Hz Muhammed Ve Şiir Ve Şairler 2 Bölüm
HZ. MUHAMMED VE ŞİİR VE ŞAİRLER 2. BÖLÜM
Hz. Muhammed, (S.A.S) peygamber olmadan önce sık sık Ukaz panayırına giderdi ve burada içinde içki, fuhuş, zina, Allah’a ortak koşma gibi temalar olmayan şiirleri dinlerdi, bundan hoşlanırdı.
Şiirlerinden hoşlandığı şairlerden biri Kus bin Saide el Iyadî idi.
Iyadî kabilesi Müslüman olduktan sonra Peygamberimiz Kus bin Saide’nin nerede olduğunu sordu. ‘’ Öldü ‘’ Cevabını alınca da onun çok sevdiği şiirini okumaya başladı: ( Kus Bin Saide el Iyadî 600 Yılında yani Hz. Muhammed’e (S.A.S) Peygamberlik gelmeden önce ölmüştü.
Ey insanlar!
Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz! İbret alınız!
Yaşayan ölür, ölen fena bulur!
Olacak neyse olur.
Yağmur yağar, otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin ve babalarının yerini alır.
Derken, hepsi ölüp gider!
Hadiselerin ardı arkası kesilmez; hepsi birbirini kovalar.
Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var.
Yeryüzü bir büyük dîvan, gökyüzü yüksek bir tavan.
Yıldızlar yürür, denizler durur.
Gelen kalmaz, giden gelmez.
Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar?
Yoksa, orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?
Yemin ederim, yemin ederim ki
Allah’ın indinde bir din vardır ki
Şimdi içinde bulunduğunuz dinden daha sevgilidir!
Ve Allah’ın gelecek bir peygamberi vardır ki gelmesi pek yakındır.
Gölgesi başınızın üstüne geldi!
Ne mutlu o kimseye ki ona iman eder; o da kendisine hidayet eyleye!
Yazıklar olsun, ona isyan ve muhalefet edecek bedbahta!
Yazıklar olsun, ömürleri gafletle geçen ümmetlere!
Hz. Muhammed’in hem kendisini hem de şiirlerini sevdiği ve öldüğünü duyduğunda ardından ‘’ O tek başına bir ümmet olarak haşredilacektir.’’ Dediği Zeyd bin Amr bin Nufeyl idi.
Hz. Muhammed’e peygamberlik gelmeden önce putlara tapmayan, zinadan ve faizden uzak duran, kız çocukların diri diri toprağa gömülmesine şiddetle karşı biri olan Zeyd bin Amr Bin Nufeyl de bir şiirinde şöyle diyordu:
İşler taksim olunduğu zaman bir tek rabbe mi yoksa bin tane rabbe mi ibadet edeceğim?
Lat ve Uzza’yı terk ettim, bıraktım.
Dirayetli, ileri görüşlü olan bir kimse de böyle yapar.
Ne Uzza’ya ibadet ederim, ne de onun iki kızına ve ne de
Benu Armr’ın iki putunu ziyaret ederim.
Ne de Hubel’e ibadet ederim.
Aklımın yetmediği bir dönemde o bizim için rabdi.
Fakat Rabbim Rahman’a ibadet ederim ki çok bağışlayan, affeden Rab günahımı bağışlasın. Rabbinizin takvasına sarılın ve muhafaza edin, ona sarıldığınızda helâk olmazsınız.
Biliniz ki iyi kimselerin yeri cennettir.
Kafirler için ise sıcak ve alevli cehennem vardır.
Allah’ın var ve bir olduğuna inanan Züheyir bin Sülma da Hz. Muhammed’de (S.A.S) Peygamberlik gelmeden önce var ve bir olan Allah’a inanıyor ve bir şiirinde şöyle diyordu:
Allah’ın varlığı benim için açıktır.
O’nun korkusu bende var olduğu sürece doğruya inancımı perçinleştirmektedir.
İçinizde olan hiçbir şeyi Allah’tan gizleyemezsiniz.
Her neyi gizlemeye çalışırsanız Allah onu bilir.
Cahiliye döneminin Hanif şairlerinden Umeyye b. Salt ise Hz. Peygamber’in risaletini görmesine rağmen kıskançlığından Müslüman olmamıştır.( Çünkü son peygamberliğin kendisine geleceğine inanıyordu ) O da diğer Hanif şairler gibi bir olan Allah’a inanmış, O’na şirk koşmamış, putlara tapmamış, içkiyi ve zinayı hoş karşılamamıştır ama ne yazık ki Müslüman olmadan ölmüştür. Hz. Muhammed, onun için ‘’ Neredeyse şiirleriyle Müslüman oluyormuş. ‘’demiş ve şiirlerini takdirle karşılamış.
