Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Aşkın Muhtevası




Aşkın o derin muhtevası saklı içimde

En mazbut renk en durgun olanı

Kayralardan dökülen yalnızlığın buharı

Öncesiz iklimlerden firar eden aldatılmışlığın kisvesinde saklı


Mevsimlerden nemrut bir yaz

Çiçekler kurumuş dallarında

Kalemim ise temkinle söylenirken bana:

Yaz hadi yaz:

En doruğunu yaz

Ulaşılmazlığın haşmetinde

Sen ki

Koruduğun kadar bedeninde asaletinde gizli

Tercümanı olmayan hislerin gizi

Andıkça adını belirsizliğin

Batmaya yüz tutmuş bir geminin seyir defteri


Sen ki:

Öznesi olmayan düşlerin hüzünlü prensesi…

Sen ki:

Beylik rüzgarların beylik duruşların değil

Dağıldığın kadar dağıttığın

Saçlarına konan

Ya da sorumsuzca savrulan

Mikado çöplerine öykünen

O vakur tininde

O hazan yüklü titrinde

Oncasızlığın değil kaybettiklerinin seyrüseferinde

Yanıp tutuşan bir meşale ki

Yandıkça büyüyen aşkın ve imkânsızlığın çeperi

Gözünde büyüttüğün her kim ise

Aşka layık bir beyzadenin asla hüküm sürmeyeceği

Şu cihanda

Var mıdır sahi bir benzerin,

Söyle hüznün prensesi


Giyip de çıkarmaya üşendiğin

Bir renkten sıyrılıp da karanlığa geçtiğin

Yetmedi, yetmedi

Aşkı geçiştirdiğin

Oysaki sen ki:

Öykülerinde, şiirlerinde sere serpe sevebilirken

Söyle, sadece düşün ve söyle

Yok mudur aşkın bir ederi?

Yok mudur küpeştesi nemli bir geminin yelkeni?

Yok mudur söyle ruh ikizin?

Aramadığın kadar kim ise peşine düşenleri

Görmezden geldiğin…


Sen ki

Aşkın neferi

Hicaz makamının hüzünlü bestesi

Aşkın yazmaya doyamadığın güftesi

Ve cüssesi ki

Üzerine geçirdiğin cübbenin söküğünden bile

Sökün eden aşkın muhtevası

Söyle sadece dur ve söyle:

Yakışık almaz mı yoksa sevip de söyleyemediğin

Sadece şiirlerin o tok sesi

Yazmaya doyamadığın hikâyelerin, romanların baş rolündeki

Cebbar kızın duyulmazlığında saklı

Yalnızlığın rakkasesi


Sen ki:

Dokunulmazlığında aşkın

Dokunamadığın kadar yaz gününde yağan o mecazi karın

Firarisi bir kar tanesi

İncitmekten korktuğun her insan

İncinmeye doyamadığın sonu illa ki hüsran

Sadece söyle

Yok mudur mutlu aşkın bir ederi

İlla ki

İmkânsızlığı ile mi damgasını vurur ömre ve güne

Söylencelerin nazarında

Sahi nedir mutlu aşkın muhtevası?


Ola ki

Olası bir ihtimalin uçuşan perde arkası

Yetmedi mi g/izlendiğin kadar

İzini rastlanmayacak güzellikte ve mutlulukta

Hep mi söner hep mi aşkın koru?

Ruhun bodoslama ördüğü duvarlarına hep mi konar

Yalnızlığın dinmeyen ruhu ve mutu

Bir ayraçtan da ötesi

Şiarın aşk olsa ne ki hüznün şairi?


Edimlerinde yaşamadığın kadar yaşatmadığın

Sadece şiirlerine asılı aşkın muhtevası

Sür-git o nazenin tutku

Söyle gitsin daha nereye kadar suskun kalır

Vurmadığı kadar aşkın gongu

Bir realite değilse eğer ki aşkın gücünde

Hep mi güç kaybedersin yazmadığın güncesinde

Günlerden ayrık

Hayattan yediğin onca kazık

Varsa yoksa şiirlerde yaşadığın aşk iken ruhuna tek katık

Atık olmadığı kadar duyguların batımında

Anaç yüreğinden kopup gelen rüzgârın savurduğu hüzün bulutunda…




Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 4
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Aşkın Muhtevası

GÜLÜM ÇAMLISOY GÜLÜM ÇAMLISOY