Deccalin Ölümü

    Ahir zamanda dünya karanlık günlerden geçiyordu. Zulüm ve adaletsizliğin arttığı, insanların hakikatten uzaklaştığı, fitnelerin çoğaldığı bir dönemdi. Böylesine zor zamanlarda Yüce Allah, sonsuz merhametiyle insanlığın yeniden dirilmesi için zamanın en hayırlılarından olan Hz. Mehdi’yi göndermişti.

   Hz. Mehdi, ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından müjdelenmişti. O; insanlığı zulüm ve sıkıntıdan kurtaracak, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur ve refah getirecekti.

   Nitekim Peygamber Efendimiz’in buyurduğu gibi oldu. Hz. Mehdi ve ona katılan güçlü, fedakâr ordusu sayesinde dünyada aydınlık bir çağ başlamış; barış, kardeşlik ve huzur yeniden tesis edilmiş, İslam tüm insanlığa ulaşmıştı.

   Ancak dünyada böylesine güzel günler yaşanırken, iyiliğin zıddı olan Deccal ortaya çıktı. Büyük güçlerle donanmış olan Deccal, kendisini ilah ilan ederek dünyayı dolaşmaya başladı.

   İnsanların büyük bir kısmı onun ilahlık iddiasına inandı. Deccal, kısa sürede büyük kalabalıkları ve güçlü orduları etrafında topladı. Gösterdiği olağanüstü haller; yağmur yağdırması, kuraklık vermesi, ölüleri diriltmesi, cenneti ve cehennemi göstermesi. İnsanların yanlışa düşmesine sebep oluyordu.

Peki insanların Deccal’e inanarak yanlışa düştüğü kırılma noktası neydi?

   Kur’ân-ı Kerîm’de Allah’ın dünyadayken gözle görülemeyeceği açıkça ifade edilmiştir. Bunun en temel delillerinden biri, Hz. Musa’nın Allah’ı görmek istemesi üzerine geçen ayettir:

A‘râf Sûresi 143. Ayet:
“Musa, tayin ettiğimiz vakitte gelip Rabbi onunla konuşunca dedi ki: ‘Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım.’
Allah buyurdu: ‘Beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde durabilirse sen de beni görebilirsin.’ Rabbi dağa tecellî edince onu paramparça etti, Musa da bayılıp yere düştü.”

Bu ayet, Allah’ın dünyada gözle görülmesinin mümkün olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

En‘âm Sûresi 103. Ayet:
“Gözler O’nu idrak edemez. O ise bütün gözleri idrak eder. O, Latîf’tir, Habîr’dir.”

Şûrâ Sûresi 51. Ayet:
“Allah, bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur. Yahut bir elçi gönderir de izniyle dilediğini vahyeder. Şüphesiz O, yücedir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

   Bu ayetler de Allah’ın insanlarla doğrudan, gözle görülür şekilde iletişim kurmayacağını; vahiy veya perde arkasından hitap edeceğini bildirmektedir.

Bu hakikatlere rağmen insanlar aldanmıştı.

   Hz. Mehdi’nin ordusu, Şam ve Kudüs çevresinde Deccal’e karşı direniyordu. Hz. Mehdi, ortaya çıkan bu büyük fitneye karşı Müslümanları ayakta tutabilmek için her türlü fedakârlığı gösteriyordu.

  Deccal’in baskısının en şiddetli olduğu anda, Hz. İsa (a.s.), Allah’ın izniyle gökten, meleklerin kanatları arasında yeryüzüne indi.

   Hz. İsa (a.s.) indiğinde, Müslümanlar sabah namazı için saf tutmuştu. Cemaatin başında Hz. Mehdi bulunuyordu. Hz. Mehdi, Hz. İsa’yı görünce imamlığı ona bırakmak istedi. Ancak Hz. İsa (a.s.) şöyle buyurdu:

-Hayır, sen imam ol. Çünkü bu ümmete imamlar sizdendir.

 Bu söz, Hz. İsa’nın (a.s.) Hz. Muhammed (s.a.v.)’in ümmetine bağlılığını açıkça gösteriyordu. O, Mehdi’nin yanında yer alacak ve İslam şeriatine tabi olacaktı.

Hz. İsa’nın (a.s.) inişi büyük bir sevinçle karşılandı.  Bir süre sonra Deccal, kanlı ordusuyla birlikte ufukta göründü. İslam ordusu ile Deccal’in ordusu karşı karşıya geldi.

   Hz. İsa (a.s.), Deccal’in ortaya çıkmasını ve gücünü göstermesini bekledi. Deccal, Hz. İsa’nın karşısına geçti. Ona bakarak “Ben ilahım!” diye bağırdı. İnsanlardan hiç kimse maalesef onu öldüremiyordu.

  İşte o an, hak ile batılın kesin olarak ayrıldığı andı. Hz. İsa (a.s.) elinde, Rabbimizin  kullanması için verdiği mızrağı vardı.

  Hz. İsa (a.s.), elindeki mızrağı Deccal’e doğru fırlattı. Mızrak onun kalbine saplandı. Büyük fitne sona ermişti. Deccal kanlar içinde yere yığıldı ve öldü.

Bunu gören ordusu bir anda dağıldı.Böylece Deccal, Filistin’deki Ludd kapısında Hz. İsa (a.s.) tarafından öldürüldü.

 

( Deccalin Ölümü başlıklı yazı beyza-kardanadam tarafından 10.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu