Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Rüzgarın Hafızasında

Bu şehrin kaldırımları beni adımlarımdan tanır, ben onları değil.


Her sabah aynı karanlığın cebinden çıkarım, omzuma asılı ekmek kavgasıyla. Gün ağarmadan düşerim yollara, sanki güneş benden önce yorulmuş da gökyüzünü yarım bırakmıştır.


Ellerim...


Ellerim artık bana benzemez ana. Taş taşıya taşıya avuçlarımda dağlar büyüdü. Parmak uçlarımda kireç, tırnak aralarımda gurbet birikti.


Bir insan ne kadar uzak düşerse evinden, o kadar yaklaşır mı kendine?


Ben yaklaşamadım.


İçimde hep yarım kalmış bir dönüşün sesi var.


Akşamları işten çıkınca şehrin ışıkları yanıyor. Her pencere bir aileye açılıyor, her kapı bir isme.


Ben ise adımı sigaramın dumanına yazıp okuyorum.


Sonra sessizce oturuyorum yatağın ucuna.


Odamda bir sandalye var, benden daha yalnız.


Bir ceket asılı duruyor duvarda, sanki sahibi çoktan ölmüş de haberi gelmemiş.


Memleket...


Adını söyleyince bile boğazımda eski bir türkü düğümleniyor.


Bir dere şırıltısı geliyor uzaktan, anamın tandıra eğilmiş gölgesi, babamın nasırlı elleri, çocukluğumun yalınayak yazları...


Hepsi bir kuş sürüsü gibi havalanıyor içimden.


Sonra yine gurbet çöküyor.


Ağır.


Soğuk.


Uzun.


Bir kış akşamı gibi.


Burada yağmur bile yabancı yağıyor ana. Burada rüzgâr bile adımı yanlış söylüyor.


İnsan bazen bir sokakta yürürken kendi sesine rastlayamıyor.


Ben çoktandır kendimi kaybettim.

Belki bir şantiye gürültüsünde, belki tren garlarında, belki de dönmeye kıyamadığım eski bir hatıranın içinde.


Ve ölüm...


Ölüm artık korkulacak bir şey değil.


Uzun yoldan gelen bir akraba gibi ağır ağır yaklaşıyor.


Bazen gece vardiyasından dönerken ayın altında yürürüm.



Kendimi bir mezar taşının gecikmiş gölgesi gibi hissederim.


Çünkü bilirim; bazı ölümler toprağa girince başlamaz.


Bazı ölümler insan memleketinden ayrıldığı gün düşer yüreğine.


Eğer bir gün dönemezsem ana, sakın ağlama.


Bir avuç toprak gönder köyden.


Kokusunu içime çekeyim son kez.


Belki o zaman anlar bu yorgun kalp, dünyanın bütün yollarının aslında bir eve çıktığını.


Ve ben...


Ömrü boyunca eve yürüyen, ama bir türlü varamayan o sessiz işçi olarak kalayım rüzgârın hafızasında.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Rüzgarın Hafızasında

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık