere yapımı tamamlanmış olan Anıtkabir’e taşındığı gün, Dünya adlı bir gazeteye bir röportaj vermişti, bu konu da işte o röportajda geçiyordu.
Şükrü Kaya, 10 Kasım 1953’de verdiği röportajda ‘’ ‘’Atatürk 1934’de bizzat kendisinin yazdığı bir belgeyi bana verdi ve Çanakkale’de, savaşların geçtiği yerde okumamı istedi. O belgede Anzaklar için ‘’Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar demişti’’ diyordu.
[ Şükrü Kaya 1934’de çok farklı bir şey demişti. 3 Aralık 1934’de… TBMM Kürsüsünde ‘’ Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmişi yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.’’]
Uluğ İğdemir, bulduğu bu belgeyi Alan Champbell’e gönderince o da hemen kolları sıvadı ve Atatürk’ün 1934’de Çanakkale’de Şükrü Kaya’ya okuttuğu [ Aslında asla okutmadığı ] Söylevi İngilizceye çevirerek. ‘’ Biz burada altında böyle yazan anıtlar dikmek istiyoruz. Bakın bakalım bir hata, eksiklik var mı?’’ Diye sordu.
Uluğ Hoca baktı, herhangi bir eksiklik yoktu ama bir hayli fazlalık vardı: 1- Metne ‘’ Conilerle Mehmetler birdir.’’ Diye bir ibare eklenmişti. 2- Atatürk’ün adı Kamel Atatürk olarak yazılmıştı 3- Bu arada Uluğ Hoca, Şükrü Kaya’nın o söylevi 1934 Yılında değil 1931 Yılında verdiğini tespit etmişti o sebeple de tarihin 1931 Olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Belirtmesine belirtti ama ‘’ Conilerle Mehmetler birdir’’ lanet halkası gibi boynumuza geçmişti. 1934’ü bile değiştirmediler. Sadece Kamel Atatürk, Kemal Atatürk oldu ve 1978’den itibaren Avustralya’da, Yenizelanda’da yaptıkları her anıtta olduğu gibi 25 Nisan 1985’de Arıburnu’na ( ANZAK KOYU ) Diktikleri anıtta da Mustafa Kemal bu topraklarda kanları dökülen KAHRAMAN ! Anzakları kutsuyor ve onları bir hilal uğruna şehit düşen Mehmetçikle bir tutuyordu (!)
Şimdi sorulabilir: ‘’ Hocam! Atatürk bu sözleri söylemediyse Şükrü Kaya neden 1953’de Atatürk bana Çanakkale’de okumam için verdiği bir metinde ‘’ Bu topraklarda kanlarını döken kahramanlar…’’ demişti ‘’ Dedi?
Bunun bazı sebepleri olabilir. 1- 1953 Yılında Şükrü Kaya 70 yaşındaydı. Bunamış olabilir. 2- Bugün bile bu sözleri duyunca ‘’ Ah benim Atam ! Ne kadar da insansevermiş. Diye göz yaşı dökenler var. Şükrü Kaya da böyle gaza gelmiştir ve vatandaşları gaza getirmek istemiştir Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşındığı günde. 3- Şükrü Kaya, Merkezi Beyoğlu’nda bulunan Resne Mason Locası üstadlarından biridir. Kendi üstad-ı âzâmı ondan böyle bir röportaj vermesini istemiş olabilir.
Peki Mustafa Kemal’in, Şükrü Kaya’ya ‘’ Git Çanakkale’de bunları oku’’ diye verdiği ve Şükrü Kaya’nın 16 Ağustos 1931 Tarihinde okuduğu metinde Atatürk ne diyordu?
Uzun yazıları okumamak gibi bir hastalığımız olmasa tamamını yayınlayacağım da öyle bir hastalığımız var maalesef. Önemli kısımlarını aktarayım
[ Köşeli Parantez içinde yazılanlar bana aittir ]
“Vatanın müdafaası için burada aziz kanlarını döken Türk çocuklarına ebedi minnetler.” [ Atatürk, bu topraklarda kanlarını döken Conilere değil Mehmetçiklere kahraman diyor. ]
Bu büyük kahramanlar için henüz bir abide dikilmediğini görüyorum. Bundan fazla müteessir olmak istemem. Biliyoruz ki, bu aziz kahramanların kurdukları ve korudukları yıkılmaz Türk vatanı onların hatıralarını daima taziz ettirecek ifade ve manzarası cihanşümul, en yüksek bir abidedir.
Karşıda da bizimle harp etmiş insanların mezarlarını ve abidelerini görüyoruz. Orada yatanları da takdir ederiz.[ Conileri sadece takdir ederiz. Onlara kahraman demeyiz. Onları Mehmetçikle bir tutmayız.]
