Güneydoğu Anadolu bölgesi gerek Osmanlı gerekse Cumhuriyet döneminde
adı sürekli isyanlarla anılan, bilinen bir bölge. Dönemin içişleri bakanlarından Şükrü Kaya 1876 yılından beri bölgeye 11 askerî
harekât düzenlendiğini; ancak bir çözüm sağlanamadığını belirterek, bölgenin
bu alandaki geçmişini ortaya koyar. Medya
kaynaklarına göre bölge de yaşanan isyanlar şöyle listelemek mümkün:
OSMANLI DÖNEMİ AYAKLANMALARI
Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı (1806- Musul) Babanzade Ahmet Paşa isyanı (1812
– Musul)Zaza’ların isyanı (1820)Yezidilerin isyanı (1830- Hakkari)Şerefhan isyanı (1831-
Bitlis)Bedirhan isyanı (1835- Botan)Garzan isyanı (1839- Diyarbakır)Ubeydullah İsyanı
(1881- Hakkari)Bedirhan Osman Paşa ve kardeşi Hüseyin Paşa isyanı (1872-Mardin-
Cizre)Bedirhan Emin Ali isyanı (1889 Erzincan) Bedirhaniler ve Halil Rema isyanı (1912-
Mardin)Şeyh Selim Şehabettin ve Ali isyanı (1912- Bitlis) Koşgari isyanı
(1920- Koşgiri)
CUMHURİYET DÖNEMİ AYAKLANMALARI:
Nasturi isyanı (1924- Hakkari)Jilyan isyanı (1926- Siirt)Şeyh Sait isyanı (1925- Bingöl-Muş-Diyarbakır)Seit Taha ve Seit Abdullah isyanı (1925-Şemdinli)Reşkotan ve Reman isyanı (1925- Diyarbakır)Eruh’lu Yakup Ağa ve oğulları (1926-Pervani)Güyan isyanı (1926-Siirt) Haco isyanı (1926- Nusaybin)I. Ağrı isyanı (1926)Koçuşağı isyanı (1926- Silvan) Hakkari- Beytüşşebab isyanı (1926)Mutki isyanı (1927- Bitlis)II. Ağrı isyanı Biçar harekatı (1927- Silvan)Zilanlı Resul Ağa isyanı (1929- Eruh)Zeylan isyanı (1930- Van)Tutaklı Ali Can isyanı (1930-Tutak-Bulanık-Hınıs)Oramar isyanı (1930- Van)III. Ağrı harekatı (1930) Buban aşireti isyanı (1934- Bitlis)Abdurrahman isyanı (1935-Siirt)Abdulkuddüs isyanı (1935-Siirt)Sason isyanı (1935-Siirt)Dersim isyanı (1937-Tunceli)PKK terörü (1984-1999)
https://www.hurriyet.com.tr/bugune-kadar-kac-kurt-isyani-oldu-7957402
Anlaşılacağı üzere bölge yüzyıllardır sıkıntılı ve sancılı bir bölge. Bölge, feodal
yapısı ve coğrafyasının zorluğu sebebiyle Osmanlı döneminde de tam olarak kontrol
edilebilmiş bir bölge değil. Aynı zamanda Suriye, İran ve Irak sınırlarının kontrol
edilememesi sebebiyle çok fazla manipülasyon ve provokasyona açık bir bölge. Ve yine
bölge aşırı sol radikal sol örgütleriyle bilinen bir coğrafya.
KURULUP DAĞILMIŞ KÜRT ÖRGÜTLER : MARKSİST VE LENİNİST ÖRGÜTLER:
- Devrimci Doğu Kültür Ocakları (DDKO)
- Devrimci Demokratik Kültür Dernekleri (DDKD)
- Devrimci Halk Kültür Dernekleri (DHKD)
- Anti Sömürgeci Demokratik Kültür Derneği (ASDK-DER)
BÖLÜCÜ ÖRGÜTLER :
- Türkiye Kürdistan
Demokratik Partisi (TKDP)
- Kürdistan Öncü İşçi Partisi (KÖİP-PPKK)
- Türkiye Kürdistan Sosyalist Partisi ( TKSP)
- Rizgari Örgütü
- Ala Rizgari Örgütü
- Kawa Örgütü
- Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları Örgütü (KUK)
- Kürdistan Sosyalist Harekatı (TSK)
- Kürdistan Sosyalist Birliği (Yekitiya Sosyalista Kürdistan –
YSK)
- Tekoşin örgütü
- Kürdistan Kurtuluş Harekatı (TEVGER)
- Kürdistan İşçi Partisi (Partiye Karkaren (işçi)
Kürdistan /PKK)
ÖĞRENCİ CEMİYETLERİ:
- Kürt Teali Cemiyeti
- Kürt İstiklal Cemiyeti
- İstanbul Kürt Talebe Cemiyeti
BÖLGEDEKİ DİĞER KÜRT HAREKETLERİ :
IRAK:
- Irak Kürdistan Demokratik Partisi ( IKDP)
- Kürdistan Yurtseverler Birliğö ( PUK- YNK-KYB)
- Kürdistan Özgürlük Partisi (PÜK)
İRAN:
- İran Kürdistan Demokratik Partisi ( İKDP)
- Kürt İşçileri Devrimci Örgütü ( KOMALA)
SURİYE:
- Kürt Sosyalist Partisi
- Suriye Kominist Partisi
https://www.hurriyet.com.tr/bugune-kadar-kac-kurt-isyani-oldu-7957402
Tam da burada özellikle şunu belirtmem gerekir: Yazımızı hoş görü ve yandaşlık
olarak asla değerlendirmeyin. Babadan, dededen miras sağcıyım, dindarım, milliyetçiyim.
Sol’un her fraksiyonuna karşıyım. Hepinizin de bildiği üzere 1980’li yıllardan itibaren tüm
hükümetler bölgeye habire ekonomik yardım paketleri açıklıyorlar ama bir türlü sorun
çözülemedi. Ankara da maşa başı bürokratların ve resmi ideologların hazırladıkları her
proje başarısız oldu. Anlatmak istediğim: temelden çözülmesi için kemikleşmiş sorunlar
çözülmeli. Öyle sanıyorum ki resmi ideoloji artık tartışmaya açılmalı, öz eleştiri yapılmalı,
gerekiyorsa kanunlar değiştirilmeli ve devletimiz halkının her kesimiyle barışmalı. Yoksa
sonumuz kötü olacak.
Elbette ki en öncelikli sorun Eğitim. Ve bürokratların eğitimi. 100 yıllık cumhuriyet
idaresinde “Beyaz Türkler” ve resmi ideolojiye tamamen entegre olmuş kesimler hariç
toplumun tüm kesimleri sıkıntı yaşadı. Buna Kürtler de dahil. 1. Dünya savaşındaki
başarılarından dolayı madalya ayan bu insanlar 1925 ve 1937 yılındaki iki isyandan sonra
zorunlu ikamet adıyla topraklarından sürgün edildiler. Büyük bir travma yaşadılar. Ha bana
sorarsanız, hiçbir sosyal travma silahlı mücadeleyi mazur göstermez. Ki silahlı
mücadeleden en çok zarar gören bölgenin sivil halkıdır. Halk “Devlet” ile “Örgüt” arasında
sıkışıp kaldı.
Son tahlil de şunu belirtmeliyim: İşin içinde bir üst akıl olmadan bu kadar organize bir
holding kurulamaz.!!!
Yazarın
Önceki Yazısı