Duhan

   Hayatın başında, neredeyse hepimiz için benzer bir hayal sıralaması vardır: Güzel bir ev, sağlam bir iş, konforlu bir araba, belki mutlu bir evlilik ve zamanla çocuklar. Bu listeyi hepimiz bir yerlerden duymuşuzdur, kimimiz ona göre yaşam kurar, kimimizse onun ağırlığını taşır. Toplum, bize bu isteklerin peşinden gitmenin doğru hayat olduğunu öğretmiştir. Oysa bu hedefler, mutluluğun garantisi midir?

   Hayatta ele geçirdiklerimizle mutluluk arasında her zaman doğrudan bir ilişki yoktur. Dönüp geriye baktığımızda, daha az şeye sahip olup mutlu olan insanlar olduğu gibi her şeye sahip olup mutsuzluk içinde yüzenler de vardır.

   Belki bir gün, o büyük tutkularla elde ettiğimiz şeylere bakarız da, şöyle deriz kendi kendimize: ‘Bunlar için hayatımdan ne çok şey çalmışım..’ Çünkü insanın asıl arzusu sadece bu dünyaya ait şeyler değildir. Her zaman içimizde sonsuzluk isteği yatar.

-Ben neyin peşindeydim? Asıl olanı unuturken neleri dert etmişim?

   Evet insanlar sınırlı hayatlarını sınırsız gibi yaşarlarken dünyanın sona yaklaştığını unutmuşlardı.

   Gökyüzü sürekli duman üretiyordu.  Tüm insanlık şaşkındı, böylesi bir tabiat olayı daha önce hiç  yaşanmamıştı !

  Yoksa dünyayı uzaylılar işgale mi gelmişti? Tüm insanlığı yok edip, istedikleri madenleri alıp gidecekler miydi? Tabi ki hayır;

Kıyametin büyük alametlerinden ilki çıkmıştı. Duman.

Yüce Allah’ın Duhan süresinde buyurmaktadır;

10-11 Göğün bütün insanları kuşatan belirgin bir dumana bürüneceği günü bekle. Bu acı veren bir azaptır.

   Gökyüzü sürekli duman üretiyordu.  Hz. Ali(r.a.) o gün yeryüzü ocak yanmış fakat bacası olmayan bir eve benzediğini söylemiştir.

Huzeyfe İbnü'l-Yeman'dan rivayet olunduğuna göre Resulullah (asm) buyurmuştur ki:

"Alametlerin ilki Duhan ve Meryem oğlu İsâ'nın inmesi, Aden'in derinliklerinden çıkacak olan bir ateştir ki insanları mahşere sevk edecektir." Huzeyfe: "Ya Resulullah o duhan nedir?" demiş, Resulullah, "O semanın açık bir duman ile geleceği günü ki insanları saracaktır." (Duhan,44/10,11) diye okuyup buyurmuştur ki, 

"Doğu ile batı arasını dolduracak, kırk gün kırk gece duracak, mümin nezle gibi olacak, kâfire sarhoş gibi burnundan kulağından girip aşağısından çıkacak."

 

Duhan süresi 12-15 ayetler;

12“Rabbimiz, üzerimizden azabı kaldır, bizler artık inanmaktayız” (diyecekler).

13-14 Kendilerine apaçık bir elçi geldiği, sonra ondan yüz çevirerek, “Bu, kendisine bazı şeyler öğretilmiş bir deli!” dedikleri halde onlar mı bundan ibret alıp akıllarını başlarına toplayacaklar!

15 Biz azabı biraz hafifleteceğiz, kuşkusuz siz de hemen eski halinize döneceksiniz.

 

   Duman tamamen yeryüzünü kaplamış, insanlar pişmanlıktan başlarını secdeden kaldıramıyordu. Rabbim biz aciziz, bize merhamet et, istediğin gibi kul olmamıza yardım et diye yalvarıyorlardı.

   Kırk gün boyunca gökyüzünü örten duman, sadece havayı değil, insanların vicdanlarını da boğmuştu. Ancak bu fark ediş, iyileştirici değil, acı verici bir türdü. Çünkü artık eyleme geçmek için zaman kalmamıştır. İnsan, kendi eliyle ertelediği hakikatin altında ezilir.

   İnsan, çoğu zaman felaket gelmeden hakikati görmek istemez. Ama duman bastığında, artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Bu nedenle pişmanlık, aslında bir çağrıdır;Henüz geç değilken uyan!   Kur’an, özellikle hesap günü geldiğinde insanların en çok kullanacağı kelimenin “Keşke...” olduğunu bildirir.

Ama insanın en ağır yükü şudur:

Gerçeği en net gördüğü anın, artık hiçbir şeyi değiştiremediği an olmasıdır.

 

 


( Duhan başlıklı yazı beyza-kardanadam tarafından 16.03.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir. Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu , kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. )
Okuduğunuz Yazının Site Kurallarını İhlal Ettiğini Düşünüyorsanız, Site Yönetimine Bildirmek İçin Tıklayınız.
 

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu

EdebiyatEvi.Com | Edebiyat ve Kültür Platformu