Nûr I İrfân Bilmeyüp Pend Nâme
Nûr-ı irfân bilmeyüp. (Pend-nâme)
Divan şiirinin hikmetli tarzı olan "Hakîmane" üslupla, yine Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilâtün / Fâilün kalıbıyla hazırlanan on iki bentlik Murabba:
Olma nâ-dân ile hem-dem, ilm ü irfân bilmeyüp
Nutku bî-fer, aslı nâ-pâk, lafz-ı şâyân bilmeyüp
Kırma gönlün nâ-hak yere, râh-ı cânân bilmeyüp
Akıbet mahzun olursun, hadd ü pâyân bilmeyüp.
Bî-edebden kıl hazer, zira usûl-i dîn nedir?
Sınırı yok, tavrı yok, bilmez ki kadr-i tîn nedir?
Hürmet etmez pîre, bilmez lütf-ı Rabb-ül âlemîn
Mest-i gaflettir o gâfil, emr-i fermân bilmeyüp.
Hırs-ı dünyâ ehliyle ülfet gerekmez âkile
Doymak imkânı değildir, dâhil olsa kâfile
Sofrasında rızkı sayar, şükrü dökmez dâhile
Nimetin kadrin gözetmez, cûd u ihsân bilmeyüp.
Yol ve yordam bilmeyenle durma, eyler bî-huzur
Meclis-i irfâna girse, her kelâmı bir kusur
Görgüsü kıt, nefs-i emmâre elinde bir esir
Tavr-ı nâ-şâyeste eyler, vakt ü imkân bilmeyüp.
Kibriyâ ehline varma, kalbi vîrân eyleme
Hâl-i ahvâlden bî-haberdir, bağrı sûzân eyleme
Kendini deryâ sanır, sen onu ummân eyleme
Hâk-i pâye yüz sürmez o, mahf-ı irfân bilmeyüp.
Boş konuşan, kem konuşan ukalâdan kaç hemân
Çok sözünde bin yalan var, vermez aslâ bir emân
Nutku zehr-i mârdır, kalbe verir her an ziyân
Söz bilir sanma sakın, ilm-i mîzân bilmeyüp.
Merd-i nâ-merd ile aslâ ahd ü peymân eyleme
Mertlik idrâk eylemez o, ahd ü imân eyleme
Cânı ucuza satar, sen onu cânân eyleme
Dostu düşman eyler âhir, kadr-i vicdân bilmeyüp.
Bî-vefâdan bekleme lütuf, sadâkat umma hiç
Gülşen-i ömründe ondan bir gül-i ruh açma hiç
Zor gününde sırra kadem basar, onsuz geç geç
Hâtıra hürmet gözetmez, ahd-i peymân bilmeyüp.
Ehl-i hasetle oturma, kalbi nâr-ı dûzahtır
Gördüğü her nîmete bin âh eder, işi vahtır
Kendi mahrûm, gayrı mahrûm olsun ister; bed-bahttır
Hayra meyletmez o gâfil, fazl-ı Rahmân bilmeyüp.
Kezzâbın sözüyle yola çıkma, yarı yolda kalırsın
Doğruluktan sapmış olanla belâya salınırsın
Sıdkı yok, iz'ânı yok, her kelâmda yanılırsın
Hakk'ı inkâr eyler âhir, sırr-ı Furkân bilmeyüp.
Bilmediğin bilmeyen mülhidle ülfet eyleme
Nefsi firavun olanla bahs ü rüyet eyleme
Cehli katmerdir onun, boş yere minnet eyleme
Aklı evvel sanır kendin, nûr-ı irfân bilmeyüp.
Redferî, gel kes kelâmı, kadr-i kıymet bilen az
Her gönül bir şerh istemez, her kul eylemez niyaz
Dostu Hakk olan cihanda, çekse de bin kış ve yaz
Yine mahzun olmaz aslâ, lütf-ı Sübhân bilmeyüp.
redfer
*
Yazılan bu on iki bentlik hikmetli şiirin, günümüz Türkçesi ile açıklaması.
1. Bent (Cahil Üstüne): Cahil ile arkadaşlık etme; çünkü o ne ilimden ne de irfandan anlar. Sözleri sönük, özü kirli ve söze yakışan edepten yoksundur. Gidilecek doğru yolu bilmediği için senin gönlünü haksız yere kırar. Sonunda, sınır ve ölçü bilmeyen bu kişi yüzünden üzülür ve perişan olursun.
