Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 3
Tam o sırada...Ormanın içinden bir hışırtı geldi.Önce yapraklar kıpırdadı.Sonra dallar sallandı.Ardından karanlığın içinden büyük, siyah bir şey belirdi.Halit'in gözleri fal taşı gibi açıldı.
"Lan..."
Yaşar:
"Ne oldu?"
"Bir şey geliyor."
Celal:
"Nereden?"
"Ormandan!"
Hepsi baktı.Karanlık cisim ağır ağır üzerlerine doğru ilerliyordu.Celal'in cümbüşü elinden düştü.
"AYI!"
Yaşar bağırdı:
"AYI GELİYOR!"
Halat ellerinden boşaldı.
Baki boşalan ipten sırtüstü mağaranın zeminine düştü.
"Ne ayısı lannnnn? Nerdesiniz? Beni bırakıp kaçtınız mı?.Lannnnn korkaklarrrrr....Ulannnn burdan bir çıkayım bunun hesabını sizden soracağımmmm!
Halit:
"KOŞUN!"
Celal:
"Beni bekleyin ne olursunuz. Ben hızlı koşamıyorum.!"
Üçü aşağı doğru kaçmaya başladı.Ama Celal şişmandı.Hem korkmuştu hem de yıllardır cümbüş eşliğinde oturarak türküler söylemenin verdiği rahatlığa alışmıştı.Yokuş aşağı koşmaya çalıştı.İki adım attı.Üçüncü adımda ayağı kaydı.
"Ulan!"
Yuvarlanarak birkaç metre aşağı indi.Ayağa kalktı.Tam arkasına baktı.Kara şey artık birkaç metre gerisindeydi.Celal'in dizlerinin bağı çözüldü.
"Anam...Aha ben öldümmmmm."
Kara şey biraz daha yaklaştı.Celal ellerini başına koydu.
"Ben nasıl öleceğim? Allah'ım bana yardım et. Allah'ım bana yardım et.Anam nerdesin anaaaaa. Gel beni kurtar."
Kara şey homurdanır gibi bir ses çıkardı.Celal'in ödü koptu, dizlerinin bağı çözüldü.
"Ben daha cümbüşün borcunu bitirmedim!" diye mırıldandı can havliyle. Belki de saçmalıyordu. O anda zaten mantıklı bir şey düşünmesine ve söylemesine imkan yoktu ki. Her tarafı korkudan zangır zangır titriyordu.
Kara şey bir anda üzerine atıldı.
Celal:
"ANAAAAAAAA... AHA CANIMI ALMAYA GELDİ!"
Birden yere kapaklandı.Ellerini yüzüne kapattı.
"Ben define uğruna ölüyorum! Üstelik altını bile görmeden!" Sonra korkudan bayıldı.
Bu sırada Baki mağaranın dışına çıkmış, ipe asılı vaziyette aşağı doğru inmeye çalışıyordu.Aşağı baktı.Kimse yoktu.
"Bunlar nereye gitti yav?"
Sonra uzaktan bir ses duydu.
"ANAM!"
Baki:
"Celal?"
Bir başka ses:
"KOŞ!"
Baki aşağı baktı.
"Lan gerçekten kaçmışlar."
İpin ucundan tutundu.
"Ben burada kaldım!"
O sırada aşağıdaki kara şey Celal'in üzerine eğildi.Celal gözlerini sımsıkı kapatmıştı.Kara şey Celal'i kokladı.Sonra kafasını Celal'in üzerine uzattı.Celal yarı baygın yarı aygın gözlerini araladı.Kocaman iki göz ona bakıyordu.Celal tekrar kapattı gözlerini.
"Bakma öyle banaaaaaaaa!..."
Hayvan Celal'in ceketini kokladı.Sonra elindeki cümbüşe burnunu uzattı.
Celal:
"Çalgıdan ne istiyorsun lan?"
Hayvan birden geriye çekildi.Celal korkudan titredi.Ama tam o sırada Baki bağırdı:
"Ulan Celal!"
Celal cevap vermedi.Verecek durumda da değildi zaten.
"Celal!"
Yine cevap yok.
Baki:
"Ölmüş mü?"
Yaşar ile Halit uzaktan yavaş yavaş geri dönüyorlardı.
Yaşar:
"Hayvan gitti mi?"
Halit:
"Orada."
"Ne yapıyor?"
"Celal'i kokluyor."
"Demek ayı!"
Halit:
"Bir dakika..."
Hayvan ayağa kalktı.
Baki:
"Lan bu ayıya benzemiyor."
Yaşar:
"Ne?"
Baki:
"Boynuzları da.var! Hiç ayıda boynuz olur mu?"
Halit dikkatlice baktı.
"Lan..."
Yaşar:
"Ne?"
"Bu ayı değil."
"Ne peki?"
Halit:
"TEKE!"
Üçü birden sustu.
Baki:
"Ne tekesi?"
Halit:
"Bildğin teke!"
Tam o sırada hayvan başını kaldırdı.Kısa boynuzları ışıkta göründü.Yaşar kahkahayı bastı.
"Biz keçiden kaçmışız!"
Devam Edecek
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.