Reşha
Sürerken
düşler ülkesi yüreğinin izini
Yağmur
sonrası toprak kokusunda
Bulutlu
kirpiklerin afakında yağmur toplamak vardı…
Kararırken
gün buğday başağının ardında
Gamzelerin
görkemli çıkmaz sokaklarında
Göğsüm
kıvılcımlarından denizleri ateşe vermek
Karılır iken
müebbet mavilikler miskal siyaha
Bakışların
sürur ah u zarında kaybolup gitmek vardı…
Temenni
kaldırımlarında kokun miski amber membası
Bakışların
gölgesinde efsun gelincik çiçeği yaprağı…
Sükûtum
gülüşlerin gökkuşağı mecrasında zil zurna
Yanaklarımı
avuçlamış iken düşlerin gemi yangınında
Issız
vardiyalarda papatya düşlerinde hapis olmak vardı
Zahmetli
hüzünlerden öte telaşlı gülüşlerinden çiçek sulamak
Kirpiklerinin
güz güzelliğinde gül budamak vardı...
Adım
aralarında gölgesinden soyundu ağaçlar
Uyutulmuş
mayıs sabanlarında cemren bahar…
Kırağı
nöbetlerinde yakamoz akşamlar bal
Gökkuşağının
kırıldığı yerde soluklarından soluklanmak
Hazan çürüğü
hüznüne müttefik olup
Dudakların
atlasına iğne iplik sevda nakşedip
Sedan
edasında iklimleri değiştirmek vardı…
Kaçak
buluşmalarımızda saat firari hasretler
Kırmızı
eteği belinde akşamlar kar yağışı ile mağdur…
Teselli
girdabında buselerimiz arası keder meczup
İpeksi
teninde mahkûm kelebekler
Kiraz tadı
asrında hasretinden sırılsıklam olmak
İnadına
üşümemek vardı aralık ziyanında
Sis düşkünü
günleri aşımıza katıp
Sitem
etmeden gözlerinin her rengine ağlamak
Yan yana
iken özlemekten kudurmak
Destursuz
selamlara meyil etmeden
Sessiz
çığlıklarla anım demek
Etten
tırnağı sökercesine
Antik
kitapta hapsolmuş aşk cümleleri arasında
Seni sevmek
ve sende yanmak vardı…
20260504
1123
Eylül
masalında sen...
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.