Medeniyet tarihi yarın karşı karşıya yatanlardan hangisinin fedakârlığını daha haklı ve daha insani bulacak ve daha ziyade takdir edecektir. Tecavüz etmiş onların abidelerini mi[ Atatürk Conilerden tecavüzcü diye bahsediyor. Ne kahramanı ne Mehmetçikle bir olması ], yoksa vatanını müdafaa eden kahramanların hâlâ el uzatılmamış mukaddes taş ve toprak halinde bırakılmış olan bu izleri, bu kahraman izlerini mi?
Türk milleti bu karşılıklı abidelere hürmetle bakar ve iki tarafın ölülerini rahmetle yad ederken dimağında ve vicdanında yaşayan samimi temenni: Bu ölü abidelerin bir daha rekzolunmamasıdır ( dikilmemesidir. )
Evet, olayın gerçeği budur ama dedik ya o ‘’ Conilerle Mehmetler birdir ‘’ ifadesi bir lanet halkası gibi geçti boynumuza. 25 Nisan 1985’den bu güne 22 Hükumet, 6 Cumhurbaşkanı değişti ama o utanç abidesi değişme
Efendim, her şey yukarıda resmini gördüğünüz kitapla başladı.
Elindeki ‘’ Belgelere Göre Eceabat Kılavuzu ‘’ adlı kitapla Çanakkale Savaşlarının cereyan ettiği yerleri gezen bir Öğretmen meslektaşımız, 1977 Yılında orada, Türk olmadığı besbelli olan yaşlı bir adama yanaştı ve adamla biraz İngilizce, biraz Tarzanca konuşup onun eski bir Anzak Yüzbaşısı olduğunu öğrenince elindeki kitabı gösterip ‘’ Bak bizim Atatürk’ümüz siz Anzaklar için ne demiş? Bu kitapta yazıyor’’ Dedi.
Yaşlı Anzak kitaba baktı ama Türkçe bilmediği için ne yazıldığını anlamadı tabii ki.
Bizim meslektaş tercüme etti:
‘’Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçikle yan yana koyun koyunasınız…( Geçen bölümde tamamını yazmıştım )’’
Yaşlı Anzak önce ‘’ Oh My God( Aman Tanrım! )’’ dedi, ardından iplik iplik göz yaşları döktü, hemen ardından bu kitabı öğretmen arkadaştan rica etti ve Avstralya’da ‘’Gelibolu Çeşmeleri Onur Kurulu ‘’ adlı bir kurumun başkanı Alan Champbell’e iletti.
Alan Champbell de ‘’ Oh My God !’’ dedi . Peşinden ağladı, peşinden bizim meslektaşa bir mektup yazıp sordu: ‘’ Atatürk bu sözleri nerede, hangi tarihte söylemiş?‘’
Öğretmen arkadaş kitabı okumuştu, o sözleri adeta ezberlemişti ama yaklaşık olarak her Türk vatandaşı gibi o da hiiiiç merak etmemişti Atatürk o sözleri nerede ne zaman sarfetmişti? Cevap verdi: ‘’ Valla ben bilmiyorum bu sorunun cevabını. Siz en iyisi Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Uluğ İğdemir’e sorun’’ ( Günümüzde olsa Google Amcaya sorardı ama o zamanlarda Google Amca henüz ülkemize teşrif etmemişti]
Alan Champbell bu sefer TTK Başkanı Uluğ İğdemir’e sordu. Lakin Uluğ Hoca da böyle bir şeyden habersizdi ‘’ Ben bir araştırayım, size cevap veririm.’’ Dedi ve başladı araştırmaya.
Araştırırken, araştırırken buldu nihayet.
1927’den 1938’e yani Atatürk’ün ölümüne kadar kesintisiz 11 sene İçişleri Bakanlığı yapmış olan Şükrü Kaya, 10 Kasım 1953’de Yani Atatürk’ün mermer bir lahitte on beş sene bekletilen cenazesinin, artık toprakla buluşturulmak üzere yapımı tamamlanmış olan Anıtkabir’e taşındığı gün, Dünya adlı bir gazeteye bir röportaj vermişti, bu konu da işte o röportajda geçiyordu.
Şükrü Kaya, 10 Kasım 1953’de verdiği röportajda ‘’ ‘’Atatürk 1934’de bizzat kendisinin yazdığı bir belgeyi bana verdi ve Çanakkale’de, savaşların geçtiği yerde okumamı istedi. O belgede Anzaklar için ‘’Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar demişti’’ diyordu.
[ Şükrü Kaya 1934’de çok farklı bir şey demişti. 3 Aralık 1934’de… TBMM Kürsüsünde ‘’ Dinler işlerini bitirmiş, vazifeleri tükenmişi yeniden uzviyet ve hayatiyet bulamayan müesseselerdir.’’]
Uluğ İğdemir, bulduğu bu belgeyi Alan Champbell’e gönderince o da hemen kolları sıvadı ve Atatürk’ün 1934’de Çanakkale’de Şükrü Kaya’ya okuttuğu [ Aslında asla okutmadığı ] Söylevi İngilizceye çevirerek. ‘’ Biz burada altında böyle yazan anıtlar dikmek istiyoruz. Bakın bakalım bir hata, eksiklik var mı?’’ Diye sordu.
