Rükû ve secdenin huzuru arasında
mekik dokuyan bir yolcu gibi;
yeniden doğmaya teşne bir sancıyla kıvranıyorum.
Daha ziyade memleket sevdası...
Aktıkça zaman suların derinliklerinden,
İçimde heyecan,
içimde binbir kıpırtı...
Seslenirdi annem o gün doğarken,
Perdeler rüzgâr sesiyle kıvranırdı.
Alnım pak,
çocukların yanına koşardım bir hışımla;
Oysa kahır çekmeye giderdim,
İzleyerek yaşanan sokak kavgalarını.
Yaşarken sendelerdim,
Çığlıklar ayyuka çıkardı;
Ben sendelerken duvarlara çarpardı Annemin ağıtları,
Artardı ağrılarım…
Bugünlerde…
Secdem alnımı kavradıkça ayaklarıma güç veriyor,
Alnım göğe açıldıkça,
Kutsal çöllerden gelene sarıldıkça
Öpüyorum ak-pak çehresini seccademin.
Gönlümde sığıntı birkaç ümit silsilesi,
Perde aralık;
Gölgeler dolaşıyor, fısıltılar geliyor,
Yaklaşıyor yatsı vakti.
Seyre dalıyorum;
Annemin dudaklarında biriken duaları,
Uykumu alıyor birkaç hece,
Niyaz içeren birkaç kelime...
Memleket türkülerine benzer birkaç yakarış,
Tarlada başak nihayetinde;
İçinde bereket niyetinde kurutulmuş
Birkaç buğday tanesi,
Özleri vatan toprağından.
Ve ben, dağlanan yüreğimle izleyerek yıkılıyorum,
Yıkılarak parçalara ayrılmakta...
Kaybedilen çağ değil, rüzgâr bu;
İçimde eriyen vatan, bayrak ülküsü
Öfkeme yenik düşmüş.
Hem ki dağılan benliğim kaçıncı yüzyılın kalıntısı?
Elli mi, kırk mı?
Bir haber söyleyin.
Bileyim kaybettiğim hayallerim nerede;
Tozlu rafta kitaplarım dizili,
Ataların kahramanlıklarıyla dolu.
Puntolar baygın mavi,
Gök mavisi yazılmış satır araları.
Mübarek beldelerde diri devrim şarkılarım,
Sürgüne uğramış, urganlara bağlanmış.
Sizden kaçıyorum,
Sizden ey,
sizden ey!
Bakmayın karanfil, nar çiçeği, yonca sarmalı bakışlarıma,
Yüreğimde haykıran gürültülere,
Memleket hasretime.
Nihayetimde bir avuç toprak
Ve bir salkım tanesi sitem kalıyor geriye;
Ne çocukluğun o masum hışmı dindiriyor içimdeki fırtınayı,
Ne de kitapların baygın mavisi örtüyor yaralarımı.
Adımlarım yorgun,
Ruhum çoktan sürgün edildiği,
o ırak iklimlerin türküsünü fısıldıyor şimdi.
Kendimden kaçarken yine kendime yakalanıyorum;
Dilsiz bir veda,
yarım kalmış bir rüya
Ve göğsümde taşıdığım o devasa memleket sancısıyla,
Sükûtun en derin kuyusuna indiriyorum
Türkiye sevdamı...
redfer
(
Memleket Hasretim başlıklı yazı
redfer tarafından
4/1/2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.