Hz Muhammed Ve Şiir Ve Şairler 3 Bölüm
HZ. MUHAMMED VE ŞİİR VE ŞAİRLER 3. BÖLÜM
Hz. Muhammed’e (S.A.S) göre şiir neydi, nasıl olmalıydı?
Peygamberimiz Hz. Muhammed, bu konuda şöyle demiştir: “Şiir, ifadeleştirilmiş bir sözden başka bir şey olmayıp hakka uygun olanı güzeldir. Hakka uygun olmayanında ise hiçbir hayır yoktur.”
Evet, O’na göre şiirde aranması gereken en önemli hususiyet Hakka uygunluktu.
Peki bir şiiri beğenirse bunu nasıl belli ederdi?
Bir örnekle açıklayalım.
Bir gün amcası Abbas Peygamberimize gelerek ‘’ Seni öven bir şiir okumak istiyorum’’ dedi ve iznini istedi. Peygamberimizin ‘’Oku’’ demesi üzerine şu şiiri okudu:
Ey Allah’ın Resulü!
Sen peygamber olmadan önce Cennet’in gölgeliklerinde cennet yapraklarıyla örtünen Adem atanın sulbünde, pek temiz ve pek güzel bir hayat sürüyordun.
Ardından henüz bir beşer, bir çiğnem et, bir kan pıhtısı hâline gelmeden önce Adem’in sulbünde cennetten dünyaya indin. Tufan, Nesr putunu ve ona tapanları yok ettiğinde sen henüz bir su damlasıyken Nuh’un gemisine bindin.
Asırlar birbirini kovaladıkça sen de sulblerden rahimlere taşındın durdun.
Senin şerefin ve yüce soyun yanında en yüksek dağlar pek aşağı seviyede kalır.
Sen doğduğunda yeryüzü aydınlandı ve ve ufuklar nurunla parıldadı.
Biz o parıltıda, o nurun içinde ve o dosdoğru yolda yürüyüp durmaktayız
Hz. Muhammed (S.A.S) Şiiri dinledi ve ‘’Ağzın dert görmesin ‘’ buyurdu.
Evet, peygamberimiz, bir şiiri beğenirse beğenisini ‘’ Ağzın dert görmesin ‘’ ya da ‘’Ağzına sağlık ‘’ Diyerek ifade ederdi.
Peygamberimiz, Tebük seferi sırasında Halid bin Velid tarafından ele geçirilen Ükeydir bin Abdülmelik’in perişan halini bir şiirle kendisine haber veren Büceyir bin Berce’ye de ‘’Ağzına sağlık ‘’ demiştir ve rivayete göre 90 yaşında ölen Büceyr ölene kadar ağız ve diş rahatsızlığı çekmemiş, dişleri sapasağlam olarak hayata veda etmiştir.
Bizzat kendisinin şairi ilan ettiği Kâb bin Malik’in ‘’Kureyş kabilesi, Rabbi ile mücadeleye geldi. Muhakkak ki mutlak ve daimi galip olan Canab-ı Hak ile yenişmeye çalışan mağlup ve perişan olacaktır. ‘’ mısralarını dinledikten sonra ona ‘’ Ey Kâb ! Allah, bu sözünden dolayı seni methetti’’ dedi.
Peki müşrik ve Yahudilere karşı tutumu nasıldı?
Hemen bir örnek verelim de günümüzde Allah’a, Kur’an’a, Peygamberimize alçakça saldıran şiirler, yazanlar için bile ‘’ Düşünce ve fikir özgürlüğü engellenemez. Şaire sansür konulamaz. Vs. ‘’ diyen herkes anlasın .
Medine’de yaşayan babası Arap, anası Yahudi olan Kâb bin Eşref adında bir müşrik vardı. Bedir Savaşında müşriklerin yenildiği ve 70 ölü verdikleri haberi Medine’ye ulaşınca işte bu Kâb ‘’ Eğer Muhammed 70 kişiyi öldürdüyse yerin altı yerin üstünden daha hayırlıdır.’’ Demişti.
Daha sonra kabilesinden kırk kişiyle Mekke’ye giden ve orada Ebu Süfyan’ın Hz. Muhammed’e karşı hazırladığı orduya dahil olan Kâb bin Eşref, bir taraftan da yazdığı şiirlerle Mekkelileri Hz. Muhammed’e karşı kışkırtıyordu.
Hz. Muhammed ne yaptı peki Kâb bin Eşref’in bu davranışlarına karşı? Günümüz sevgi pıtırcıkları gibi ‘’Alt tarafı şiir yazmış, kişisel kanaatlerini dile getirmiş, sanata ve sanatçıya hoşgörü ile bakmak gerekir. Kaleme sansür olmaz, bırakın adam canının istediği gibi özgürce yazsın ‘’ mı dedi?
Elbette hayır. Kâb bin Eşref’in öldürülmesini emretti ve bunun için bir suikast timi hazırlattı. Bu timde Kâb bin Eşref’in süt kardeşi Ebu Naile bin Salame de bulunmaktaydı ve tim 4 Eylül 624’de Kâb bin Eşref’i öteki aleme postaladı.
