Hafız Necati Nasıl Pastör Necati Oldu
HAFIZ NECATİ NASIL PASTÖR NECATİ OLDU?
Necati Aydın, Müslüman bir anne babanın çocuğu olarak Erzurum/ Hınıs’ta 1971 Yılında 9 Kardeşin en küçüğü olarak dünyaya gelmişti.
Çocuk yaşlarında aile İzmir / Menemen’e taşınmış, o da ilk ve ortaokulu Menemen’de okuduktan sonra Rize’nin Derepazarı ilçesinde yatılı Kur’an kursunda bir taraftan hafızlık eğitimi alırken bir taraftan da lise öğrenimini tamamlamıştı.
Evet, iyi bir hafız ve lise mezunu olarak tekrar Menemen’e döndü. Namazını niyazını asla aksatmıyordu.
İzmir’e döndükten sonra 1994’de Gaziemir’de çalıştığı bir fabrikada Şemsa Kılçıksız adlı bir kızla tanıştı ve arkadaşlığı koyulaştırdılar. Ancak aynı zamanda Hafız Necati’de değişiklikler de başladı. Özellikle de eskiden haram diye dokunmadığı şeylere artık helal diyordu.
Necati, daha sonra Kıbrıs’a gitti asker olarak… O askerdeyken Şemsa ona adeta para yağdırdı ve askerliğinin oldukça rahat geçmesini sağladı.
Derken bir gün Aydın ailesinin karşısına Mihail Kılçıksız adında bir Ortodoks Hıristiyan çıktı. Bu, Protestan olan Şemsa Kılçıksızın babasıydı ve Aydın ailesine evlatları Necati’nin Hristiyan olduğunu bildiriyordu.
Aydın ailesi inanmadı. Necati’yi sıkıştırdılar o da inkar etti. Evet, inkar etti ama hal ve hareketlerindeki değişiklik gözden kaçacak gibi değildi.
Derken Necati, ailesine Şemsa ile evleneceklerini söyledi ama ailesi, kızın Hıristiyan olması sebebiyle karşı çıktı. Bunun üzerine - ailesinin karşı çıkmasına rağmen 1998’de Şemsa Kılçıksız ile bir kilisede nikahları kıyılarak evlendiler.
Necati Aydın artık dönülmez bir yola girmişti. Ailesine bir mektup yazarak her şeyi anlattı. Şöyle ki:
Sevgili Anneciğim, babacığım ve kardeşlerim
Öncelikle sizleri Rab İsa Mesih’in yüce adıyla selamlıyor ve öpüyorum. Yaşadığımız onca karmaşa ve çatışmadan sonra verilmiş olan net kararla Mesih İsa’ya olan imanımı muhafaza etmek, yaşamak ve sonuna kadar bu gerçeği muhafaza etmek için sizden ayrı olmaya karar verdim. Bu karar ne bir korkudan ne de özlediğim, arzuladığım bir şeyden değil kendimle uzun uzun yaptığım tartışmalardan, alışverişten sonra alınmış bir karardır. Bu nedenle herhangi birini suçlamayın. Farklı farklı kurgularla zihninizi yormayın. Ben ait olduğum yere geri döndüm. Yani İsa’ya, onun topluluğuna. Sizler benim fiziksel ailem olduğunuz gibi Rab’da var olan ailem de var. Sizden ayrılmamdan dolayı korkup kaygılanmayın. Üzülüp kendinizi mahvetmeyin. Bunun için sevinin. Bu kurtuluşu İsa’ya olan imanımla kazandım ve kazandığım bu kurtuluş imanımdan beni kimse ne zorluk, ne yokluk, ne hastalık , ne kötülük, ne ölüm ne de bir insan döndürmeye muktedir olamaz. Yaşamam ve kurtulmam için sahip olduğum güç ve damarlar iman yoluyla İsa’ya bağlanmıştır. Onsuz yaşamak ölümü ve yok oluşu ebediyyen hakketmek demektir.
Bundan sonraki ilişkimizde de ben sizin çocuğunuz ve kardeşiniz olarak sizi seveceğim ve sürekli irtibat halinde olarak size dua edeceğim sizlerin de kurtuluşu için. Sizden şimdilik bizi telefonla ya da herhangi bir şekilde aramamanızı ancak sabırla biraz bekleyip içinizdeki nefret duygularını silerek yerine sevgi ve şefkatı, anlayışı dikmenizi ve en önemlisi gerçek yol ve yaşam olan İsa Mesih’i tanıyarak ona iman edip sonsuz kurtuluşu kazanmanızı istiyorum.Sizi seviyorum. Rabbimiz sizi gerçeği ile karşılaştırsın. Amin
Rana Necati Aydın
Evet o artık Protestan bir Hıristiyan’dı ve kendine ‘’ Rana’’ adını almıştı.
Yeni adıyla Rana Necati Aydın, yeni dinini öylesine benimsemişti ki zamanla İstanbul, İzmir ve Ankara gibi şehirlerde Noel ve benzeri önemli günlerde, gecelerde düzenlenen gösterilerde Hz. İsa rolünü oynuyor, Müslüman gençlerini Hıristiyan yapabilmek için azami gayret sarfediyordu.
İşte bu gayretleri sonucunda pastör oldu. ( Ruhani lider- Kelimenin tam karşılığı : Çoban )
Bu arada ‘’Şem’’ dediği karısından iki çocuğu olmuştu.
Derken Malatya’da görevlendirildi. Yeni görevi Malatya’daki Kayra Kitapevi ya da Kayra Yayın ve dağıtımdı. Burada İncil ve diğer dini kitaplar basılacak ve çevre il-ilçe hatta köylere dağıtılacaktı.
Pastör Necati, arkadaşları ile, özellikle de kendisi gibi Türk –Hıristiyan olan Uğur Yüksel ve Alman uyruklu Tillman Geske ile birlikte yayın evinin adını ‘’ Zirve ‘’ olarak değiştirdiler. Herhalde Müslümanları Hıristiyanlaştırmakta zirveye ulaşacaklarını düşünüyorlardı.
Eski hafız yeni Pastör Necati Aydın, ailesini en son 2006 Yılında annesinin cenazesinde gördü.
Annesinin cenazesine karısıyla birlikte gelmişti ama cenaze namazına katılmadı doğal olarak.
Derken, takvim yaprakları 18 Nisan 2007 Çarşamba günü Salih Gürler, Cuma Özdemir, Hamit Çeker, Abuzer Yıldırım ve Emre Günaydın adlı beş genç Zirve kitapevi- Zirve Yayın / Dağıtım’a geldiler ve bıçaklarıyla Necati Aydın, Uğur Yüksel ve Tillman Geske’nin boğazını keserek öldürdüler.
Katiller hemen yakalandı ve her birisine ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi ancak bu gençleri kim azmettirmişti, bu cinayetin arkasında kimler vardı hiç bir zaman açığa çıkmadı.
Evet, eski hafız, yeni pastör Rana Necati Aydın’ın cesedini alıp İslami usullere göre defnetmek istedi ailesi ancak Malatya Cumhuriyet Savcılığı cesedi en yakını olan eşine yani Şemsa’ya teslim etti.
Şemsa Kılçıksız Aydın, teslim aldığı cesedi İzmir’e getirtti ve İzmir/Buca Protestan Baptist Kilisesinde yapılan dini törenin ardından İzmir/Karabağlar- Kocaköprü Hıristiyan Mezarlığında toprağa verildi.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 4
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.