Zaralı Şampiyonun Define Arama Macerası 6
Şampiyon Baki, fenerini sıkıca kavrayıp karanlığın içine baktı.Bir ses duydu."Şap...Şap...Şap..
Ses giderek yaklaşıyordu.
Baki sırtını mağaranın duvarına yasladı. Bir yandan az önce boğuştuğu hayvanı gözünün ucuyla kontrol ediyor, bir yandan da yeni gelen şeyin ne olduğunu anlamaya çalışıyordu.
Anne hayvan hâlâ yavrularının önünde duruyordu.
Fakat garip olan bir şey vardı.
Hayvan da sesin geldiği yöne bakıyordu.
Baki bunu fark edince biraz rahatladı.
"Demek sen de ne olduğunu bilmiyorsun. Lan karaoğlan nedir bu ses? Yoksa cinler mi geliyor?
Gelirse gelsinler ikimiz bir olursak hepsinin üstesinden geliriz."
Ses bir anda kesildi.
Mağaranın içi yeniden sessizliğe gömüldü.
Baki birkaç saniye bekledi.
Sonra..."Takkkkk"diye bir taş yuvarlanarak ayaklarının dibine geldi.
Baki fenerini yukarı kaldırdı.
Taşın geldiği tarafta dar bir geçit vardı.
"Orada biri mi var? Lannnn! İn misin cin misin erkeksen çık karşıma..."
Cevap yoktu.
Baki, mağaranın diğer tarafına bakarak çıkış yolunu bulmaya çalıştı. Ancak girişe giden yol tamamen kapanmıştı.
Önündeki tek seçenek, daha önce hiç girmediği dar geçide ilerlemekti.
Fenerini kontrol etti.
"Umarım pili yarı yolda bitmez."
Yavaşça ilerlemeye başladı.
Dar geçitte birkaç metre gittikten sonra yerde bir iz gördü.
Ayak izi.
Baki çömelip feneri yaklaştırdı.
İz insan ayağına benziyordu.
"Burada benden başka biri mi var acaba?"
Elini yere sürüp izin tazeliğini anlamaya çalıştı.
Toprak hâlâ nemliydi.
İzler yeniydi.
Baki ayağa kalktı ve ilerlemeye devam etti.
Bu sırada mağaranın girişinde önlerini tıkayan taş ve toprakları temizleyerek Yaşar, Celal ve Halit içeri girmişti.
Üçünün fenerleri karanlık mağaranın duvarlarını aydınlatıyordu.
"Baki!" diye bağırdı Celal.
Ses mağaranın içinde yankılandı."Baki!...Baki!...Bakiiiiiii!..."
Cevap gelmedi.
Yaşar endişeyle etrafına baktı.
"Bir şey olmuş olabilir."
Halit yerdeki taşlara baktı.
"Burada kavga olmuş gibi."
Celal hemen yanına çömeldi.
Toprakta sürüklenme izleri vardı.
Biraz ileride Baki'nin kazmasını gördüler.
Yaşar kazmayı eline aldı.
"Bu Baki'nin."
Yaşar'ın yüzü gerildi.
"Demek buraya kadar gelmiş."
Tam o sırada Halit fenerini mağaranın duvarına çevirdi.
Duvarın üzerinde koyu renkli birkaç leke vardı.
"Şuna bakın."
Üçü de yaklaştı.
Yaşar elini uzattı ama dokunmadan durdu.
"Kan mı bu?"
Celal'in yüzü değişti.
"Burda bir şeyler olmuş. Haydin dışarı çıkalım."
Halit ayağa kalktı.
"Sus lan korkak. Arkadaşımızı bulmadan nereye gideceğiz?
Baki ise dar geçidin sonunda genişçe bir bölüme ulaşmıştı.
Fenerini etrafta gezdirdi.
Karşısında eski, taşlarla örülmüş bir duvar vardı.
Duvarın ortasında küçük bir oyuk bulunuyordu.
Baki yaklaşınca gözleri parladı.
Oyukta paslanmış metal bir kutu duruyordu.
"Define mi? Anam bu defineyse yaşadık!"
Kutuyu dikkatlice çıkardı.
Üzerindeki tozları eliyle temizledi.
Kutu kilitliydi.
Baki cebinden küçük bıçağını çıkardı.
Tam kilidi açmaya çalışırken arkasından bir ses duyuldu. "Baki !"
Baki irkilerek arkasını döndü.
Fenerin ışığı mağaranın karanlığında dolaştı.
"Yaşar?"
Biraz bekledi.
Sonra yeniden seslendi:
"Yaşar! Buradayım!"
Bu kez cevap geldi.
"Baki!"
Baki'nin yüzünde ilk kez bir gülümseme belirdi.