2. Bent (Saygısız Üstüne): Edepsiz kimseden sakın; o dinin ve ahlakın temel usullerinden habersizdir. Davranışlarında sınır, tavırlarında asalet yoktur; insanın (eşref-i mahlukatın) değerini bilmez. Yaşlıya, büyüğe hürmet etmez; Allah’ın kullarına olan lütfunu fark etmez. Bir gaflet sarhoşluğu içindedir, ne buyruk dinler ne de kural.
3. Bent (Açgözlü Üstüne): Dünya hırsına kapılmış olanla düşüp kalkmak akıllı kişiye yakışmaz. Onun doyması imkânsızdır, hangi zengin kervana katılsa yine yetinmez. Senin sofrandaki lokmaları sayar ama kendi iç dünyasında bir kez şükretmez. Cömertliğin ve iyiliğin kadrini bilmediği için nimetin değerini de anlayamaz.
4. Bent (Görgüsüz Üstüne): Yol yordam bilmeyenle vakit geçirme, seni huzursuz eder. Bir irfan meclisine girse, edeceği her kelam bir kusur, bir pot olur. O kişi nefsinin elinde esir düşmüştür; görgüsü kıttır. Zamanı ve mekânı gözetmeden, yakışıksız tavırlar sergileyerek seni utandırır.
5. Bent (Kibirli Üstüne): Kibirli insanın yanına varıp da boş yere kalbini viran eyleme. O, başkasının halinden anlamaz, senin derdinle dertlenip bağrını yakmaz. Kendini derya sanan o sığ kişiyi sen büyük bir deniz (umman) yerine koyma. Alçakgönüllülük nedir bilmez, irfandan nasibi olmadığı için kimseye baş eğmez.
6. Bent (Ukala Üstüne): Sürekli boş ve kötü konuşan ukaladan hemen kaç. Onun çok konuşmasının altında bin tane yalan yatar, sana asla güven vermez. Konuşması yılan zehri gibidir, her an kalbine zarar verir. Ölçü ve denge bilmediği için, sakın onun laflarına bakıp da bir şey biliyor sanma.
7. Bent (Namert Üstüne): Namert ile asla sözleşme yapma, yola çıkma. O mertliğin ne olduğunu kavrayamaz; ne sözüne ne de imanına güvenilir. Değerli olan dostluğu ucuza satar, sakın onu can dostun sanma. Vicdanın kıymetini bilmediği için sonunda seni düşmana satar.
8. Bent (Vefasız Üstüne): Vefasız kimseden sadakat bekleme; ömür bahçende onun eliyle bir gül açacağını sanma. Zor günün gelince hemen ortadan kaybolur; onsuz geçip gitmek daha iyidir. Hatıralara hürmet etmez, ettiği yeminleri hatırlamaz.
9. Bent (Hasut/Kıskanç Üstüne): Kıskançla oturma, onun kalbi cehennem ateşi gibi yanar. Başkasında gördüğü her nimete "ah" eder, işi gücü şikâyet ve hasettir. Kendi mahrum olduğu gibi herkes mahrum kalsın ister. Allah’ın bolluğunu ve ihsanını takdir edemeyen bir gafildir.
10. Bent (Yalancı Üstüne): Çok yalan söyleyenin sözüyle yola çıkarsan yarı yolda kalırsın. Doğruluktan sapanla beraber olursan belaya bulaşırsın. Ne dürüstlüğü ne de anlayışı vardır; her cümlesinde yanılırsın. Hakk’ın ve hakikatin sırrını bilmediği için sonunda gerçeği bile inkâr eder.
11. Bent (Cahelet Üstüne): Bilmediğini dahi bilmeyen, üstelik bunu marifet sayan sapkınla ahbaplık etme. Nefsi Firavun gibi kibirli olanla bir meseleyi tartışma. Onun cahilliği katmerlidir, boş yere ona minnet etme. Bilginin nurundan habersiz olduğu için kendini en akıllı zanneder.
12. Bent (Final): Ey Redferî, artık sözü kes; çünkü bu devirde değer bilen azdır. Her gönül bu edebi açıklamaları anlamaz, her kul bu derinliğe talip olmaz. Ancak dostu Hakk olan kişi, bu dünyada bin türlü zorluk çekse de Allah'ın lütfunu bildiği için asla mahzun olmaz.
Nûr I İrfân Bilmeyüp Pend Nâme başlıklı yazı redfer tarafından
12.04.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 5
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.