Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
5 (1 oy)

Mihriban Eşliğinde Yol

MİHRİBAN EŞLİĞİNDE YOL


9 Haziran 2026


Dün akşam konakladığımız orduevinde devrelerle buluştuk. Sabah ise Serinhisar'da yol üstü bir çorbacıda aynı masanın etrafında toplandık. Masamız dört kişiydi. Önümüzde mercimek çorbası, aramızda yılların biriktirdiği anılar vardı. Engin çorba için "idare eder" hükmünü verdi ama sohbet için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Her cümle bir başka döneme, bir başka hatıraya açılan kapı gibiydi. Antalya yolculuğu daha başlamadan yol arkadaşlığının tadı çıkmıştı.


Sabah çorbası masasında sohbetin yönünü tahmin etmek zor değildi. Daha ilk dakikalarda konu çocuklara geldi. Kimin oğlu nerede çalışıyor, kimin kızı hangi şehirde yaşıyor, kim torun sahibi olmuş... Yıllar önce aynı üniformanın içinde omuz omuza görev yapan insanlar, şimdi birbirlerine çocuklarının hayatlarını anlatıyordu. Zaman sessizce işini yapmıştı. Bir zamanlar kendi geleceklerini konuşanlar, şimdi evlatlarının geleceklerinden söz ediyorlardı.


Masamız dört kişiydi ama sohbet büyüdükçe sayı da arttı sanki. Çocuklar, torunlar, gelinler, damatlar anlatılan hikâyelerin içinde birer birer yerlerini aldılar. Mercimek çorbası çoktan bitmişti ama sohbet hâlâ sıcacıktı.


Serinhisar'dan ayrılıp Antalya yoluna koyulduk. Yol bir yandan yükselirken zirvelerde hâlâ tutunmayı başarmış karları gördük. Haziran ayının içindeydik ama dağlar kıştan bir hatırayı saklar gibiydi.


Bir süre sonra Söğüt taraflarında göz alabildiğine uzanan seralar çıktı karşımıza. Beyaz örtülerin altında yetişen ürünler, dağların doruklarındaki karlarla tuhaf bir karşıtlık oluşturuyordu. Bir yanda kışın son izleri, diğer yanda toprağın bereketi...


Aracın içinde ise bambaşka bir iklim hüküm sürüyordu.


Müzikçalarda Mihriban çalmaya başladı.


"Aşk kâğıda yazılmıyor Mihriban..."


Türkünün sözleri aracın içinde dolaşırken yol da, manzara da başka bir anlam kazandı. Aşkın hudut tanımadığını, yıllara, mesafelere ve kelimelere sığmadığını anlatan dizeler içimize dokundu. Bir ara ne dağlara baktık ne de seralara.


Sadece dinledik.


Sonra fark ettim ki gözlerim dolmuştu. Engin'in de sesi değişmişti. İkimiz de aynı duygu selinin içindeydik. Bazen bir türkü insanın yıllardır dokunmadığı bir çekmeceyi açıyor. İçinden özlemler, hatıralar, sevinçler ve hüzünler birden ortalığa dökülüyor.


Antalya yolu uzanıp giderken biz, Mihriban'ın peşine takılmış iki yolcu gibiydik.


H. Çiğdem Deniz

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
5 (1 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Mihriban Eşliğinde Yol

çitlembik çitlembik