"Buradayım! Yaralanmadım!"
Bir süre sonra Yaşar, Celal ve Halit dar geçidin ucunda göründüler.
Celal koşarak Baki'nin yanına geldi.
"Ne oldu sana? Seni merak ettik!"
Baki üzerindeki tozları silkeledi.
"Bir hayvanla karşılaştım. Yavrularını koruyordu. Biraz boğuştuk ama önemli bir şey yok."
Halit etrafına baktı.
"Burada ne buldun?"
Baki elindeki metal kutuyu gösterdi.
"Sanırım aradığımız şey bu."
Üçünün de gözleri kutuya çevrildi.
Yaşar heyecanla yaklaştı.
"Açtın mı?"
Baki başını salladı.
"Hayır."
Celal hemen yere oturdu.
"Öyleyse açalım."
Yaşar
"Biraz önce kaçalım diyordun şimdi ise açalım diyorsun. Lan Celal tam bir fırıldaksın biliyor musun!
Baki kutuyu yere koydu.
Dördü etrafına toplandı.
Kilidi zorlamaya başladılar.
Kilitten " çıt" diye küçük bir ses geldi.
Biraz daha zorladılar.
Bu sefer "çat"diye kilit kırıldı.
Baki kapağı yavaşça kaldırdı.
Fenerlerin ışığı kutunun içine vurdu.
Kutunun içinde epeyce eski altın paralar, birkaç mücevher, yüzük ve küpeler ve üzerinde anlaşılmayan yazılar bulunan sararmış bir kâğıt vardı.
Halit şaşkınlıkla:
"Lan gerçekten bulduk mu şimdi biz hazineyi?."
Yaşar paraları eline aldı.
"Oğlum bunlara altın denir altınnnn...Demek yıllardır anlatılan hikâyeler doğruymuş."
Dört arkadaşın sevincine diyecek yoktu.Burada dördüne de yetecek kadar altın para vardı Çil çil altınları yere dökmüşler avuşlayıp duruyorlardı.
Celal "Lan akradaşlar rüya falan görmüyorum değil mi, bunlar altın? "Ne altını lan" dedi Baki. "Bunlar teneke oğlum teneke. Beyaz teneke. Sen tekeyi görünce korkudan bayıldın ya biz seni buraya getirdik. Sen de korkudan baygınken bu teneke paraların üzerine işedin. Senin işemenden renkleri sapsarı oldu."Hepsi birden kahkahayı patlattılar.
İlk sevinleri geçince Baki'nin gözü tekrar kağıda takıldı.Kâğıdı eline almış, üzerindeki yazıları dikkatle inceliyordu.
"Bir dakika..."
Celal ona baktı.
"Ne oldu?"
Baki kâğıdı fenerin ışığına tuttu.
"Bu defineyi anlatan bir not değil."
"Ne peki?"
Baki'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.
"Burada mağaranın başka bir bölümünden bahsediyor."
Halit kaşlarını çattı.
"Nerede?"
Baki kâğıdın üzerindeki işareti gösterdi.
"Tam arkamızda."
Dördü birden yavaşça arkalarına döndü.
Duvarın üzerinde, daha önce fark etmedikleri küçük bir taş kapı vardı.
Ve kapının üzerinde aynı işaret bulunuyordu.
Baki fenerini kapıya tuttu.
Tam o sırada..."Gümmm! Diye kapının arkasından güçlü bir ses geldi.
Dördü de irkildi.
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra...Gümmmm....
Bu kez daha güçlüydü.
Celal geri çekildi.
"İçeride biri mi var?"
Baki elindeki kâğıda baktı.
Sonra taş kapıya...
"Ne olduğunu öğrenmenin tek bir yolu var."
Yaşar başını salladı.
"Kapıyı açacağız."
Baki, Celal ve Halit taş kapının önüne geçtiler.Artrık defineyi bulmanın verdiği moral ile diğerlerine de cesaret gelmişti.
Dördü birlikte bütün güçleriyle kapıyı itmeye başladı.
Taş kapı önce kıpırdamadı.
Sonra ağır ağır hareket etti.Gııııııııııııccc...
Kapının ardındaki karanlık ortaya çıkmaya başladı.
Ve içeriden soğuk bir hava mağaranın içine yayıldı.
Baki fenerini içeri tuttu.
Karşılarında uzayıp giden yeni bir tünel vardı.
Tünelin sonunda ise...
Zayıf, titrek bir ışık görünüyordu.
Devam Edecek
Yorumlar, Tebrikler ve Beğenenler
- Yorumlar 1
- Yorum Yaz
- Tebrikler
- Beğenenler
- Popüler Yazıları
Yorum yazmak için giriş yapın.