Tema
Üye Ol Giriş Yap
Anasayfa Şiir Deneme Hikaye Makale Serbest Kürsü Yazarlar Forum AtışmaYENİ Online Üyeler
(0 oy)

Zaman Bileyicisi

Cımbızın ucunda pirinç bir çark: Titrek ve çıplak.

Tezgâhta asırlık sarkaç, ha durdu ha duracak.

Usta, lambanın sarı sıcağına gömmüş yüzünü,

Gözündeki büyüteç değil, ömrün o son çentiği.

Dışarıda akan o arsız gürültü,

Meydandaki kulelerin o kibirli, o metalik uğultusu...

Hiçbiri geçmiyor dükkânın eşiğinden.


Diyor ki: "Evlat, zamanı su sanıp içerler, Yanılırlar.

Zaman, gerilen zembereğin et kemik sızıntısıdır."

Yay sıkıştıkça daralır göğsünün kafesi,

Her tik-tak, ciğerinden kopan bir metal çapağı.

Eskiden ceplerde taşınan o köstekli aynalar vardı ya,

Kapağını tırnağınla kaldırdın mı,

İçinden çocukluk kokusu fırlardı, yüzünün kırışıksız hali vururdu gözüne.


Şimdi masanın üstü bir metal morgu.

Donmuş gaz yağı, kırık camlar, mil yatağında can veren akrepler...

Herkes bileğindeki kadrana köle, herkes bir yerlerin telaşında,

Ama kimse farkında değil o yelkovanın aslında kimi biçtiğinin.

Biz burada, kurumuş tükürük ve toz kokan bu camların arkasında,

Zamanın derisini yüzüp, o çıplak etine bakan son adamlarız.


Birazdan kepenk inecek, paslı demirin o sağır gürültüsüyle.

Usta, ceketini tek hamlede sırtına geçirecek; omuzlarında koca bir devrin kamburu.

Geriye sadece masada unutulmuş o ince, o kavisli yay kalacak.

Kendi karanlığına bükülmüş,

Bir daha kurulmayacak bir ömrün dilsiz uykusu gibi.

Sitede Önceki / Sonraki
Yazarın Önceki / Sonraki
Oylama
0 (0 oy)

Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler

  • Yorumlar 0
  • Yorum Yaz
  • Tebrikler
  • Beğenenler
  • Popüler Yazıları
Yükleniyor...

Yorum yazmak için giriş yapın.

edebiyatevi.com

Zaman Bileyicisi

Karanlıkta Saklı Işık Karanlıkta Saklı Işık