Uluğ Hoca baktı, herhangi bir eksiklik yoktu ama bir hayli fazlalık vardı: 1- Metne ‘’ Conilerle Mehmetler birdir.’’ Diye bir ibare eklenmişti. 2- Atatürk’ün adı Kamel Atatürk olarak yazılmıştı 3- Bu arada Uluğ Hoca, Şükrü Kaya’nın o söylevi 1934 Yılında değil 1931 Yılında verdiğini tespit etmişti o sebeple de tarihin 1931 Olarak değiştirilmesi gerektiğini belirtti.
Belirtmesine belirtti ama ‘’ Conilerle Mehmetler birdir’’ lanet halkası gibi boynumuza geçmişti. 1934’ü bile değiştirmediler. Sadece Kamel Atatürk, Kemal Atatürk oldu ve 1978’den itibaren Avustralya’da, Yenizelanda’da yaptıkları her anıtta olduğu gibi 25 Nisan 1985’de Arıburnu’na ( ANZAK KOYU ) Diktikleri anıtta da Mustafa Kemal bu topraklarda kanları dökülen KAHRAMAN ! Anzakları kutsuyor ve onları bir hilal uğruna şehit düşen Mehmetçikle bir tutuyordu (!)
Şimdi sorulabilir: ‘’ Hocam! Atatürk bu sözleri söylemediyse Şükrü Kaya neden 1953’de Atatürk bana Çanakkale’de okumam için verdiği bir metinde ‘’ Bu topraklarda kanlarını döken kahramanlar…’’ demişti ‘’ Dedi?
Bunun bazı sebepleri olabilir. 1- 1953 Yılında Şükrü Kaya 70 yaşındaydı. Bunamış olabilir. 2- Bugün bile bu sözleri duyunca ‘’ Ah benim Atam ! Ne kadar da insansevermiş. Diye göz yaşı dökenler var. Şükrü Kaya da böyle gaza gelmiştir ve vatandaşları gaza getirmek istemiştir Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e taşındığı günde. 3- Şükrü Kaya, Merkezi Beyoğlu’nda bulunan Resne Mason Locası üstadlarından biridir. Kendi üstad-ı âzâmı ondan böyle bir röportaj vermesini istemiş olabilir.
Peki Mustafa Kemal’in, Şükrü Kaya’ya ‘’ Git Çanakkale’de bunları oku’’ diye verdiği ve Şükrü Kaya’nın 16 Ağustos 1931 Tarihinde okuduğu metinde Atatürk ne diyordu?
Uzun yazıları okumamak gibi bir hastalığımız olmasa tamamını yayınlayacağım da öyle bir hastalığımız var maalesef. Önemli kısımlarını aktarayım
[ Köşeli Parantez içinde yazılanlar bana aittir ]
“Vatanın müdafaası için burada aziz kanlarını döken Türk çocuklarına ebedi minnetler.” [ Atatürk, bu topraklarda kanlarını döken Conilere değil Mehmetçiklere kahraman diyor. ]
Bu büyük kahramanlar için henüz bir abide dikilmediğini görüyorum. Bundan fazla müteessir olmak istemem. Biliyoruz ki, bu aziz kahramanların kurdukları ve korudukları yıkılmaz Türk vatanı onların hatıralarını daima taziz ettirecek ifade ve manzarası cihanşümul, en yüksek bir abidedir.
Karşıda da bizimle harp etmiş insanların mezarlarını ve abidelerini görüyoruz. Orada yatanları da takdir ederiz.[ Conileri sadece takdir ederiz. Onlara kahraman demeyiz. Onları Mehmetçikle bir tutmayız.]
Medeniyet tarihi yarın karşı karşıya yatanlardan hangisinin fedakârlığını daha haklı ve daha insani bulacak ve daha ziyade takdir edecektir. Tecavüz etmiş onların abidelerini mi[ Atatürk Conilerden tecavüzcü diye bahsediyor. Ne kahramanı ne Mehmetçikle bir olması ], yoksa vatanını müdafaa eden kahramanların hâlâ el uzatılmamış mukaddes taş ve toprak halinde bırakılmış olan bu izleri, bu kahraman izlerini mi?
Türk milleti bu karşılıklı abidelere hürmetle bakar ve iki tarafın ölülerini rahmetle yad ederken dimağında ve vicdanında yaşayan samimi temenni: Bu ölü abidelerin bir daha rekzolunmamasıdır ( dikilmemesidir. )
Evet, olayın gerçeği budur ama dedik ya o ‘’ Conilerle Mehmetler birdir ‘’ ifadesi bir lanet halkası gibi geçti boynumuza. 25 Nisan 1985’den bu güne 22 Hükumet, 6 Cumhurbaşkanı değişti ama o utanç abidesi değişme
Çanakkale 1915 3 Bölüm O Söylevin Aslı başlıklı yazı Sami Biber tarafından
19.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 9
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.