Evet, şu dizeler maalesef Müslüman olmadan ölen Ümeyye Bin Salt’a aittir:
Seni sakındırırım, Allah’tan başkasını ortak kılma, çünkü doğru yol apaçıktır.
Ey Allah’ım sana Rab olarak razı olduk.
Senden başka ikinci bir ilaha ibadet etmeyi elbette ve asla düşünmeyiz.
Ey Rabbim, beni asla kâfir yapma!
Kalbimi daima imanla doldur.
Bir insan olarak yaşadığım sürece bedenimi, cildimi, etimi ve kanımı iman ile donat
Peygamberimizin şiirlerini sevdiği şairlerden biri de Nagiba el Câdî’dir.
Nagiba, tüm kabilesiyle birlikte Müslüman olduğunda Hz. Muhammed ona meşhur Raiyye Kasidesini okutmuştur.
Geldim ben Allah’ın Resulüne getirdiğinde o hidayeti
Okumakta Samanyolu gibi aydınlık bir kitap
O kadar çabaladım ki, hissetmedim ben ve beraberimdekiler
Süheyl yıldızının doğuş ve batıya kayışını
Takva üzere kalır ve hoşnut olurum onu yapmaktan
Ve daha da sakınır oldum o korkulan ateşten
Göğe ulaştık onur, cömertlik ve itibarca
Kaldı ki biz bunun üstüne çıkmayı da umarız
Bu son dizeleri dinleyen Hz. Muhammed ‘’ Bunun üstü neresidir ya Ebu Leyla?’’ diye sorduğunda Nagiba ‘’ Cennettir Ya Resulallah ‘’ demiş, peygamberimiz de ‘’ İnşallah ‘’Diye cevap vermiş ve ayrıca ‘’ Güzel okudun, Ağzına sağlık ‘’ takdirlerini dile getirmiştir.
Kısaca özetleyecek olursak Hz. Muhammed’in , Cahiliye döneminde yazılan şiirler içinde çok beğendikleri de olmuştur asla beğenmedikleri ve uzak durulması gerektiğini söylediği şiirler de.
Onun beğenmediği şiirlere baktığımızda iki özelliğe sahip olduklarını görürüz. İlki bir Müslümanda olmaması gereken gurur, ırkçılık, şöhret, hiciv, şehvet gibi kötü alışkanlıkları övmesi veya içermesi, diğeri ise İslam’ı, Resulullah’ı ve Müslümanları hedef alması ve hicvetmesidir. Bunların dışında kalan şiirlere ses çıkarmamış, iyiyi, güzeli teşvik eden, Allah’ı birleyen ve öven şiirleri ise dinlemiş ve beğendiğini ifade etmekten çekinmemiştir.
*****
Şiir konusu, Hz. Muhammed (S.A.S) peygamber olduktan sonra İslamı tebliğde hem en büyük yardımcısı, hem de en büyük köstek olmuştur.
Köstek olmuştur zira neredeyse her ferdi bir şair olan Arap toplumunda bazıları, Hz. Muhammed’e indirilen Kur’an’a da ‘’Şiir ‘’ demiş ve onu da kendileri gibi basit bir şair olarak görmüşlerdir. Bu, önündeki en büyük engel olmuştur.
Ancak şiiri çok iyi bilenler bazı Araplar ise Kur’an’ın hiçbir şiir kitabına benzemediğini, bu sözlerin şiir olmadığını söylemişlerdir ki bu da Hz. Muhammed için en büyük destek olmuştur.
Mesela müşriklerin önde gidenlerinden Velid bin Muğire’ye diğer müşrikler "Kur'an’a şiir diyelim", teklifini yapınca ‘’ hayır buna kimse inanmaz, çünkü ben şiirin her türlüsünü bilirim, Muhammed’in okudukları asla şiir olamaz, ona şiir diyerek hiç kimseyi kandıramazsınız’’ Cevabını vermiştir ki en azılı düşmanlarının bile ( Mesela Ebu Cehil de öyle ) Kur’an’a ‘’ şiirdir ‘’ diyememesi Hz. Muhammed’in tebliğ yolunda işini nispeten kolaylaştırmıştır. [ Not: Deli, kahin, yalancı ve benzeri yakıştırmalardan sonra üzerinde mutabık kalabildikleri tek çirkin sıfat ‘’Sihirbaz ‘’ olmuştur. ]
*****
Peki Hz. Muhammed, ‘’ Kalem özgürdür. Şaire sansür uygulanamaz. ‘’ demiş midir?
Gelecek bölümde / bölümlerde o konuya da girelim bakalım.
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.