Hüzün Kovan Kuşlarım
Bilmediğim dilleri konuştuk biz seninle..
Lisanımı döktüm bilmediğim uzak ülkelerin şehirlerine..
Hiçbir başkenti sevmedim ben,
Seni sevdiğim kadar;
Seni bildiğim kadar
Hiçbir başkentin coğrafyasından haberdar değildim..
Bak yirmi dokuz harf kurdum senin uğruna..
Ama hiçbir harf tamam değil sen olmayınca içinde..
Şimdi git dedim ya sana..uğruna mutlu olmak bahaneleri kurup
Gitme Sevgilim..
Aynı mezarda saklanmak istiyorum seninle..
Nefessiz..
Elsiz..
Kolsuz..
Sadece seninle.
Bak gidişinin kaçıncı gününe dem vurdum
Bu kaçıncı saat,, senin ardından
Unuttum..
Gelişini saydığım kadar,, saymayacağım gidişini
Nasıl ellerimle süslediğimi göstermeyeceğim kendime..
Oysa ne çok geldim sana;
Korkak bir cesaretti içimdeki
Göbek adı hayat olan bu ejdere savundum baltasız sevdamızı
Pişmanlık mayınları yok etmesin seni istedim;
Ben kanlı mısraları birer birer işliyorken ruhuna
Sen gitme istedim, anlıyor musun?
Tüm şiirlerin bana olsun,,
Ve ben okuyayım sana nefesimi nefesine verirken..
Sevgilim..
Ruhumun hüzün kovan kuşları..
Yüreğimin buğday taneleri..
Buhar sancılı kıvranmalarım benim..
Sen Canımın içi,, sen işte..
Gül yüzlü kaçak çaylarım benim..
Sen istedin de olamadım mı ben, çığlıkların..
İstedin de gelemedim mi, sen mezar başında ağlarken..
O ela gözlerin yaşlanırken
Sanıyor musun ki hissetmedim seni dirhem dirhem içimde?
Sanıyor musun sen sevgilim
Kanatların kırıla kırıla gelirken ruhumun çaresizliğine
Ben öylece saplandım yerime?
Cahilliğime vermeni bekledim yaşananları..
Şimdi bu kahrolası zamanların içinde kıyamam diye bakamadım gözlerine
İnan…
Her/şeye sahip olabilir ruhum;
Kimsesiz bir balığın su üstüne çıkmalarına,,
Kanadı kırılmış bir kuşun kapıma konmasına,,
Yola atılmış bir ekmek kırıntısına dahil..
Senin için her/şeye sahip olabilir;
Bir şey hariç yeryüzünde..
Bir günün gerçekliğini bilmeye
Bu hicranlı kokuyu koklamaya dayanamaz burun katmanlarım
Tek bir şeyi kabul edemez ruhumun hiçli varsayımları..
Unutulmuş bir ülkenin her şeyi olmayı başardığından
Cenaze şenlikleri kopar sinir uçlarımda..
Koparım dünyaya bağıntı sağlayan her/şeyden..
Şimdi sana git dedim ya ben sana,,
Öyle bir soluk çektim ki içime
Sandı ki medeni çevrem, nefes alamaz bir daha
Sandı ki göremez bir daha hiçbir gök kubbeyi.
Dar ağaçlarında boğulurum sandı herkes..
Şimdi sana git dedim ya ben,,
Gidememen içindi her şey..
Sana kaldı bu şehrine mektuplar yazdığın eylül/ler..
İçime yangın, köşesiz, parçasız bir sevda koyalı beri
Sana kaldı her tanesiyle..
Şimdi kaçıncı tanesini yolluyorum bu gidişinde
Unuttum..
Ben hepsini alıp geleceğin günü saklıyorum yaşlarla..
Çünkü bu gidiş şahlanmadı ömrümde
Geleceksin diye kaldı dudağımın kenarında gülümsemeler..
Sana yazıldı bu ucu ateşe verilmiş mektuplar..
Yüreğimin başkentinde adını bilmediğim bir sokağa
Lafına hiçbir betimleme konduramayacağım
Mahalle bakkalının cebine konduruverdim tüm yaşananları..
Kabul edersin değil mi Sevgilim..
Şimdi son inan..
Bu kez limana ulaştığını görerek yazdığım son satırlar..
Şimdi ne Akdeniz, ne Karadeniz Sevgilim..
Ne Anadolu ruhuna hatip
Ne doğu iklimlerinin karlaşmış soğukluğu..
Marmara kadar kimse gelmemiş yüreğimin yamacına..
Kimse inanmamış ben olduğuma..
Ben Ege’yim değil mi?
Ben Akdeniz senin için, ben Anadolu..
Şimdi ağız boşluğunu konuşturup biri,,
git diyorken sana,, sanki haddiymiş gibi
ben sana bir hayat bağışladım Sevgilim..
Kabul eder misin?
05.2010
İzmir
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 0
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.