Mete
Bozkır konuştu mu dağ susar,
Gök eğildi mi yay kurulur.
Bir çocuk sürgünden döner,
bir milletin omurgası doğrulur.
Mete…
Islıklı okların diliyle gelen hakan.
Tarihin tozuna bastım, nal sesiyle açıldı defter,
Bozkır dedi “kalk çocuk, kaderin ağır, yolun beter.”
Otağda Han büyürken kan susmayı öğretirdi,
Baba tahtı, oğul bahtı, ikisi aynı yerde gerilirdi.
Bir çocuktu, ama çocuktur bazen çağın öncüsü,
Sürgün ona zincir değil, kaderin dizilmiş ölçüsü.
Esaret gördü, boyun eğmedi, içinde fırtınayı sakladı,
Kader onu itmedi, kaderini dizinden yakaladı.
Teoman’ın gölgesi uzun, ama gök daha da yüksekti,
Mete’nin içinde susan öfke bir gün devlet diye seslendi.
Dönmedi geri korkuyla, ilerledi buyruk göstermek için,
Döndü bozkırın damarına demir düzeni işlemek için.
Yalnız çocuk değildi artık, bozkırın karnında bir karar,
Bir tarafında ihanet vardı, bir tarafında sonsuz bahar.
Kanını tutup taş yaptı, okunu tutup yasa,
Yasa dediğin sert olur, devlet kurar bozkıra.
On kişi bir nefes oldu, yüz kişi bir çelik çember,
Bin kişi geceye aktı, tümen yürüdü göğe benzer.
Her asker yerini bildi, her komut yıldırım gibi indi,
Islıklı ok havayı yardı, rüzgâr bile dize girdi.
Düşman onu uğultu sandı, Hun askeri emir bildi,
Bir sesle sağ kanat döndü, bir sesle ölüm çekildi.
Bir ok öttü. Gök dizildi,
Bir at kişnedi. Çağ eğildi.
Mete yürüdü. Bozkır devlet oldu,
Demir töreyle millet dirildi.
Tunghu kibirle geldi, “atını ver” dedi hana,
At dediğin can damarı, ama el uzatma bu vatana.
Mete sustu, susmak bazen fırtınadan ağır gelir,
Cevap vermedi söz ile, çünkü ok daha iyi bilir.
Sahte ricat, gece pusu, vadilerde kapan kurdu,
Dağların iki yanında Hun okçusu göğü vurdu.
Doğunun gururu çöktü, kar üstüne düştü sesi,
Bozkırda yürüyemez Çinli; kırılır diz kapağı gibi.
Yüeçi batıya söküldü, Wusun çemberde dağıldı,
Ordos’ta Sarı Nehir Hun atlarını çağırdı.
Fergana yol verdi, Gansu geçitleri titredi,
İpek Yolu artık Mete’nin nefesiyle işledi.
Savaş yalın kılıç değil, aklın gece yürüyüşü,
Düşmanın kampına girmeden zihnine ansızın düşüşü.
Mete önce korku saldı, sonra çemberi daralttı,
Çin’in büyük ordusunu Baideng Dağı’nda kapattı.
Çokluk neye yarar, düzen yoksa yığınsındır,
Akıl yoksa ordu değil, sadece kalabalıksındır.
Mete tek değildi, Mete düzendi, Mete yasa,
Mete bozkırın cevabıydı çağın paslı aynasına.
Gece davul, ok uğultu, dağ başında soğuk nefes,
İmparator kuşatıldı, gurur doldu ince kafes.
Kılıç çekmeden de zafer olur, bunu tarih gördü,
İpek aktı, tahıl geldi, Çinin korkudan başı döndü.
Bir ok öttü. Gök dizildi,
Bir at kişnedi. Çağ eğildi.
Mete yürüdü. Bozkır devlet oldu,
Demir töreyle millet dirildi.
Toparlan!
Dizil!
Yürü!
Bozkır beklemez, gök buyurur.
Toparlan!
Dizil!
Yürü!
Dağılırsa millet, ok yeniden kurulur.
Bu hikâye sadece kan değil, akıl, sabır, disiplin,
Bir otağ çadırından imparatorluk yükselsin.
Oba oba dağılmışken töre geldi, sıra geldi,
Demir yumruk ilk önce kalpte dövülüp geldi.
Mete halkı kalabalık görmedi, teker teker topladı,
Her aileden asker çıktı, her çocuk yayı yokladı.
At üstünde büyüdü nesil, rüzgârla kardeş sayıldı,
Bozkırda her yaşta çocuk tümenlere katıldı.
Sadakat, kılıç kabzasında uyuyan bir yıldızdı,
Cesaret, ölüm aramak değil, korkuyu kabzasına almaktı.
Disiplin, nal seslerinde konuşan sert bir yasa,
Geri dönenin bahanesi yok, ölümden bile olsa.
Mete dedi “devlet dediğin gevşek ipten kurulmaz,”
Boy dediğin ayrı kalırsa toprak üstünde il tutmaz.
Birleştirdi, sıkı tuttu, kimi ikna kimi kılıç,
Millet olmak ilk önce dağınıklığa savaş açış.
Ey tarih, yaz bunu taşın sinirine,
Bir çocuk çıktı babasının gölgesinden göğün yerine.
İhanetten omurga çekti, sürgünden taç biçti,
Islıklı okla orduların içinden ateşle geçti.
Düşmanın sandığı zan göçebe bir rüzgârdı,
O rüzgâr devlet oldu, çağın üstüne yağdı.
Doğu titredi, batı çekildi, güney diz çöktü,
Kuzeyden esen Han, gökyüzünden kan döktü.
Mete yalnız hakan değil, bozkırın hafızası,
Her dağılan çağda gerilen yayın son duası.
Ne zaman millet unutur olsa kendi sesini,
Uzaktan bir ok öter, toplar tarihin nefesini.
Atların soluğu gecede, yayların gölgesi dilde,
Hun’un demir düzeni hâlâ yürür içimizde.
Bir ok öttü. Gök dizildi,
Bir at kişnedi. Çağ eğildi.
Mete yürüdü. Bozkır devlet oldu,
Demir töreyle millet dirildi.
Bir ok öttü. Gök dizildi,
Bir at kişnedi. Çağ eğildi.
Mete yürüdü. Bozkır devlet oldu,
Islıklı okla tarih çizildi.
Bozkır unutmaz.
Demir unutmaz.
At izi, rüzgârda bile kalır.
Mete ölmedi;
her dağınık çağda
bir ok gibi yeniden gerildi.
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.