Dışarıda Keskin Bir Ayaz Var
Dışarıda Keskin Bir Ayaz Var
Gecenin karanlığı odaya çökerken,
Pencereden dışarı bakıyorum.
Rüzgâr eski bir şarkıyı fısıldıyor,
Ama sokaklar bomboş.
Masadaki mum eriyip tükeniyor,
Oda yavaşça soğuyor.
Eski bir saatin tıkırtısı odayı dolduruyor,
Zaman akıp gidiyor.
Aramızdaki köprüler yıkılmış,
Yollar çoktan kapanmış.
Adımlarım benden bağımsız,
Geriye dönülmez bir yolda ilerliyor.
Gözlerindeki o uzak bakış, her şeyi açıkça anlatıyor.
Fırtınadan sonraki o derin sessizlik üzerimize çöküyor.
Limanı terk eden bir gemi gibi, yavaşça uzaklaşıyorum.
Gölgen bile kalmamış arkanda,
Sadece boş bir sokak lambası.
Cebimde kalan son umut kırıntılarını da rüzgâra savuruyorum.
II
Anahtarı sessizce masaya bırakıp kapıya doğru yürüyorum.
Gömleğimin yakasını kaldırıyorum, dışarıda keskin bir ayaz var.
Sokak lambaları birer birer sönüyor, şehir uykusuna dönüyor.
Avuçlarımda kalan o eski sıcaklık da havaya karışıp kayboluyor.
Duvarlardaki resimler solmuş, renkler anlamını yitirmiş.
Bavulumu toplarken çıkan o ses, odadaki tek gerçeklik.
Adımlarım ağır ama kararlı, eşikten dışarı adım atıyorum.
Arkada kalan pencerelerin ışığı bir daha hiç yanmamak üzere kapanıyor.
Kaldırım taşlarında yankılanan topuk sesleri yalnızlığımı fısıldıyor.
Gözlerimi kapatıp derin bir nefes alıyorum, ciğerlerime soğuk doluyor.
Bir sonraki durakta hangi otobüse bineceğimi bilmeden bekliyorum.
Sadece uzaklaşmak, bu tanıdık sokakları haritamdan silmek istiyorum.
III
Cümlelerim yetim kalmış, sokak köşelerinde üşüyorlar.
Kelimeler birer birer dökülüyor, hiçbiri adresini bulamıyor.
Mürekkep kâğıdın üzerinde kuruyor, hatıralar sessizliğe gömülüyor.
Söylenmemiş ne varsa, bu gece bu soğuk kaldırımda bırakılıyor.
Sayfalar rüzgârda savruluyor, harfler anlamını yitiriyor.
Dilimin ucundaki o son hece de karanlığa karışıp gidiyor.
Bir zamanlar hayat bulan o sesler şimdi boşlukta yankılanıyor.
Yalnız kalan her kelime, bu gidişin arkasından boynunu büküyor.
IV
Suskunluğumun tarifi yok, dilsiz bir duvar gibi duruyorum.
İçimde fırtınalar koparken, dışarıya tek bir soluk bile sızmıyor.
Boğazımda düğümlenen o sesler, derin bir kuyunun dibine çöküyor.
Bakışlarım boşluğa çakılı, anlatacak hiçbir yol bulamıyorum.
Gözlerindeki o yabancı bakış, dilimi tamamen bağlıyor.
Ne bir sitem ne bir feryat, sadece koca bir boşluk kalıyor geriye.
Zaman durmuş gibi, saatlerin tıkırtısı bile susuyor bu evde.
Kendi kabuğuma çekiliyorum, kapıları üzerime birer birer kilitleyerek.
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.