Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

İstasyonda Çocukluğum

Bir tren düdüğüyle yırtıldı bu sabah,

İçimde paslı çivilerle çakılmış o eski yol haritası.

Nereye baksam,

Memleket kokusu eksik bırakılmış bir mahkeme cümlesi gibi duruyor.


Annemin sesi yok artık bu yabancı duvarlarda,

Rüzgâr taşıyor yerine başka beton şehirlerin gürültüsünü.

Ama bazı sesler var ya…

İnsanın etinde çınlar, kemiğinde hiç susmaz.


Toprağı unutmuyor ayaklarım;

Bastığım her kirli kaldırımda,

Ruhum gizlice bir köy yolunun çamuruna sapıyor bilinmezlikle.


Bir fotoğraf duruyor ceplerimin kuyusunda;

Yarısı çiğ bir gülüş, yarısı dipsiz bir yokluk.

Bakınca anlıyorum o sarı kağıda:

İnsan en çok ayak basamadığı, gidemediği yere ait.


Gökyüzü bile başka bir dille konuşuyor burada;

Yıldızlar daha mesafeli, geceler takım elbiseli, daha resmi.

Sanki her şey, bu devasa kalabalıkta adresini kaybetmiş gibi.


Bir çay içiyorum rayların söküldüğü uzak bir istasyonda,

Bardak ince belli ama içimdeki o özlem kalın, o özlem ağır.

Her sıcak yudumda,

Beni bu şehre bağlayan zincirleri kırıp çocukluğuma yaklaşıyorum.


Biz büyüdükçe şehirler genişlemiyor aslında;

Biz küçülüyoruz, kendi içimizdeki o dar sokaklara sığamayacak kadar.


Bir gün o eski eşiğe döner miyim bilmiyorum,

Ama çıplak bir gerçek var içimde:

İnsan bazen varmak için değil,

Sadece o ilk yarayı hatırlamak için yaşar bu yeryüzünde.


Ve memleket…

En çok sırtını dönüp gidince büyüyen bir yara gibi;

Sessiz, derin ve hep açık kalan, kanayan bir yara.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 1
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

İstasyonda Çocukluğum

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık