Leyl Mektuplar
Naçizane hislerin gök gürültü edasında yarıldı karanlık
Biraz korku az aydınlık hülyaların başucumda yar ve yara…
Bahtımda firak yağmurları, afakımdan hasretin kıvılcımları. Hüznün efkâr buğusunda rutubet tuttukça gönlüm, ufalandım asrın dudaklarında.
Güz Gülistanlığım biliyorum mesafeler safi yangın, sancı ve katran.
Tasalanma örtünür iken simamdan gam sensin gönlüm tebessüm bakışları…
Nasılsın şebnem-i felahım..!
Acziyetimin rayihası sarmış iken gelincik çiçeklerinin yapraklarını, kirpiklerine konuyor mu vuslat ahlarım?
Gönlün gülizarlığında sılam çiçekleri dokuyor mu tebessümlerimi ruhuna?
Bukle bukle saçlarına iliştirdiğim parmak izlerimde darağacına prangalıyor musun iklimleri?
Dönende vakit pervane narına, kuytu köşelerde süzüyor musun bakışlarımdan simamı?..
Sevgili’m…
Sevda sığınağında cümlelerin saplanırken ruhuma, isminin zikrinde siyah güller açıyorum.
Neşter kesiğinde sıyrılırken bahtımız, ziyan kafesinde göğsün hicretine mühürleniyorum düşlerimi.
Sürur papatyalarım avuçların gölgesinde renklendirir iken gökkuşağını firakın yek lahzasında sevda yellerinde elenip dağılıyorum.
Meçhul sızılar a’rafında kırmızı güller kangren ve istirmarlı
Kül celsesinde hisler ırmaklarda kıvılcım
Çıra veryansınımda gamzelerin şeksiz şüphesiz cennet vahası…
Göz aydınlığım soracak olursan gönlüm ahvalini.
Bakışların inşirah fetvasından zeval kaldım kalalı uğramadı canıma sürur
Cereyan ettikçe nabzıma yokluğun, zerre zerre pay edildim sükûtun dallarına
Makbul ve mahzunluk müstesnasında devir daim ediyor hasretin, ciğerlerimde yokluğun humma.
Kırıldı takatim kanadı, ruhum sensiz yaya. Nur-u aynım ucu bucağı yok sızılarımın, tutkularıma sirayet etti ak saçlar. Hangi yana dönsem bakışların saplanıyor bağrıma. Tefsirini yitirdi rüzgârlar, bereketi kaçtı yağmurların. Kesit kesit bölündükçe sana avazlarım mühürlendi vuslata…
Sevdiceğim…
Noksan bıraktığım her fasıl göğüs kafesine yuvalı
Hasretim tebessümlerin nurunda kıymık.
Bilmelisin ki sensiz çürümeye meyil etti gönlüm.
Güz saltanım; buselerim hasret kelimelerine tutsak, riyasız sevdam teselli hengâmesinde naçar.
Hadi Ertele bir tutam sürur kadar figan ve ah u zarını
Yokluğun turnageçidinde çiçeklendiği gün bakışlarım bakışlarına
Okuyacaksın cesedimde kesit kesit tebessümlerini…
Gözyaşlarımda kuruttuğum gülkurusu kırlangıç dönümüne dönmeden bekliyorum hasret cümlelerini…
0904
Kırmızı güller beyhude sevdalar rükûsunda
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.