Teslimiyetin Secde Hâli
Uluhî bir aşk yaşandı İsmail’le,
Keskinin altında serilen, eğilen;
Boylu boyunca yatmış, uzanan…
Dal gibi baş, varlık değil bedendi.
Gördü gözü, iman etti ak göğsü,
Döküldü dilden teslimiyet gülü.
“Kes başımı, ayrılsın gövdemden;
Babam… Canım verenin değil mi?”
Varlık makamının en yücesiydi,
Mertebelerin en yüksek yeriydi.
Talibin rızaya kavuşma eşiğiydi,
Âşıkla buluşup hâlleşme yeriydi.
Düşürdü başını, verdi kızgın taşa;
Dönüş ancak olacaktır Allah’a.
Çal kılıcı, aksın kanım kara toprağa;
Canım, ruhumu üfleyenin değil mi?
İndi kaç kez boğazın tüylü yüzüne,
Köreldi kılıcın jiletten keskin ucu.
Hak Teâlâ nasip eyledi kuluna;
Gökyüzünde Cebrâil’le gelen koçu.
Zümrüt-ü Zülâlim, Hz. İsmail nefesi…
Sınandı imtihanla elbet zerresi.
Ne akıtılan kandı, ne de insan kurban;
Âdemoğlu, yaratılmışın şereflisi.
Hz. İsmail’dir teslimiyetin secde hâli.
Hamiye GÜL
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.