Kâb’ın öldürülmesinden sonra Yahudiler Hz. Muhammed’e gelerek Kâb’ın haksız yere öldürüldüğünü söylediklerinde onlara ‘’ “O kendi görüşündeki başka insanlar gibi yerinde dursaydı öldürülmezdi. Fakat o söylemiş olduğu şiirleriyle bize eziyet ederdi. Sizden her kim aynı şekilde hareket ederse onun cezası da kılıçtır." Dedi.
Özetleyelim mi?
‘’Farklı düşüncede olanlar düşüncelerini kendilerine sakladıkları müddetçe sorun yok ama yazdıkları şiirlerle, söyledikleri sözlerle Müslümanlara eziyet edenlerin hakkı kılıçtır.’’ Bunu ben demiyorum. Bizzat Peygamberim, rehberim, Hz. Muhammed (S.A.S) söylüyor.
Devam edelim Hz. Peygamber’in öldürülmesini istediği ve öldürttüğü şairler konusuna..
Hz. Muhammed, Bedir Savaşında esir edilen 70 kişiden sadece ikisini öldürttü. Bunlar yazdığı hicviyeler ile Müslümanları rencide eden Ukbe b. Ebî Muayt ve Sasanîler üzerine düzdüğü hikayelerin Kur'ân'dan üstün olduğu iddiasını yayan Nadr b. Hâris'ti.
Bedir esirleri arasında bulunan Ebu Azze Amr bin Abdullah İbn Umeyr, çok fakir olduğunu, eline bakan beş çocuğu olduğunu, bundan böyle İslam aleyhine şiirler yazmayacağını söyleyip bir de yemin edince Hz. Muhammed (S.A.S) onu bağışladı ama Ebu Azze daha sonra ‘’ Bu Muhammed ne kadar da saf. Her şeye inanıyor.’’ Deyip yine Müslümanlar aleyhine şiir yazmaya başlayınca Peygamberimiz onu yakalattı. Ebu Azze daha önceki yalanı tekrarlayınca da ‘’ Müslüman, bir yılana kendini iki sefer sokturmaz’’ Diyerek öldürülmesini emretti.
Ebu Afak adlı Yahudi asıllı çok yaşlı bir şair vardı. Bedir Savaşından sonra Medinelileri Hz. Muhammed’e(S.A.S) karşı kışkırtmak amaçlı şöyle bir şiir yazmıştı:
Ben, uzun zamandır yaşamaktayım.
Evlerde ve toplantı yerlerinde insanlardan Kayle’nin oğulları (Ensâr) kadar, çağrıldığı zaman müttefiklerinin davetlerine koşarak icabet eden, sözlerinde duran, taahhütlerini yerine getiren bir toplum görmedim.
Dağlar yıkılsa, yerinden oynasa onlar aldanmazlardı!
Onlara gelen binekli bir kişi( Hz. Muhammed kastediliyor ) onları dağıttı.
Çeşitli şeylere helaldir, haramdır, dedi.
Şayet siz güçlülüğü veya mülkü tasdik etseydiniz Yemen hükümdarlarından Tubba’a tabi olurdunuz.
Hâlbuki siz ona bile boyun eğmediniz.
Peygamberimiz insanları kendisine tâbi olmamaya teşvik eden bu Yahudi hakkında ‘’ Bizi bu habisten ( pislikten ) kim kurtaracak?’’ dedi ve sahabeden Salim bin Umeyr, Müslümanları bu habisten kurtardı.
Hz. Muhammed (S.A.S) şiirleriyle İslama ve Müslümanlara saldıranların öldürülmesini emrederken kadın- erkek farkı da gözetmedi.
Mesela az önce bahsini ettiğim Ebu Afak’ın öldürülmesine çok üzülen ve o öfke ile yazdığı şiirleriyle İslama ve Müslümanlara nefret kusan Esma binti Mervan hakkında ‘’ Bunu cezalandıracak kimse kalmadı mı?’’ Buyurunca sahabeden Umeyr bin Adiyy, Esma binti Mervan’a ertesi günü göstermedi.
Peki Peygamberimizin Mekke’nin Fethi esnasında ‘’ Kabe’nin örtüsüne bürünmüş vaziyette yakalansalar bile öldürün ‘’ Dediği on kişi kimdi?( Bunların bazıları şairdi ) Bunların onu da öldürüldü mü?
****
O değil de Müslümanlardan neredeyse hiç kimsenin bilmediği bu konularda ateistler, soruyorlar:
‘’ Abdullah bin Hatal, torpili olmadığı için mi öldürüldü? ‘’
Abdullah Bin Hatal kim? Neden öldürüldü? Bu torpil konusu nedir bilen kaç Müslüman var? ( Bu soruya kendimi de dahil ediyorum zira ben de daha yeni öğrendim. ) Böyle bir soru birden bire bir ateist tarafından pat diye size sorulsa ne cevap verirdiniz?
On katli vacip görülen kişi ( içlerinde şairlerin de olduğunu bir kez daha hatırlayalım. ) ve ateistlerin sorduğu sorunun cevabı gelecek bölümde inşallah.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.