Avuç İçi Kadar Gökyüzü
Yine sıkıntı içindeyim,
Çıkması zor bir kuyunun dibinde.
Yukarıda gökyüzü bir avuç,
Bulutlar geçiyor, habersiz benden.
Bense burada, rutubetli bir sessizliğin içinde,
Kendi sesimin yankısından korkuyorum.
Ceketim yine eski, düğmesi kopuk,
Cebimde bir paket tütün, yarısı toz.
İnsanlar diyorum, ne kadar meşgul;
Biri ekmek derdinde, biri aşk,
Bense şu duvarlardaki yosunları sayıyorum,
Vakit geçsin diye değil, kalmadığı için.
Bakmayın öyle yukarıdan süzdüğünüze,
Sizin de kuyularınız var, biliyorum.
Sadece benimki biraz derin, biraz karanlık.
Bir selam verseniz merdiven olurdu belki,
Ama herkesin acelesi var bu şehirde;
Herkes bir yerlere yetişiyor, ben hariç.
Bir kadeh rakı olsa şimdi yanımda,
Şöyle buz gibi, beyaz bir umut...
Şu karanlığın orta yerinde oturup,
Kaderime değil de, şu dünyaya gülsem.
"Boşver be Yılmaz," desem kendi kendime,
"Kuyu senin, gökyüzü herkesin."
Yine de içimde bir sızı, ince bir serzeniş;
Ne bir el uzanıyor, ne bir ses duyuluyor.
Kuyunun dibi soğuk, kuyunun dibi dar,
Ama insan alışıyor her şeye zamanla.
Yalnızlık dediğin de bir çeşit hürriyet,
Eğer yukarıda seni bekleyen kimse yoksa.
Çıkması zor bir kuyunun dibinde.
Yukarıda gökyüzü bir avuç,
Bulutlar geçiyor, habersiz benden.
Bense burada, rutubetli bir sessizliğin içinde,
Kendi sesimin yankısından korkuyorum.
Ceketim yine eski, düğmesi kopuk,
Cebimde bir paket tütün, yarısı toz.
İnsanlar diyorum, ne kadar meşgul;
Biri ekmek derdinde, biri aşk,
Bense şu duvarlardaki yosunları sayıyorum,
Vakit geçsin diye değil, kalmadığı için.
Bakmayın öyle yukarıdan süzdüğünüze,
Sizin de kuyularınız var, biliyorum.
Sadece benimki biraz derin, biraz karanlık.
Bir selam verseniz merdiven olurdu belki,
Ama herkesin acelesi var bu şehirde;
Herkes bir yerlere yetişiyor, ben hariç.
Bir kadeh rakı olsa şimdi yanımda,
Şöyle buz gibi, beyaz bir umut...
Şu karanlığın orta yerinde oturup,
Kaderime değil de, şu dünyaya gülsem.
"Boşver be Yılmaz," desem kendi kendime,
"Kuyu senin, gökyüzü herkesin."
Yine de içimde bir sızı, ince bir serzeniş;
Ne bir el uzanıyor, ne bir ses duyuluyor.
Kuyunun dibi soğuk, kuyunun dibi dar,
Ama insan alışıyor her şeye zamanla.
Yalnızlık dediğin de bir çeşit hürriyet,
Eğer yukarıda seni bekleyen kimse yoksa.
Avuç İçi Kadar Gökyüzü başlıklı yazı YILMO tarafından
08.05.2026 tarihinde sitemize eklenmiştir.
Sitemizde yayınlanan eserlerin hukuki sorumluluğu, kullanılan materyaller ve yazının içeriği yazarlarına aittir.
İzin alınmadan kaynak gösterilse bile sayfamızdaki eserler başka yerde yayınlanamaz.
Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yükleniyor...
Yorum yazmak için giriş yapın.