Yürümek
Yürümek
Yürüyor, ardında tek bir ayak izi bile bırakmadan,
Çünkü bastığı toprak incinmesin ister bu sessiz derviş.
Ceplerinde unuttuğumuz o eski çocuk masalları,
Avuçlarında çizgileşmiş bin yıllık bir beklemenin sabrıyla.
Göz kapaklarının arkasında sakladığı o gizli coğrafya,
Haritalarda yeri olmayan, sınırları çizilmemiş bir vicdan ülkesi.
Herkes bir unvanın, bir tahtın peşinde koşarken buralarda,
O, rütbelerinden soyunup sadece "insan" kalmanın ağırlığını seçti.
Sırtında taşıdığı küfe, ne altından ne de gümüşten;
Yalnızca haksızlığa uğramışların kırık kalpleriyle dolu.
Ve o yükle tırmanırken hayatın dik yokuşlarını,
Bir kez olsun "yoruldum" demedi, gökyüzüne bakıp gülümserken.
Ayakkabısının eskimiş tabanlarında taşır yeryüzünün tozunu,
Gittiği her yere o gizli coğrafyanın kokusunu götürür.
Ne bir tabelaya ihtiyacı vardır yönünü bulmak için,
Ne de alkış tutan bir kalabalığa yürümek adına.
Çünkü onun menzili, haritaların bittiği yerde başlar;
Bir insanın gözyaşının düştüğü o ilk kurak toprakta.
Uğradığı her viranede bir nebze hayat bırakır,
Kimsenin yüzüne bakmadığı o itilmiş çehrelere dokunur gözleriyle.
Sözcükleri azdır, lisanı sadedir ama derindir;
Bir kere "merhaba" dese,
Buz tutmuş nehirler çözülür sanki içimizde.
Konuşmadan anlatır adaleti, susarak öğretir sevmeyi,
Ve her vedasında, sanki hiç gitmemiş gibi bir his kalır geride.
Mehmet Aluç
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 2
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.